m.343/1
Karar, çocuğun üstün yararı çerçevesinde velayete ilişkin düzenlemeleri (TMK m.339/1, m.343/1 ve m.346/1) topluca anar; bu çerçeve atıfta TMK m.343 hükmü, velâyet altındaki çocuğun fiil ehliyetinin vesayet altındaki kişinin ehliyeti gibi olduğunu düzenleyen kuralı işaret eder.
Detaylı özeti gör
Karşılıklı boşanma davasında davacı-karşı davalı erkek vekili; kusur belirlemesi, velayet, kadın lehine tazminatlar, erkeğin reddedilen tazminat talepleri ve çocuk için nafakalar yönünden temyize başvurmuştur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, velayet dışındaki temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışındaki bölümlerini ONAMIŞ; velayet yönünden ise istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin BAM kararını ORTADAN KALDIRMIŞ ve İlk Derece Mahkemesi kararını velayet bakımından BOZMUŞTUR. Daire, velayet düzenlemesinde temel ilkenin çocuğun "üstün yararı" olduğunu (BM Çocuk Hakları Sözleşmesi m.3, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi, TMK m.339/1, m.343/1, m.346/1, 5395 sayılı ÇKK m.4/b) vurgulamış; 27.02.2022 ve 05.09.2022 tarihli uzman raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını ve idrak çağındaki ortak çocuğun bizzat dinlenmediğini belirtmiştir. Bu nedenle 4787 sayılı Kanun m.5 uyarınca psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan heyetten yeni uzman raporu alınması ve çocuğun görüşü dahil tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması bozma sebebi sayılmıştır.
Kararı incele →
m.343/1
TMK m.343/1, çocuğun dinî eğitimini belirleme hakkını ana ve babaya tanır. Bu karar parçasında m.343/1, tek başına hükme esas dayanak değil;
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, boşanma davasında velâyeti anneye verilen idrak çağındaki 2013 doğumlu ortak çocuk ile baba arasında kişisel ilişki kurulmasına yer olmadığına dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olup olmadığına ilişkindir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kişisel ilişki düzenlenmesi yönünden kararı bozmuş; davalı erkek vekilinin diğer (kusur, tazminat, nafaka) temyiz itirazlarını reddederek kararın bozma kapsamı dışında kalan bölümlerini onamıştır. Gerekçede, velâyet ve kişisel ilişki düzenlenirken gözetilmesi gereken temel ilkenin çocuğun üstün yararı olduğu vurgulanmış; bu çerçevede BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m.3, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m.1, TMK m.339/1, m.343/1 ve m.346/1 ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.4/b'ye dayanılmıştır. Daire, idrak çağındaki çocuğun bizzat dinlenerek görüşünün alınması ve 4787 sayılı Kanun m.5 uyarınca uzman heyetinden (psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı) rapor alınması gerektiği, eksik inceleme ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu sonucuna varmıştır. Bu kararda TMK m.343/1, tek başına hükme esas alınmamış; çocuğun üstün yararı ekseninde, ana-babanın çocuğa ilişkin yetki ve yükümlülüklerini düzenleyen hükümler bütünü içinde anılan tamamlayıcı bir dayanak olarak yer almıştır.
Kararı incele →
m.343/1
Velâyette esas ölçüt çocuğun üstün yararı olup; bu, TMK m.339/1, 343/1 ve 346/1 ile ÇKK m.4/b ve uluslararası sözleşmeler bir bütün hâlinde değerlendirilerek belirlenir.
Detaylı özeti gör
Boşanma davasında ortak iki çocuğun velâyetinin hangi ebeveyne verileceği ve buna bağlı iştirak nafakası uyuşmazlığında; Bölge Adliye Mahkemesi 24.06.2021 tarihli sosyal inceleme raporuna dayanarak velâyeti anneye vermiş, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise kararı velâyet düzenlemesi yönünden BOZMUŞ, bozma sebebine göre iştirak nafakasına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davalı erkeğin sair itirazlarının reddiyle kararın velâyet ve iştirak nafakası dışındaki bölümlerinin ise HMK m.370/1 uyarınca ONANMASINA karar vermiştir. Daire, velâyette gözetilecek temel ilkenin çocuğun "üstün yararı" olduğunu; bunun BM Çocuk Hakları Sözleşmesi m.3, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m.1 ile birlikte TMK m.339/1, m.343/1 ve m.346/1 ve 5395 sayılı ÇKK m.4/b hükümleri bir bütün halinde değerlendirilerek belirleneceğini vurgulamış; velâyetin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle re'sen araştırma ilkesinin geçerli olduğunu belirtmiştir. Bozma gerekçesi olarak; doğumlarından itibaren biri baba biri anne yanında kalan ve temyiz aşamasında idrak çağına gelen çocuklar bakımından, ana-babanın barınma ve yaşam koşullarını da değerlendiren yeni bir sosyal inceleme raporu alınıp çocukların beyanları tespit edilmeden, eksik incelemeyle hüküm kurulduğu gösterilmiştir.
