TMK Madde 289 Soybağının reddi davasında hak düşürücü süreler

Özet 3 fıkra · ~3 dk okuma

TMK 289, soybağının reddi davası bakımından koca, ana ve çocuk için ayrı ayrı hak düşürücü süreleri düzenler.

Resmi Metin

Hak düşürücü süreler

Madde 289- (1) Koca, davayı, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde açmak zorundadır.

(2) Ana doğumdan, çocuk ise ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorundadır.

(3) Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Norm Durumu ve Değişiklikler

Bu madde yürürlüktedir; ancak aşağıdaki fıkra/ibare(ler) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir:

  1. AYM iptali 1. fıkra — süre ibaresi AYM E.2008/30 K.2009/96 Soybağının reddi davasında kocaya getirilen "her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl"lık mutlak hak düşürücü süre, Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir (RG 7 Ekim 2009, S.27369). Maddede öğrenmeden itibaren bir yıllık süre yürürlüktedir.
    İptal edilen önceki metin — yürürlükte değildir: her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl

Karar metinleri için AYM Norm Kararları Bilgi Bankası ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Madde, soybağının reddi davası bakımından koca, ana ve çocuk için ayrı ayrı hak düşürücü süreleri düzenler. Koca, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkekle cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde davayı açmak zorundadır. Ana doğumdan, çocuk ise ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açabilir. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; geçirilmesi davanın esasının görülmesini engeller. Üçüncü fıkra ise gecikmenin haklı bir sebebe dayanması hâlinde, bir yıllık sürenin sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlayacağını öngörmüştür. Haklı sebebin neyi kapsayacağı kanunda sayılmamış, hâkimin takdirine bırakılmıştır. Avukatlık pratiğinde sürenin ne zaman işlemeye başladığını gösteren öğrenme tarihi, açılan davanın kabul veya reddini doğrudan belirler. Vekilin, dilekçeye öğrenme tarihini somutlaştıran belge, tanık veya yazışma delillerini ekleyerek hak düşürücü süre itirazını başlangıçta karşılaması gerekir.

Gerekçe

Madde soybağının reddi davasının tabi olduğu süreyi, yürürlükteki Kanundan tamamen farklı bir şekilde yeniden düzenlemekte ve kısmen yürürlükteki Kanunun 242 ve 246 ncı maddelerini karşılamaktadır. Maddede İsviçre Medeni Kanununun 256c maddesi hükmüne paralel bir düzenleme getirilmiştir.

Birinci fıkrada, yürürlükteki Kanunun 242 nci maddesinde yer alan ve davanın dokunduğu menfaatler açısından çok kısa bir süre olan bir aylık süre yerine ve 1984 tarihli Öntasarının 224 üncü maddesindeki altı aylık süreden de farklı olarak, bir ve beş yıllık iki süre düzenlenmiştir. Bir yıllık süre kocanın, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır. Beş yıllık süre ise, her halde doğumdan itibaren işlemeye başlayacak olan bir süredir. Böylece koca, beş yıllık süre geçtikten sonra, bir yıllık süre henüz dolmamış yahut işlemeye başlamamış olsa bile, soybağının reddi davası açamayacaktır.

İkinci fıkrada, çocuğun dava hakkının tabi olduğu süre, çocuğa dava hakkı tanıyan 1984 tarihli Öntasarının 227 nci maddesinin dördüncü fıkrası hükmünden de farklı bir şekilde hükme bağlanmıştır. Buna göre çocuk, ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl dava açmak zorundadır.

Hem birinci ve hem de ikinci fıkrada düzenlenen süreler, hak düşürücü sürelerdir.

Üçüncü fıkrada ise, dava açmadaki gecikmenin haklı bir sebebe dayanması halinde, bir yıllık hak düşürücü sürenin bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlayacağı hükme bağlanmıştır. Haklı sebebin neler olabileceği fıkrada belirtilmemiş, herhangi bir olayın haklı sebep oluşturup oluşturmadığını belirleme konusunda hakime takdir yetkisi verilmiştir.

ALT KOMİSYON RAPORU

– Tasarının 289 uncu maddesinin “Dava açma süresi” olan madde başlığı, diğer maddelerdeki düzenlemelere paralel olarak “Hak düşürücü süreler” şeklinde değiştirilmiştir.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

– Tasarının 289 uncu maddesinin “Dava açma süresi” olan kenar başlığı, diğer maddelerdeki düzenlemelere paralel olarak “Hak düşürücü süreler” şeklinde değiştirilmiştir.

