TMK Madde 291 Soybağının reddi: diğer ilgililerin dava hakkı

Özet 3 fıkra · ~3 dk okuma

TMK 291, dava süresi geçmeden kocanın ölümü, gaipliği veya ayırt etme gücünü sürekli yitirmesi hâlinde soybağının reddi davasını açabilecek diğer ilgilileri ve onlara tanınan bir yıllık süreyi düzenler.

Resmi Metin

Diğer ilgililerin dava hakkı

Madde 291- (1) Dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde baba olduğunu iddia eden kişi, kocanın altsoyu, anası veya babası, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde soybağının reddi davasını açabilir.

Değişiklik: · 7531 s.K. m.11

(2) Ergin olmayan çocuğa atanacak kayyım, atama kararının kendisine tebliğinden başlayarak bir yıl içinde soybağının reddi davasını açar.

(3) Kocanın açacağı soybağının reddi davasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Norm Durumu ve Değişiklikler

Bu madde yürürlüktedir; ancak aşağıdaki fıkra/ibare(ler) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir:

  1. AYM iptali 2. fıkra - süre ibaresi AYM E.2013/62 K.2013/115 Ergin olmayan çocuğa atanan kayyımın soybağının reddi davası için öngörülen "her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl"lık üst süre, Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir (RG 10 Aralık 2013, S.28847). Kayyım için bir yıllık süre yürürlüktedir.
    İptal edilen önceki metin - yürürlükte değildir: her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl

Karar metinleri için AYM Norm Kararları Bilgi Bankası ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Madde, 7/11/2024 tarihli değişiklikle yeniden düzenlenmiş olup soybağının reddi davasını koca dışındaki ilgililer eliyle açma yetkisini düzenler. Birinci fıkraya göre, dava açma süresi geçmeden önce kocanın ölmesi, gaipliğine karar verilmesi veya sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde; baba olduğunu iddia eden kişi, kocanın altsoyu, anası veya babası, doğumu ve kocaya ilişkin bu hâllerden birini öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde davayı açabilir. İkinci fıkra ise ergin olmayan çocuğa atanacak kayyıma, atama kararının kendisine tebliğinden başlayarak bir yıllık dava süresi tanır. Üçüncü fıkrada, kocanın açacağı soybağının reddi davasına ilişkin hükümlerin bu davalara da kıyas yoluyla uygulanacağı belirtilmiştir. Avukatlık pratiğinde bu hüküm, kocası vefat etmiş ananın çocuğun gerçek babası ile soybağı kurma sürecini yönetirken doğru sırayı izlemesini sağlar: önce mevcut babalık karinesinin çürütülmesi, sonra tanıma veya babalık davası. Baba olduğunu iddia eden kişinin dava ehliyetini kullanabilmesi, koca hakkında belirtilen üç hâlden birinin gerçekleşmiş olmasına bağlıdır; aksi hâlde dava sıfat yokluğundan reddolunur.

Gerekçe

Bu gerekçe 4721 sayılı Kanunun ilk kabul metnine aittir; sayfadaki hüküm daha sonra düzenleme görmüştür.

Eski Kanunun 245 inci maddesini karşılamaktadır.

Birinci fıkrada, dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hallerine özgü olmak üzere, kocanın altsoyunun, anasının, babasının veya baba olduğunu iddia eden kişinin dava hakkı düzenlenmiştir. Hükümde, hem yürürlükteki metin, hem 1984 tarihli Öntasarının 227 nci maddesi ve hem de İsviçre Medeni Kanununun 258 inci maddesi karşısında önemli farklılıklar mevcuttur. Bu hüküm, dava hakkı olan üçüncü kişilerin çevresini, yürürlükteki Kanunun 245 inci maddesi karşısında bir açıdan sınırlamakta, diğer bir açıdan ise genişletmektedir. Sınırlama, “çocukla, mirasçı veya çocuk sebebiyle mirastan yoksun kalanlardın tümüne değil, bunlardan sadece kocanın altsoyuna, anasına ve babasına dava hakkı tanınmış olmasında; genişletme ise, çocuğun babası olduğunu iddia eden kişiye de dava açma hakkı verilmiş olmasında söz konusudur. Dava açma süresi burada da bir yıl olarak belirlenmiştir. Fıkraya göre, bir yıllık süre, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarak ayırt etine gücünü kaybettiğini veya onun hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmeden itibaren işlemeye başlamaktadır.

