TMK Madde 40 Cinsiyet değişikliği

Özet 2 fıkra · ~3 dk okuma

TMK 40, cinsiyet değişikliğinin hukuki koşullarını ve usulünü düzenlemektedir.

Resmi Metin

Cinsiyet değişikliğinde

Madde 40- (1) Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir. Ancak, iznin verilebilmesi için, istem sahibinin onsekiz yaşını doldurmuş bulunması ve evli olmaması; ayrıca transseksüel yapıda olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır.

(2) Verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbî yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması hâlinde, mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Norm Durumu ve Değişiklikler

Bu madde yürürlüktedir; ancak aşağıdaki fıkra/ibare(ler) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir:

  1. AYM iptali 1. fıkra - ibare AYM E.2017/130 K.2017/165 Cinsiyet değişikliğinde aranan "üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksunluk" (kısırlaştırma) şartı, Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir (RG 20 Mart 2018, S.30366). Maddenin kalan kısmı yürürlüktedir.
    İptal edilen önceki metin - yürürlükte değildir: ve üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu

Karar metinleri için AYM Norm Kararları Bilgi Bankası ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Bu madde, cinsiyet değişikliğinin hukuki koşullarını ve usulünü düzenlemektedir. Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir. İznin verilebilmesi için kişinin on sekiz yaşını doldurmuş ve evli olmaması, ayrıca transseksüel yapıda olup cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır.

İkinci fıkra, verilen izne bağlı olarak tıbbi yöntemlere uygun cinsiyet değiştirme ameliyatının gerçekleştiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması hâlinde mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verileceğini düzenlemektedir. 4721 sayılı Kanun’un gerekçesinde, eski düzenlemenin mahkemeye önceden izin verme yetkisi tanımadığı belirtilmiş ve yeni düzenlemeyle iki aşamalı bir yargısal denetim öngörülmüştür: önce izin kararı, ardından düzeltme kararı.

Gerekçe

Bu madde yürürlükteki Kanunun 29. maddesine 04.05.1988 tarih ve 3444 sayılı Kanunla eklenmiş olan ikinci fıkradan değiştirilmek suretiyle alınmıştır.

Yürürlükteki Kanunun 29. maddesinin ikinci fıkrası gereğince cinsiyet değişikliği dolayısıyla nüfus sicilinde gerekli değişikliğin yapılabilmesi için kişinin önceden cinsiyetini değiştirmesi, bu değişikliğin resmi sağlık kurulu raporuna dayandığının belgelendirilmesi yeterli görülmüştür. Madde bu şekliyle mahkemeye, kişinin cinsiyetinin değiştirilmesi sonucu nüfus sicilinde değişiklik yapma konusunda bir takdir yetkisi vermemekte, mahkemeyi adeta bir onay makamı haline getirmektedir. Bu durum, gelişigüzel cinsiyet değişiklikleri sonucu mahkemelerimizi, adeta bir emrivaki ile karşı karşıya bırakmaktadır. Bu amaçla yeni düzenlemede cinsiyet değiştirmek isteyen kişinin bu değişikliğe gitmeden önce bizzat mahkemeye başvurması zorunlu kılınmış; mahkemenin böyle bir izni verebilmesi bazı koşullara bağlanmak suretiyle yürürlükteki 29. maddenin ikinci fıkrasında olduğu gibi gelişigüzel cinsiyet değişikliklerinin önüne geçilmek istenmiştir.

Bu koşulların başında kişinin mahkemeye bizzat başvurması gelmektedir. Cinsiyet değişikliği şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olup, bu istemin bizzat cinsiyet değiştirmek isteyen kişiden gelmesi gerekir. Ancak bu durum kişinin böyle bir davayı mutlaka bizzat açması anlamında olmayıp, iradi temsil yolu da açıktır.

Değişiklik için aranan diğer önemli koşul, kişinin on sekiz yaşını doldurmuş olması ve evli bulunmamasıdır. Henüz cinsiyeti yönünden bir değişiklik zorunluluğu bulunmayan ya da böyle bir zorunluluğun olup olmadığı belli olmayan kişilerin bu yola başvurmasının önlenmesi bakımından en az on sekiz yaşın doldurmuş olması koşulu aranmış, bunun yanında bu kişinin evli olmaması koşulu da getirilmiştir. Toplumun temeli olan aile kurumunun cinsiyeti belirsiz kişiler nedeniyle sarsılmasını önlemek amacıyla öncelikle kişinin evli olmaması öngörülmüştür. Bu koşul, kişinin bir yandan evliliğini sürdürmesi, öte yandan bu evlilik devam ederken cinsiyet değişikliğine gitmesi, bunu eşinin ya da çocuklarının ortak yaşantıları içinde yapmasının psikolojik ve ahlaki tersliklerinin önüne geçmek üzere konulmuştur.

