TMK Madde 495 Yasal mirasçı: Altsoy

Özet 3 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 495, kanuni mirasçılığın temel kuralı olan birinci derece mirasçı kategorisini üç fıkra üzerinden kurar; miras hukukunun ana yapısını başlangıç kuralı olarak çocuklar üzerine inşa eder.

Resmi Metin

Altsoy

Madde 495- (1) Mirasbırakanın birinci derece mirasçıları, onun altsoyudur.

(2) Çocuklar eşit olarak mirasçıdırlar.

(3) Mirasbırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, kanuni mirasçılığın temel kuralı olan birinci derece mirasçı kategorisini üç fıkra üzerinden kurar; miras hukukunun ana yapısını başlangıç kuralı olarak çocuklar üzerine inşa eder. Birinci fıkra birinci derece mirasçı kümesini açıkça belirler: mirasbırakanın altsoyu, yani çocukları ile onların altsoyları. Bu yapı kanuni miras sıralamasında doğal en yakın bağı ön plana çıkarır; soybağına dayalı bir miras hakkı kurulur. İkinci fıkra çocuklar arasında eşitlik ilkesini koyar: çocuklar eşit oranlarda mirasçıdırlar; cinsiyet, doğum sırası ya da başka bir ölçüt eşitsizlik yaratmaz. Üçüncü fıkra ise halefiyet kuralını getirir: mirasbırakandan önce ölmüş çocukların yerini her derecede kendi altsoyları halefiyet yoluyla alır; bu kural torunların ve daha aşağı altsoyun miras hakkından mahrum kalmasını önler ve miras zincirinin kuşaklar arası kesintisiz akışını sağlar. Hüküm önceki 439 uncu maddenin karşılığı olup arılaştırılarak yeniden kaleme alınmıştır.

Gerekçe

Eski Kanunun 439 uncu maddesini karşılamakladır.

Arılaştırılmak suretiyle kenar başlıklarıyla birlikte yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

ALT KOMİSYON RAPORU

– Tasarının 495 inci maddesinin son fıkrasında, 496 ve 497 nci maddelerin ikinci fıkralarında yer alan “her tabakada” ibareleri gereksiz görülerek metinlerden çıkarılmıştır.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

– Tasarının 495 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “zümre” kelimesi ile son fıkrasındaki “tabakada” kelimesi, yürürlükteki Kanunun 439 uncu maddesi ve kaynak İsviçre Medeni Kanununun 457 nci maddesiyle paralelliğin sağlanması amacıyla “derece” ve “derecede” şeklinde değiştirilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2008/11773 K. 2008/11956 Kısmi
m.495/2

Mirasbırakandan önce ölen çocuğun yerini halefiyet yoluyla kendi altsoyu alır; altsoydan sayılmayan önceden ölen çocuğun eşi mirasçı olamayacağından bu kişinin aktif dava ehliyeti bulunmaz.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali davasını açan davacının -ki kendisi vasiyetçiden önce 15.12.1986 tarihinde ölen oğlunun eşidir- vasiyetçinin mirasçısı sıfatına ve dolayısıyla aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Yargıtay, mirasbırakandan önce ölen çocuğun mirastaki yerinin halefiyet yoluyla kendi altsoyuna geçeceğini, önceden ölen çocuğun eşinin ise mirasbırakanın altsoyundan sayılmadığını ve bu nedenle TMK m.495/2 uyarınca mirasçı olamayacağını belirtmiştir. Mirasçı olamayan bu davacı yönünden aktif dava ehliyeti de bulunmadığından, mahkemenin davayı esastan inceleyip hüküm kurması yerine ret kararı vermesi gerekirdi. Bu nedenle hüküm, ikinci bentte gösterilen sebeple bozulmuş; bozma kapsamı dışında kalan diğer bölümler ise birinci bentteki nedenle onanmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2007/11773 K. 2008/11956 Kısmi
m.495/2