İkinci fıkrada, ergin olmayan çocuğun dava hakkı düzenlenmektedir. Davayı çocuk adına, kayyım açar. Davanın tabi olduğu süre ise, atanma kararının kayyıma tebliğinden itibaren bir yıldır.

Üçüncü fıkrada, yukarıda belirtilen ilgililerin açtıkları davalarda da önceki maddelerde bağlanan karineler ve ispat kurallarına yollama yapılmaktadır.

ALT KOMİSYON RAPORU

– Tasarının 291 inci maddesinin ikinci fıkrasında, 289 uncu maddede olduğu gibi beş yıllık süre getirmek amacıyla “… bir yıl, her halde doğumdan başlayarak beş yıl içinde soybağının reddi davası açar.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

– Tasarının 291 inci maddesinin ikinci fıkrasında, 289 uncu maddede olduğu gibi beş yıllık süre getirmek amacıyla “… bir yıl, her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl içinde soybağının reddi davası açar.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2025/2666 K. 2025/4921 Bozma
Usul

TMK m.291 uyarınca diğer ilgililerin (altsoyun) soybağının reddi davası kocanın ölümünden itibaren bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir; bu süre açıkça düzenlendiğinden maddenin son fıkrasındaki kıyas hükmü süre yönünden uygulanmaz.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Altsoy tarafından TMK m.291'e dayalı açılan soybağının reddi davasında bir yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı. Değerlendirme: m.291 ilgililerin dava açma hakkını kocanın ölümünden itibaren bir yılla sınırlar; son fıkradaki kıyas hükmü ancak hakkında düzenleme bulunmayan hallerde uygulanır, hak düşürücü sürede açık düzenleme olduğundan kıyasa gidilemez. Sonuç: Süresinde açılmayan birleşen davanın reddi gerekirken kabulü hatalı bulunup karar bozuldu, asıl davanın reddi onandı.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2024/4420 K. 2024/6673 Onama
Tanıkla İspat Usul

Soybağının reddi davasını açan kocanın yargılama sırasında ölümü hâlinde, davaya TMK m.291'de sayılan diğer ilgililerden anne ve kardeşlerin devam hakkı ve bir yıllık süre koşulu yönünden taraf ehliyeti ve süre denetimi yapılır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Soybağının reddi davasında, davayı açan koca yargılama sırasında vefat edince annesi ve kardeşlerinin TMK m.291 kapsamında davaya devam edip edemeyeceği ve bir yıllık sürenin gözetilmesi. Değerlendirme: İlk derece kardeşlerin taraf ehliyetsizliği ve annenin vekâletnamesinin bir yıllık süre geçtikten sonra sunulması gerekçesiyle reddetmiş; AYM ihlal kararı sonrası bozmaya uyularak ATK raporuyla biyolojik babalık reddedilince dava kabul edilmiştir. Sonuç: Davalıların temyizi reddedilerek kabul yönündeki hüküm ONANMIŞTIR.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2025/1677 K. 2025/2409 Ret
Usul

TMK m.291 uyarınca altsoy tarafından açılan soybağının reddi davası, ölümden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Altsoy tarafından TMK m.291 uyarınca açılan soybağının reddi davasında, hak düşürücü süre nedeniyle verilen ret hükmünün Yargıtayca onanması sonrası davacı vekilinin karar düzeltme talebinin caiz olup olmadığı. Değerlendirme: Bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 sonrası verilen ve temyiz incelemesinden geçen kararlara karşı 6100 sayılı HMK'da karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine dair düzenleme bulunmamaktadır. Sonuç: Davacı vekilinin karar düzeltme talepli dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2023/9208 K. 2025/2762 Onama
Usul

Evlilik içi doğan çocukta nüfus kaydının düzeltilmesi istemi gerçekte TMK m.291 kapsamında diğer ilgililerce açılan soybağının reddi davası niteliğinde olup, hukuki nitelendirme hâkime ait olduğundan davacının aktif dava ehliyeti bu hükme göre denetlenir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Nüfus kaydının düzeltilmesi olarak açılan dava, evlilik içi doğan çocuk yönünden TMK m.291 kapsamında diğer ilgililerce açılan soybağının reddi davası olarak nitelendirildiğinde davacının aktif dava ehliyeti var mıdır? Değerlendirme: Hukuki nitelendirme hâkime aittir; dava soybağının reddi davası olup davacının (kardeşin) bu davayı açmaya aktif dava ehliyeti yoktur. Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak, ilk derece mahkemesinin ret kararı gerekçesi değiştirilip düzeltilerek onanmıştır.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!