Getirilen diğer önemli bir koşul, istem sahibinin transseksüel yapıda olması, ruh sağlığı açısından cinsiyet değişikliğinin zorunlu bulunması ve kişinin üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun olmasıdır. Bu yolla cinsiyet değişikliği sadece biyolojik açıdan değil, ruhsal açıdan da zorunlu olma koşuluna bağlanmıştır. Bu koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin gelişigüzel doktor raporlarına bağlanmaması için de uzmanlardan oluşan bir resmi sağlık kurulu raporu alınması öngörülmüştür.

Maddenin ikinci fıkrası, hakimin iznine bağlı olarak cinsiyet değişikliğinin gerçekleştirilmesi halinde, bu hususun yine resmi sağlık kurulu raporuyla saptanması koşuluyla hakimin cinsiyet değişikliği için nüfus sicilinde değişiklik kararı vermesini öngörmüştür.

ALT KOMİSYON RAPORU

Tasarının 40. maddesinin birinci fıkrasındaki “uzmanlardan oluşan bir resmi sağlık kurulu raporuyla” ibaresi rapor almanın zorlaştırılmasının uygun olacağı düşüncesiyle “bir eğitim hastanesinden alınacak resmi sağlık kurulu raporuyla” şeklinde değiştirilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2009/19039 K. 2010/20942 Bozma
m.40/1

TMK m.40 uyarınca cinsiyet değişikliğine izin verilebilmesi için kişinin transseksüel yapıda olduğu, değişikliğin ruh sağlığı bakımından zorunlu bulunduğu ve üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksunluğu resmî sağlık kurulu raporuyla belgelenmelidir.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, transseksüel yapıda olan davacının nüfus kaydındaki cinsiyetinin (kadından erkeğe) ve adının düzeltilmesi istemine ilişkin olup, yerel mahkeme istemi reddetmiş, Yargıtay hükmün BOZULMASINA karar vermiştir. Davacının Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı'nca düzenlenen 11.07.2008 tarihli raporla TMK m.40 uyarınca transseksüel yapıda olduğu, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu bulunduğu, üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun olduğu ve tıbben uygun bir cinsiyet değiştirme operasyonunun gerçekleştiği saptanmıştır. Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime ait olduğundan (HUMK m.76, 04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı İBK), davacının dilekçesindeki istemin TMK m.40/1'de düzenlenen cinsiyet değişikliğine izin talebini de kapsadığı kabul edilmiştir. Bu nedenle mahkemenin, toplanan deliller çerçevesinde cinsiyet değişikliğine izin istemi hakkında bir karar vermesi gerekirken yazılı gerekçeyle ret hükmü kurması bozma sebebi sayılmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2009/2171 K. 2010/9487 Bozma

TMK m.40 uyarınca cinsiyet değişikliğine izin davasında kişinin halen evli olmaması yeterli olup, önceden evliliğinin veya çocuğunun bulunması, yasal koşullar gerçekleştiğinde davanın görülmesine engel değildir.

Detaylı özeti gör

Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan cinsiyet değişikliğine izin davasında yerel mahkeme istemi reddetmiş, davacı kararı temyiz etmiştir. Yargıtay, TMK m.40'ta cinsiyet değişikliğine izin isteyecek kimsede bulunması gereken niteliklerin gösterildiğini belirtmiştir. Kişinin halen evli olmaması koşuluyla önceden evliliğinin bulunmasının ve yasada belirlenen nitelikte rapor alınarak üreme yeteneğini sürekli olarak yitirdiğinin belgelenmesi koşuluyla önceden çocuk sahibi olmasının, yasadaki diğer koşulların da gerçekleşmesi halinde davanın görülmesine engel olmadığı vurgulanmıştır. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hüküm bu sebeple bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2009/9678 K. 2009/22090 Bozma

