TMK Madde 471 Vesayetin sona ermesi: Hükümlülerde
TMK 471, özgürlüğü bağlayıcı cezaya bağlı vesayetin hapsin hukuka uygun sona ermesiyle kendiliğinden kalkmasını; hapis sürerken ise ceza süresine göre belirlenen şartlarla sona erdirilebilmesini düzenler.
Resmi Metin
Hükümlülerde
Madde 471- (1) Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis hâlinin hukuka uygun bir şekilde sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.
(2) Hapis hâlinin devamı süresince aşağıdaki şartların varlığı hâlinde vesayet sona erdirilebilir:
- 1. Toplam beş yıldan az olan hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin isteminin bulunması,
- 2. Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya malvarlığının korunması sebebinin ortadan kalkması.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Değişiklik Bilgisi
Bu maddenin metni aşağıdaki değişiklik ile güncel hâline gelmiştir. Madde yürürlüktedir; önceki ilgili metin aşağıda gösterilmiştir.
- Değişiklik madde tamamı 7499 s.K. m.8
Önceki metni ve farkı göster
Değişiklikten önceki metin — yürürlükte değildir: Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kabul: 2 Mart 2024 · Yürürlük: 12 Mart 2024 · RG: 12.3.2024, Sayı 32487 Kaynaklar: TBMM 4721 ilk kabul metni · TBMM 7499 s.K. m.8
Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.
Avukat Yorumu
Madde, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlanan kişiler üzerindeki vesayetin sona erme rejimini iki ayrı yol üzerinden iki fıkrada düzenler. Birinci fıkra olağan sona erme yolunu kabul eder: hapis hâlinin hukuka uygun şekilde sona ermesi, ister cezanın çekilmesi isterse şartlı salıverilme yoluyla olsun, vesayetin kendiliğinden ortadan kalkmasını sağlar; ayrı bir karar ya da işleme gerek bulunmaz. İkinci fıkra ise hapis süresi devam ederken vesayetin sona erdirilebileceği iki istisnai hali sayar. Birinci bent toplam beş yıldan az hapis cezalarında yalnızca ilgili kişinin istemiyle yetinilebileceğini, ikinci bent ise toplam beş yıl ve üzeri kesinleşmiş cezalarda kişinin talebi yanında kişilik ve malvarlığı bakımından kısıtlamayı gerekli kılan sebebin ortadan kalkmış olmasını arar. Hüküm 7499 sayılı düzenlemeyle güncellenmiş, hapis süresine göre ikili eşik getirilmiş, kısa süreli mahkumiyetlerde kişinin iradesi yeterli sayılarak hak ve özgürlük dengesi yeniden ayarlanmıştır.
Gerekçe
Bu gerekçe 4721 sayılı Kanunun ilk kabul metnine aittir; sayfadaki hüküm daha sonra düzenleme görmüştür.
Eski Kanunun 415 inci maddesini karşılamaktadır.
Madde arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmış, yürürlükteki maddenin ikinci cümlesi çıkarılmıştır. Yürürlükteki maddenin birinci cümlesini karşılayan, yeni düzenlemede, özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkumiyet sebebine dayanan kısıtlılık halinin, kişinin hapis halinin sona ermesiyle yani cezasını çekmek veya şartlı salıverilme yoluyla cezaevinden çıkmasıyla birlikte kendiliğinden kalkacağı öngörülmüştür.
Yürürlükteki 415 inci maddenin yeni düzenlemeye alınmayan ikinci cümlesi geçici veya şartlı olarak salıverilmenin vesayet halini ortadan kaldırmayacağını öngörmektedir. Bu hüküm iki açıdan isabetli değildir. Öncelikle, bir kişinin şartla olsa bile salıverilmesine rağmen, kısıtlılık halinin devam ettiğini ve dolayısıyla fiil ehliyetinin tam olmadığını kabul etmek bir çelişkidir. Kişi salıverildiği yani özgür kılındığı halde, vesayet halinin devam ettiğini kabul etmek özgürlüğü bir başka açıdan kısıtlamaktır. Kişi salıverildiği halde vesayet halinin hala devam ettiği kabul edilecek olursa, bundan haberdar olmayan iyiniyetli üçüncü kişiler bu hüküm dolayısıyla mağdur olabileceklerdir. Şartla salıverilmesine rağmen, bunu gizleyerek iyiniyetli üçüncü kişilerle hukuki işlem yapan kişinin, bu işlemi kendi yararına görmediği durumda “kısıtlılık halinin devam ettiği” iddiasıyla hukuki işlemin ehliyetsizlik nedeniyle iptalini istemesi haksız sonuçlar doğurabilecektir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe