Kişisel durum, bu amaçla tutulan resmî sicille belirlenir; bu nedenle çocuğun annesiyle soybağının kurulması değil, çocuğu doğuran kadının kim olduğunun tespiti dava konusu edilebilir.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, davacıların müteveffanın nüfusta çocukları olarak görünen davalılarla soybağı bulunmadığının tespiti ve hatalı nüfus kaydının düzeltilmesi istemiyle açtıkları davanın hukuki niteliğinin soybağının reddi mi yoksa nüfus kaydının düzeltilmesi davası mı olduğu noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesi davacıların müteveffanın kardeşi olmaları sebebiyle soybağının reddi davasında taraf ehliyetine sahip bulunmadıkları gerekçesiyle davayı dava şartı yokluğundan reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, hâkimin maddi olayları hukuken nitelemekle yükümlü olduğunu (HMK m.1 ve 33) vurgulayarak, TMK m.36/1 uyarınca kişisel durumun resmî sicille belirlendiğini, TMK m.39 ve 5490 sayılı Kanun gereği kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüğünün düzeltilemeyeceğini belirtmiş; soybağının reddi (kayıt baştan doğru iken sonradan teknik yanlışlığa dönüştürülür) ile nüfus kaydının düzeltilmesi (kayıt baştan gerçeği yansıtmaz) davalarının içerik, görev ve yargılama kuralları bakımından farklı özel hükümlere tabi olduğunu açıklamıştır. Davalıların müteveffanın nüfusuna kaydına ilişkin dayanak işlemin "düşünceler" bölümünde gösterilmediğini saptayan Yargıtay, ilk tesis tarihinden itibaren tüm vukuatlı nüfus kayıtları ve dayanak belgelerinin celbiyle davanın niteliğinin belirlenmesi, soybağının reddi sayılırsa davacıların aktif husumetinin, nüfus kaydının düzeltilmesi sayılırsa görev hususunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, bölge adliye mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına oy birliğiyle karar vermiştir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe