TMK Madde 37 Kişisel durum sicili görevlileri

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 37, kişisel durum sicilini tutan görevlileri düzenlemektedir.

Resmi Metin

Görevliler

Madde 37- (1) Kişisel durum sicili, Devletçe atanan memurlar tarafından tutulur. Sicil kayıtlarını tutmak ve örnek vermek bu memurların görevidir.

(2) Yabancı memleketlerdeki Türkiye temsilcilerine, Cumhurbaşkanlığının onayı ile nüfus memurluğu yetkisi verilebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, kişisel durum sicilini tutan görevlileri düzenlemektedir. Birinci fıkraya göre kişisel durum sicili Devletçe atanan memurlar tarafından tutulur; sicil kayıtlarını tutmak ve örnek vermek bu memurların görevidir. İkinci fıkra, yabancı memleketlerdeki Türkiye temsilcilerine nüfus memurluğu yetkisi verilebileceğini düzenlemektedir.

4721 sayılı Kanun’un gerekçesinde, İsviçre’de “Devlet memurları” ifadesinin kilise memurlarından ayırt etme amacıyla kullanıldığı, ancak Türkiye’de kişisel durum sicilini tutan memurların tamamının zaten Devlet memuru olduğu belirtilmiştir. Bu düzenleme, sicil tutma görevinin kamu otoritesine ait bir yetki olduğunu ve bu yetkinin yalnızca resmî görevliler tarafından kullanılabileceğini hükme bağlamaktadır.

Gerekçe

Yürürlükteki maddenin birinci fıkrasındaki “Devletçe mansup memurları” ifadesi yerine “Devletçe atanan memurlar” ifadesi, maddenin İsviçre aslından aynen alınmıştır. İsviçre’de “Devlet memurlarını” kilise memurlarından ayırt etmek amacıyla bu ifade kullanılmıştır. Çeviri yoluyla bize de aynen bu şekilde geçmiştir. Oysa Ülkemizde bizde kişisel durum sicilini tutan memurların tamamı Devlet memurudur.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş HGK içtihatları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2018/245 K. 2021/1300 Direnme Bozuldu
Usul

Nüfus kayıtlarının düzgün tutulması kamu düzenindendir; nüfus kaydının düzeltilmesi davalarında hâkim taleple bağlı olmayıp re'sen araştırma ile tescil, evlilik ve nakil belgelerini getirterek hiçbir kuşkuya yer bırakmadan doğru sicili oluşturmakla yükümlüdür.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Evlenme sonrası nüfus kaydındaki hatalı doğum tarihinin idari yoldan mı yoksa mahkeme kararıyla mı düzeltilebileceği ve mahkemece re'sen araştırma kapsamında hangi delillerin toplanması gerektiği. Değerlendirme: Dosyada tescil belgesi bulunmadığından yanlışlık maddi hata sayılamaz; kamu düzeniyle ilgili bu davada hâkim re'sen araştırma ile tescil, evlilik, nakil belgeleri ve aile kayıt tablosunu getirtmeli, gerekirse mirasçıları davaya dahil edip her türlü delili toplamalıdır. Sonuç: Direnme kararının değişik gerekçeyle BOZULMASINA oy çokluğuyla karar verilmiştir.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

TMK Madde 37 - Kişisel durum sicili…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!