Kararı incele →
2. HD, çocuğun üstün yararını belirlerken dayandığı normlar arasında (BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m.3, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m.1, TMK m.339/1 ve m.346/1, 5395 s.K. m.4/b ile birlikte) TMK m.343/1'i de anmıştır;
Detaylı özeti gör
Karar, 4721 sayılı Kanun'un 166/1. maddesine dayalı karşılıklı boşanma davasında; geçimsizlikte kusurun kime ait olduğu, erkek yararına maddi-manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı ve miktarının hakkaniyete uygunluğu, ortak çocuğun velâyetinin çocuğun üstün yararına anne ya da babadan hangisine bırakılacağı ve kişisel ilişki ile nafakalara ilişkin uyuşmazlığı konu almaktadır. İlk Derece Mahkemesi kadını tam kusurlu bularak boşanmaya, velâyetin anneye verilmesine, kişisel ilişki tesisine, tedbir/iştirak nafakalarına ve erkek yararına maddi-manevi tazminata hükmetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise tarafların istinaf başvurularını kısmen kabul ederek kişisel ilişkiyi yatılı ve daha uzun süreli biçimde yeniden düzenlemiş, iştirak nafakasını 1.000 TL'ye, erkek yararına maddi ve manevi tazminatları 15.000'er TL'ye yükseltmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, temyiz ön incelemesinde, ilk derece kararına karşı kadın ve ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir nafakaları yönünden istinaf yoluna başvurmamış olan erkeğin 6100 sayılı HMK'nın istinaf-temyiz sistemi gereği bu kalemler bakımından temyiz hakkı bulunmadığını belirterek erkeğin tedbir nafakalarına ilişkin temyiz dilekçesinin reddine, diğer yönlerden temyiz dilekçelerinin kabulüne karar vermiştir. Sunulan metin "1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme" başlığı altında kesildiğinden, kusur/velâyet/tazminat taleplerine ilişkin Dairenin nihai sonucu (onama/bozma) ile çocuğun üstün yararı kapsamında anılan TMK m.343 ve diğer normlara yapılan atıflar metinde yer almamaktadır.
Kararı incele →
m.343/1
Bu kararda TMK m.343, çocuğun üstün yararı çerçeve listesinin (m.339/1 ve m.346/1 ile birlikte) bir üyesi olarak anılmış olup, madde kendi konusu hakkında bağımsız bir ilke kurmamaktadır.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, boşanma sonrası baba ile 2014 doğumlu müşterek çocuk arasındaki kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi istemine ilişkin olup; ilk derece mahkemesi mevcut kesintisiz şahsi ilişki düzeninin çocuğun ve değişiklik istemeyen davalı annenin yararına olduğu, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, çocuğun üstün yararı ilkesinin yasal dayanaklarını sayarken TMK m.339/1, m.343/1 ve m.346/1'i birlikte zikretmiş; ancak kişisel ilişki düzenlemesinde esas tutulacak ölçütün TMK m.182/2 uyarınca çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları olduğunu vurgulamıştır. Daire, bu yarar belirlenirken 4787 sayılı Kanun m.5 gereğince aile mahkemesi bünyesindeki uzmanlardan (psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı) her iki ebeveyn ve çocukla görüşülerek rapor alınması, boşanma dosyasının getirtilmesi ve müşterek çocuğun dinlenmesi gerektiğini, bunlar yapılmadan eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ilk derece kararının bozulmasına oybirliğiyle karar vermiştir. Karar bakımından TMK m.343, üstün yarar çerçeve listesinin bağımsız hüküm doğurmayan bir üyesi olarak anılmakta olup, bozmanın asıl gerekçesi maddenin kendi konusu değil, kişisel ilişki düzenlemesinde uzman raporu ve çocuğun dinlenmesi yoluyla yapılması gereken araştırmanın eksik bırakılmış olmasıdır.
Kararı incele →
Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.