Akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanıp velayet altına alınan ergin çocuk ile velisinin menfaatinin çakıştığı hukuki işlemde (TMK m.345, m.426/2), kısıtlıya kayyım atanması zorunludur.
Detaylı özeti gör
Akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanarak TMK m.419/3 gereğince annesinin velayeti altına konulan ergin çocuğun velisi, kısıtlıya miras yoluyla intikal eden taşınmazların diğer mirasçılar arasında rızai taksimi için izin ve onay verilmesini istemiş; yerel mahkeme istemi "rızai taksimin kısıtlının yararına olmadığı" gerekçesiyle reddetmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ergin çocuğun kısıtlanıp velayet altına konulması halinde velayet hükümlerinin uygulanacağında duraksama bulunmadığını, ancak rızai taksime konu taşınmazların bir kısmında velinin de kendi miras hakkı bakımından sözleşmenin tarafı olacağını ve böylece TMK m.345 ile m.426/2 anlamında yasal temsilci (veli) ile kısıtlının menfaatlerinin çatıştığını tespit etmiştir. Bu menfaat çatışması nedeniyle, işlemle ilgili olarak yetkili vesayet makamından talepte bulunularak kısıtlıya kayyım atanması, hukuki işleme kısıtlı adına kayyımın iştirakinin sağlanması ve ancak bundan sonra işlemin onayının gerekip gerekmediği yönünde karar verilmesi gerektiği, bu yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Kararı incele →
TMK m.345'ten kaynaklanan dava TMK'nın ikinci kitabından (üçüncü kısım hariç) doğduğundan aile mahkemesinin görevine girer; bu görev kamu düzenine ilişkin olup her aşamada re'sen gözetilir.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, TMK m.345'ten kaynaklanan bir davaya hangi mahkemenin bakmakla görevli olduğu ve Sakarya 2. Aile Mahkemesi'nin işin esasını incelemeden verdiği görevsizlik kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Hukuk Dairesi, 4787 sayılı Yasanın 5133 sayılı Yasa ile değişik 4/1. maddesi gereğince 4721 sayılı TMK'nın üçüncü kısım hariç ikinci kitabından kaynaklanan davalara aile mahkemelerinin bakacağını ve görevin kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında gözetileceğini vurgulamıştır. Daire, mahkemece işin esasının incelenmesi ve çocuğun 4.9.2010 tarihinde ergin olduğu hususu da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesini usul ve yasaya aykırı bularak hükmü BOZMUŞ; bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına oybirliğiyle hükmetmiştir.
Kararı incele →
Çocuğu, velayet sahibi ana-baba ile ya da onların menfaatine üçüncü kişiyle yapılan bir işlemde borç altına sokan hukuki işlem, ancak kayyımın katılması ve hâkimin onayıyla geçerli olur (TMK m.345).
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, kendi mülkiyetindeki ipotekle yükümlü taşınmazın 1/2 payını velayeti altındaki çocuğuna tapuda devretmek isteyen davacı ananın, bu işlem için izin verilmesi istemine ilişkindir; istek, çocuk ile velayet hakkına sahip ana arasında çocuğu borç altına sokacak nitelikte bir hukuki işlem yapılmasına dair olduğundan TMK m.345'e dayanmaktadır. Gerekçe olarak, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5133 sayılı Kanunla değişik 4/1. maddesi uyarınca, TMK'nın üçüncü kısmı hariç olmak üzere ikinci kitabından kaynaklanan davalara aile mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınması zorunlu olduğundan, sulh hukuk mahkemesince esasa girilmeyip görevsizlik kararı verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle Yargıtay, işin esasının incelenmesini usul ve yasaya aykırı bularak hükmü BOZMUŞ, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Kararı incele →
Çocuk ile veli arasında işlem gerektiren (miras yoluyla geçen şirket hissesinin devri gibi) kayyım atanması talebi, deliller TMK m.345 çerçevesinde toplanıp değerlendirilerek karara bağlanmalıdır.
Detaylı özeti gör
Davacı, eşinin ölümüyle velayeti kendisinde kalan çocuklarına (E. ve E.) miras yoluyla intikal eden şirket hissesinin devri amacıyla çocuklara kayyım atanmasını TMK m.345'e dayanarak Lüleburgaz Sulh Hukuk Mahkemesi'nden talep etmiştir. Mahkemenin kurduğu hüküm temyiz edilmiş, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi hükmün BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. Bozma gerekçesi, istek TMK m.345'e dayandığından delillerin bu madde çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru bulunmamasıdır. Böylece, çocuk ile veli arasında işlem yapılmasını gerektiren bu tür taleplerin m.345 ölçütleri ışığında, deliller bu madde çerçevesinde toplanıp değerlendirildikten sonra karara bağlanması gerektiği vurgulanmıştır.
Kararı incele →
Velinin, çocuğun menfaatine aykırı biçimde çocuğun mallarına (alacak/tazminat) ilişkin yaptığı temlik işlemi, çocuk mallarını koruyan TMK m.345 ve m.356 hükümlerine aykırı olup geçersizdir.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, kanala düşerek %100 malul kalan ve velâyeti annede bulunan küçük adına idari yargıda küçük yararına hükmedilen tazminat alacağının bir kısmının (350.000,00 TL) baba tarafından üçüncü kişiye Noter aracılığıyla temlik edilmesi (alacağın devri) sözleşmesinin iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmıştır. İlk Derece Mahkemesi davanın kabulü ile temliğin iptaline; Bölge Adliye Mahkemesi davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiş, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de Bölge Adliye Mahkemesi kararını 6100 sayılı Kanun (HMK) m.370/1 uyarınca ONAMIŞ ve temyiz giderini temyiz edene yükletmiştir. Gerekçe olarak; velâyeti annede olan çocuğun idari yargılamada çocuk yararına kazanılmış tazminat alacağı üzerinde babanın temlik sözleşmesi yapma yetkisinin bulunmadığı, çocuğun malvarlığını oluşturan tazminatın çocuğun bakımıyla ilgisi olmaksızın anne ve baba tarafından üçüncü kişiye devredildiği vurgulanmıştır. Çocuk mallarını koruyan düzenlemelere (TMK m.345 ve m.356) ve çocuğun menfaatine aykırı olan bu işlemin geçersiz olduğu yönündeki yerel mahkeme değerlendirmesi usul ve kanuna uygun bulunmuştur.
Kararı incele →
Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.