Birinci derece mirasçı miras bırakanın altsoyudur; bu nedenle miras bırakandan önce ölen çocuğun yerini kendi altsoyu alır, çocuğun eşi (gelin) yasal mirasçı olamaz ve açtığı davada aktif husumet ehliyeti bulunmaz.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, 14.3.2004'te vefat eden vasiyetçi Ş.Y.'nin vasiyetnamesine ilişkin davada, davacı E.Y.'nin aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır; davacı E.Y., vasiyetçiden önce 15.12.1986'da ölen oğlu M.'nin eşidir. Yargıtay, hükmün ilgili bölümünün bozulmasına, bozma kapsamı dışındaki temyize konu diğer bölümlerin ise onanmasına karar vermiştir. Gerekçe olarak, davacı E.Y.'nin TMK m.495/2 uyarınca vasiyetçi Ş.Y.'nin mirasçısı olamayacağı belirtilmiş; zira miras bırakandan önce ölen çocuğun yerini kendi altsoyu alacağından, ölen oğlun eşinin (gelinin) bu yolla yasal mirasçı sıfatı kazanamayacağı, dolayısıyla bu davacı yönünden aktif dava ehliyeti bulunmadığı vurgulanmıştır. Yerel mahkemenin bu hususu gözeterek davacı yönünden ret kararı vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurması doğru görülmemiş ve karar bu nedenle bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2025/1983 K. 2025/7379 Bozma

TMK m.495 altsoyun yasal mirasçılığını düzenler; gerçek anlamda altsoy-üstsoy ilişkisi kurulması hâlinde yasal mirasçılık bu hükme göre kendiliğinden doğar.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, muris tarafından ergin bir kişinin (davalı) evlat edinilmesinde, önceki evlatlık olan davacının TMK m.313/1 gereği "açık muvafakatinin" alınmamasının evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını gerektirip gerektirmediğine ilişkindir; İlk Derece Mahkemesi davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise muvafakat alınmadığı gerekçesiyle kabul etmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, BAM kararını oy çokluğuyla bozmuş; evlat edinmeyle kurulan yapay soybağının kan bağına dayanan üstsoy-altsoy hısımlığı doğurmadığını, dolayısıyla evlatlığın m.313/1 anlamında "altsoy" sayılmayacağını ve önceki evlatlığın muvafakatinin gerekmediğini benimsemiştir. Daire bu sonucu sistematik yorumla desteklerken, gerçek anlamda altsoy-üstsoy ilişkisi kurulsaydı yasal mirasçılığın TMK m.495 hükmü gereği kendiliğinden doğacağına dayanmış; buna karşılık m.314'te evlatlığın mirasçılığının ayrıca düzenlenmiş ve m.500'de "kan hısımı gibi" mirasçı olacağının öngörülmüş olmasının, evlatlığın altsoy olmadığını gösterdiğini vurgulamıştır. Bir üye, BAM kararının onanması gerektiği yönünde karşı oy yazmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2006/4387 K. 2006/11476 Bozma

TMK m.495'e göre mirasbırakanın birinci derece mirasçıları altsoyudur; çocuklar eşit pay alır, önce ölen çocuğun yerini halefiyetle altsoyu tutar. Bu kararın bozma sebebi ise MÖHUK m.22 olup atıf tegettir.

Detaylı özeti gör

Davacı, Alman uyruklu babası W.S.P.K.'nin 20.10.2004'te öldüğünü, Türkiye'de taşınmazı, otomobili ve bankada parası bulunduğunu belirterek veraset ilamı (mirasçılık belgesi) verilmesini istemiş; yerel mahkeme Türk Medeni Kanunu'nun 495. maddesini dikkate alarak verasetin sübutuna karar vermiştir. Yargıtay hükmü bozmuştur. Bozma gerekçesi olarak, 2675 sayılı MÖHUK m.22 uyarınca mirasın ve veraset belgesi verilmesinin ölenin milli hukukuna tabi olduğu, dolayısıyla mahkemenin yabancı mirasbırakanın milli (Alman) hukukunu tespit edip ona göre veraset ilamı vermesi gerekirken bunu yapmadan doğrudan TMK m.495'e dayanmasının isabetsiz olduğu vurgulanmış; ayrıca Türkiye'deki taşınmazlar bakımından mirasın iktisabına yönelik olarak MÖHUK m.35 anlamında karşılıklılık (mütekabiliyet) usulüne uygun araştırılmaması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu kararda TMK m.495 esastan değil, yalnızca yerel mahkemenin yanlışlıkla başvurduğu hüküm olarak anılmış olup, yabancılık unsuru taşıyan veraset uyuşmazlığında uygulanması gereken hukukun milli hukuk olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Hizmet

TMK 495, miras hukuku kapsamında altsoy konusunu düzenler.

veraset ve tenkis davalarında profesyonel destek

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!