TMK Madde 497 Yasal mirasçı: büyük ana ve büyük baba zümresi

Özet 5 fıkra · ~3 dk okuma

TMK 497, mirasbırakanın altsoyu, ana-babası ve onların altsoyu bulunmadığı durumlar için üçüncü derece mirasçı kategorisini beş fıkra üzerinden düzenler; mirasçılığın daha geniş aile çevresine kayışını adım adım kurar.

Resmi Metin

Büyük ana ve büyük baba

Madde 497- (1) Altsoyu, ana ve babası ve onların altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, büyük ana ve büyük babalarıdır. Bunlar, eşit olarak mirasçıdırlar.

(2) Mirasbırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babaların yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.

(3) Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babalardan biri altsoyu bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüşse, ona düşen pay aynı taraftaki mirasçılara kalır.

(4) Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babaların ikisi de altsoyları bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüşlerse, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır.

(5) Sağ kalan eş varsa, büyük ana ve büyük babalardan birinin mirasbırakandan önce ölmüş olması hâlinde, payı kendi çocuğuna; çocuğu yoksa o taraftaki büyük ana ve büyük babaya; bir taraftaki büyük ana ve büyük babanın her ikisinin de ölmüş olmaları hâlinde onların payları diğer tarafa geçer.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, mirasbırakanın altsoyu, ana-babası ve onların altsoyu bulunmadığı durumlar için üçüncü derece mirasçı kategorisini beş fıkra üzerinden düzenler; mirasçılığın daha geniş aile çevresine kayışını adım adım kurar. Birinci fıkra üçüncü derece mirasçı kümesini açıkça belirler: büyük ana ve büyük babalar; bunlar eşit oranlarda mirasçıdırlar. İkinci fıkra halefiyet kuralını üst dereceye taşır: mirasbırakandan önce ölmüş büyük ana ve babaların yerini her derecede kendi altsoyları yani mirasbırakanın amca, hala, dayı ve teyzeleri ile bunların altsoyları alır. Üçüncü ve dördüncü fıkra taraf-içi ve taraflar-arası geçiş kurallarıdır: aynı tarafta altsoyu olmayan ölü büyük ebeveynin payı aynı taraftakilere kalır; bir tarafın tüm büyük ebeveynleri altsoysuz ölmüşse miras tamamen diğer tarafa geçer. Beşinci fıkra Türk aile yapısı düşünülerek yenilik getirir: sağ kalan eş varsa ölmüş büyük ebeveynin payı kendi çocuğuna geçer, çocuğu yoksa o taraftaki diğer büyük ebeveyne, her ikisi de ölmüşse paylar diğer tarafa kayar. Hüküm önceki 441 inci maddenin karşılığıdır.

Gerekçe

Eski Kanunun 441 inci maddesini karşılamaktadır.

Maddenin ilk dört fıkrası yürürlükteki maddeden arılaştırılmak ve esaslı bir değişiklik yapılmadan alınmıştır.

Büyük ana ve büyük babanın kendi çocukları varken, yani miras bırakanın amcası, halası, teyzesi veya dayısı hayatta iken, kendisinden önce ölmüş olan büyük ana veya büyük babanın miras hisseleri bu kişilere intikal edememektedir. Bu durum haksızlıklara yol açacak niteliktedir.

Türk toplumunun aile yapısı düşünüldüğünde, amca, hala, dayı ve teyze ile yeğenler arasında yakın aile bağlarının mevcut olduğu, çoğu kez babanın ölümü halinde bu kişilerin yeğenlerine sahip çıktığı yadsınamaz bir gerçektir. Bu nedenle yakın aile bağları olan kişilerle sınırlı olmak üzere sağ kalan eş ile birlikte miras hakkı tanımak, Türk toplumunun yapısına daha uygundur. Böylece sağ kalan eş varsa, yürürlükteki hüküm uyarınca mirasbırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babaların miras paylarının kendi tarafında bulunan ya da bu taraftakilerin ikisinin de ölmüş bulunması halinde diğer taraftaki büyük ana ve büyük babaya intikal etmesi yerine, bu kişilerin miras paylarının kendi çocuklarına intikal etmesi daha uygun görülmüştür. Bu suretle yeni düzenleme uyarınca mirasbırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babaların miras payları, kendi çocuklarına, yani mirasbırakanın amca, hala veya dayı ve teyzesine geçecek, bunlar da ölmüş ise onların çocuklarına yani mirasbırakanın kuzin ve kuzenlerine geçmeyecek, bu zümrede başkaca mirasçı bulunmadığından sağ kalan eşe geçecek, böylece sağ kalan eş mirasın tamamına sahip olacaktır.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

– Tasarının 496 ve 497 nci maddelerinin ikinci fıkralarında yer alan “tabakada” kelimeleri, 495 inci maddede yapılan değişikliğe paralel olarak “derecede” şeklinde değiştirilmiştir.

İlgili Anayasa Mahkemesi Kararları - TMK m.497 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, Anayasa Mahkemesinin norm denetimi ve bireysel başvuru kararlarından derlenmiştir.

AYM Genel Kurulu E. 2008/46 K. 2008/163 Norm denetimi: Ret

Denetlenen kural: son fıkrada yer alan "... çocuğuna ..." ve "... çocuğu ..." sözcükleri · itiraz yolu

AYM, sağ kalan eş varsa üçüncü zümrede halefiyetin büyük ana ve büyük babanın çocuklarıyla sınırlı tutulmasını, miras hakkına kimlerin sahip olacağının toplumun aile yapısı gözetilerek yasayla belirlenebileceği gerekçesiyle Anayasa'ya aykırı görmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İtiraz gerekçesi: Birinci ve ikinci zümrelerde kabul edilen kök içinde halefiyet üçüncü zümrede kabul edilmeyerek sağ kalan eşle birlikte yalnız büyük ana ve büyük babalar ile onların mirasbırakandan önce ölmeleri hâlinde çocuklarına miras hakkı tanınması Anayasa'nın 2., 5., 10., 13. ve 35. maddelerine aykırıdır. AYM: Miras hakkının anayasal güvencesi, bu hakka kimlerin sahip olabileceğinin yasayla belirlenmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz; yasa koyucu mirasbırakanla yakın aile bağı bulunanları esas almıştır.

İlkeler, Anayasa Mahkemesinin kararlarından derlenmiştir; bağlayıcı metin kararın kendisidir. Bireysel başvuru bir kanun yolu değildir; kararlar somut başvurunun koşullarına göre verilmiştir. Norm denetimi ret kararları yalnız itiraz konusu kural ve gerekçeyle sınırlıdır; kuralın karar tarihinden sonra değiştirilip değiştirilmediği kartta belirtilir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 7.HD içtihatları

Yargıtay 7.HD E. 2025/2285 K. 2026/124 Onama

Sağ kalan eşin bulunduğu durumda üçüncü zümrede halefiyet, büyük ana ve büyük babanın kendi çocukları ile sınırlıdır; mirasbırakanın ölümünde bu çocuklar da sağ değilse, onların altsoyu (büyük ananın torunu) sağ kalan eşle birlikte mirasçılık sıfatı kazanamaz.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, 17.01.2019 tarihinde çocuksuz ölen mirasbırakana ilişkin mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, ölüm tarihinde birinci ve ikinci zümrede mirasçı bulunmadığını, üçüncü zümrede iki kişinin mirasçı olduğunu ve terekenin sağ kalan eş ile bu kişilere kaldığını belirleyerek, murisin dayısının çocuğu, yani büyük ananın torunu olan davalının sulh hukuk mahkemesinden aldığı mirasçılık belgesinin iptali istemini kabul etmiştir. Davalı, babasının muristen önce ölmesi nedeniyle her derecede halefiyet yoluyla onun yerini aldığını ileri sürmüştür. Bölge adliye mahkemesi, sağ kalan eş varken üçüncü zümrede mirasçılığın büyük ana ve büyük babalar ile onların çocukları ile sınırlı olduğunu, bunlar ölüm tarihinde sağ değilse torunlarının eşle birlikte mirasçı olamayacağını belirterek istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi bu değerlendirmeyi usul ve kanuna uygun bularak kararı onamıştır.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Hizmet

TMK 497, miras hukuku kapsamında büyük ana ve büyük baba konusunu düzenler.

miras paylaşımı süreçlerinde avukat desteği

Bize WhatsApp'tan ulaşın!