Cinsiyet değişikliği TMK m.40'taki prosedür izlenmeden yapılmış ve dayanılan doktor raporu bu maddedeki hususları içermiyorsa, yabancı ilamın tanınması istemi bu çerçevede ve davacının ilgili tarihteki vatandaşlığı gözetilerek değerlendirilir.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, Türk vatandaşlığından izinle çıkmış (1.10.2004'te yabancı durumuna gelmiş) davacının, yabancı ülke vatandaşı iken yaptırdığı cinsiyet değişikliği ameliyatı sonrası Alman (Heidelberg) Sulh Hukuk Mahkemesince verilen cinsiyet ve isim değişikliği kararlarının Türkiye'de tanınması istemine ilişkindir; yerel mahkeme istemi reddetmiş, Yargıtay hükmü oyçokluğuyla bozmuştur. Daire, davacının cinsiyet değişikliğinin gerçekleştirildiği tarihte Türk vatandaşı olmadığını, işlemin vatandaşı olduğu devletin hukukuna göre karara bağlandığını ve yabancı ilamın tanınmasında davacının hukuki yararı bulunduğunu saptamıştır. Gerekçenin özünde, cinsiyet değişikliğinin TMK m.40'ta gösterilen prosedür izlenmeden yapılmış olmasının ve dayanılan doktor raporunun bu maddede sayılan hususları içermemesinin tek başına Türk kamu düzenine aykırılık oluşturmadığı, dolayısıyla MÖHUK m.58 koşullarının oluştuğu vurgulanmıştır. Sonuç olarak her iki kararın da tanınması gerekirken isteğin reddi doğru bulunmamış ve hüküm bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2010/11100 K. 2011/14833 Bozma

Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvurarak mahkemeden cinsiyet değişikliğine izin isteyebilir; izne dayanılarak yapılan ameliyatın doğrulanması üzerine nüfus sicilinde gerekli düzeltmeye karar verilir.

Detaylı özeti gör

Biyolojik olarak erkek olan davacı, cinsiyetinin kadın olarak değiştirilmesine izin verilmesini talep etmiş; yerel mahkeme ise talebi aşarak doğrudan nüfus kaydındaki erkek kaydının kadın olarak değiştirilmesine karar vermiştir. Yargıtay, Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK m.427/6'ya dayalı kanun yararına bozma istemini kabul ederek hükmü sonuca etkili olmamak üzere bozmuştur. Bozma üç temele dayanır: davacı yalnızca cinsiyet değiştirmeye izin istediği hâlde talepten farklı karar verilerek hâkimin taleple bağlılığı ilkesinin (HMK m.26) ihlal edilmesi, TMK m.40'taki usule uyulmaması ve davacının adli sicil ile aranan şahıslardan olup olmadığına ilişkin kayıtlar getirtilmeden, kayıtlarda karışıklığa yol açacak biçimde hüküm kurulması. Karar, TMK m.40 bağlamında sürecin iki aşamalı yapısını vurgular: önce on sekiz yaşını doldurmuş, evli olmayan ve transseksüel yapıda olan kişiye resmî sağlık kurulu raporuyla belgeleme koşuluyla izin verilmesi, ardından izne dayalı uygun ameliyatın resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması üzerine nüfus sicilinde düzeltme yapılması gerekir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2005/13807 K. 2005/16519 Bozma
m.40/2

Bu karardaki ilke karşı oydan alınmıştır: TMK m. 40/2 uyarınca, verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbi yöntemlere uygun cinsiyet değiştirme ameliyatının gerçekleştirildiği resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanmalıdır.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, eşinin anne ve babasıyla birlikte yaşamayı sürdüren, ayrı bağımsız bir konut seçimine yanaşmayan ve güven sarsıcı davranışlarda bulunan davalıya karşı davacının ayrı yaşama ve nafaka talebinin haklılığına ilişkindir; mahkeme isteği reddetmiş, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Daire, davalının eve geç gelmesi, başka kadınlarla dolaşması, kayınbabasının davacıyı evden kovması ve davalının barıştırma girişiminde "ben senin adını unuttum" deyip gitmesi gibi olgulardan hareketle davalının birlikte yaşamaktan kaçındığını ve müşterek bağımsız konut seçimine yanaşmadığını saptayarak, davacının ayrı yaşamakta ve nafaka talebinde haklı olduğunu, TMK m. 197 gereğince lehine uygun tedbir nafakası takdiri gerektiğini belirtmiştir. Karardaki TMK m. 40 ile ilgili ilke ise çoğunluğa katılmayan Üye A. Vehbi Aksoy'un karşı oyundan alınmıştır: cinsiyet değiştirmede ikinci aşamanın ön ve tek koşulu, TMK m. 40/2 uyarınca verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbi yöntemlere uygun bir ameliyatın gerçekleştirildiğini doğrulayan resmî sağlık kurulu raporudur ve bu rapor sunulduğunda mahkeme nüfus sicilinde gerekli düzeltmeye karar verir. Karşı oy üyesi, davacının sunduğu raporun cinsiyet değişikliğini doğrulayıcı nitelikte olmadığını, mahkemenin araştırma ve ameliyat sonucunu bekleme zorunluluğu bulunmadığını, davacının uygun raporu elde ettiğinde davayı açabileceğini belirterek mahkeme kararının onanması gerektiğini savunmuştur.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!