Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanan kişide kısıtlama (vesayet) sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığı, ancak TMK m.474 uyarınca kişinin resmî sağlık kurulundan (Adli Tıp Kurumu) alınacak raporla belirlenmesinden sonra hüküm kurulabilir.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, TMK m.405 uyarınca akıl hastalığı/zayıflığı sebebiyle kısıtlanıp velayet altına alınan N. hakkında kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığının belirlenmesine ilişkindir. Sulh hukuk mahkemesi, dosyada içerikleri birbirinden farklı raporların bulunmasına rağmen kişiyi resmî sağlık kuruluna sevk etmeden, eksik inceleme ile hüküm kurmuştur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, farklı raporların varlığı karşısında TMK m.474 gereği kısıtlananın Adli Tıp Kurumu'na sevkinin sağlanması ve kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığının bu yolla tespitinden sonra hüküm kurulması gerektiğini belirterek, eksik incelemeyle kurulan hükmü usul ve yasaya aykırı bularak oybirliğiyle bozmuştur. Karara göre, kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığı ancak TMK m.474 uyarınca alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla ortaya konulabilir ve çelişkili raporlar bu inceleme ile giderilmelidir.
Kararı incele →
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlananın vesayeti, kısıtlama sebebinin ortadan kalktığı resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenirse vesayet makamınca re'sen dahi kaldırılabilir.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına ilişkin olup, Sulh Hukuk Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin denetimine konu olmuştur. Daire, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere ve kanuni gerektirici sebeplere göre temyiz isteğini yerinde bulmamıştır. Gerekçede TMK m.474'e atıfla, kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi hâlinde vesayetin vesayet makamınca re'sen dahi kaldırılabileceği vurgulanmıştır. Yerel mahkemenin de kararını bu çerçevede verdiğini saptayan Daire, hükmü usul ve kanuna uygun bularak ONANMASINA oybirliğiyle karar vermiştir.
Kararı incele →
TMK m.474 kısıtlamasının kaldırılması, koşulların oluştuğunu açıkça gösteren çelişkisiz sağlık raporuyla; raporlar çelişir ya da yetersizse Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınarak saptanır.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, kısıtlı E.G. hakkındaki kısıtlamanın (vesayetin) TMK m.474 uyarınca kaldırılıp kaldırılmayacağına ilişkindir; Adana 1. Sulh Hukuk Mahkemesi kısıtlamanın kaldırılmasına karar vermiş, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise bu hükmü bozmuştur. Daire, kısıtlı hakkında 11.03.2005 ila 26.09.2006 tarihleri arasında alınan raporların birbiriyle çeliştiğini; kısıtlamanın kaldırılmasına esas alınan 17.09.2007 tarihli raporun da önceki raporlarla çelişmesinin yanı sıra TMK m.474'teki koşulların oluşup oluşmadığını belirtir açıklıkta olmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle mahkemenin, dosyayı ve tüm raporları Adli Tıp Kurumu'nun ilgili ihtisas dairesine göndererek kısıtlılığın kaldırılıp kaldırılmaması konusunda rapor alması gerekirken, eksik inceleme ile karar vermesi hukuka aykırı bulunmuştur. Karara göre, m.474 koşullarının varlığı, çelişkisiz ve açık bir sağlık raporuyla, gerektiğinde ATK'dan rapor alınarak saptanmalıdır.
Kararı incele →
Kısıtlılık (vesayet), kısıtlama sebebinin ortadan kalktığı resmi sağlık kurulu raporuyla belirlenmedikçe kaldırılamaz; bu rapor alınmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır (TMK m.474).
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, kısıtlılık (vesayet) altındaki kişi hakkında kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığının saptanması ve kısıtlılığın kaldırılmasına dair Manisa 1. Sulh Hukuk Mahkemesince kurulan hükmün usule uygunluğuna ilişkindir. Yargıtay, TMK m.474 uyarınca kısıtlama nedeninin ortadan kalkmış olduğu resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasını usul ve yasaya aykırı bularak hükmün bozulmasına oybirliğiyle karar vermiştir. Gerekçe olarak, kısıtlılığın kaldırılabilmesi için TMK m.474'te öngörülen resmî sağlık kurulu raporunun alınmasının zorunlu olduğu ve bu rapor temin edilip kısıtlama sebebinin sona erdiği belirlenmeden karar verilemeyeceği esas alınmış; yerel mahkemenin bu raporu almadan hüküm kurması bozma sebebi sayılmıştır.
Kararı incele →
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi hâlinde karar verilebilir.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle 4.3.2005'te kısıtlanıp eşi vasi atanan kişi üzerindeki vesayetin TMK m.474 uyarınca kaldırılıp kaldırılamayacağı; özellikle dayanılan sağlık kurulu raporunun bu madde anlamında yeterli olup olmadığı noktasındadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davanın kabulü yönündeki yerel mahkeme hükmünü bozmuştur. Gerekçede, TMK m.474'e göre bu tür kısıtlamada vesayetin kaldırılabilmesi için kısıtlama sebebinin ortadan kalktığının resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmesi gerektiği vurgulanmış; oysa dayanılan Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 6.12.2005 tarihli raporunun Tapu Sicil Müdürlüğünün yazısı üzerine düzenlendiği ve kısıtlılık halinin sona erdiğine ilişkin nitelikte olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, m.474'ün aradığı, kısıtlılık sebebinin kalktığını gösterir yeterli rapor alınmadan verilen kabul kararı usul ve yasaya aykırı bulunarak oybirliğiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Kararı incele →
Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.