TBMM GENEL KURULU

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Görüşülmekte olan 723 sıra sayılı kanun tasarısının 289 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “fakat” kelimesinin madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

Aydın Tümen

(Ankara)

ve arkadaşları

BAŞKAN – Evet, Sayın Komisyon?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI EMİN KARAA (Kütahya) – Çoğunluğumuz olmadığı için katılamıyoruz, takdire bırakıyoruz.

BAŞKAN – Sayın Hükümet?

ADALET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Katılıyorsunuz.

Komisyonun takdire bıraktığı, hükümetin katıldığı, Aydın Tümen ve arkadaşlarına ait önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları

İlgili Yargıtay kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2004/554 K. 2004/742 Direnme Bozuldu
Usul

TMK m.289 son fıkrası uyarınca soybağının reddi davasında gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa bir yıllık hak düşürücü süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar ve dava beş yıllık mutlak süre geçmiş olsa dahi esastan incelenebilir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Soybağının reddi davasında TMK m.289'daki bir ve beş yıllık hak düşürücü sürelerin geçmesinden sonra, haklı bir sebebe dayanılarak davanın açılıp açılamayacağı. Değerlendirme: Yerel mahkeme yalnızca beş yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle işin esasına girmeden davayı reddetmiş; HGK, m.289'un son fıkrası uyarınca gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa bir yıllık sürenin bu sebebin kalktığı tarihte işlemeye başlayacağını, dolayısıyla beş yıldan sonra da esasa girilebileceğini kabul etmiştir. Sonuç: Direnme kararı oyçokluğuyla bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2024/8435 K. 2025/590 Bozma
Usul

Soybağının reddi davasında TMK m.289'daki bir yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olan "öğrenme", soyut şüphe veya beyanlarla değil ancak DNA testiyle duraksamaya yer bırakmayacak biçimde gerçekleştiğinde başlar.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Soybağının reddi davasının TMK m.289'daki bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığının tespitinde "öğrenme" anının nasıl belirleneceği. Değerlendirme: Çocuğun kendisinden olmadığı yönündeki soyut şüphe ve beyanlar öğrenme için yeterli değildir; öğrenmenin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde gerçekleşmesi için DNA testi yapılması gerekir. Sonuç: İstinaf kararı ortadan kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı oy çokluğuyla bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2006/7989 K. 2006/16249 Bozma

Soybağının reddi davasında koca TMK m.289'daki bir yıllık hak düşürücü süre içinde dava açmamış ve açmamasında haklı bir neden de kanıtlanmamışsa, kocanın altsoyu tarafından açılan dava dinlenemez.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Murisin altsoyu tarafından açılan soybağının reddi davasında, kocanın TMK m.289'daki bir yıllık hak düşürücü süre içinde dava açıp açmadığı. Değerlendirme: TMK m.291 uyarınca koca süre geçmeden ölürse altsoyu dava açabilirse de, koca m.289'daki bir yıllık süre içinde dava açmamış ve açmamasında haklı bir neden de kanıtlanmamıştır; bu durumda davanın dinlenmesi mümkün değildir. Sonuç: Davanın reddi gerekirken kabulü hatalı olduğundan hüküm bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2024/8038 K. 2025/64 Bozma
Tanıkla İspat Usul

TMK m.289'daki bir yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcına esas "öğrenme", soyut beyan veya şüpheyle değil, ancak DNA testiyle duraksamaya yer bırakmayacak şekilde gerçekleştiğinde başlar.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Soybağının reddi davasında TMK m.289'daki bir yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olan "öğrenme"nin ne zaman gerçekleştiği. Değerlendirme: Çocuğun kendisinden olmadığına dair soyut beyan veya şüphe öğrenme için yeterli değildir; öğrenmenin duraksamaya yer bırakmayacak biçimde gerçekleşmesi için DNA testi gereklidir. Sonuç: Davanın hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin karar bozulmuştur (oy çokluğuyla).

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2006/5080 K. 2006/12546 Onama
Usul Tanıkla İspat

Soybağının (nesebin) reddi davası, TMK m.289'da öngörülen hak düşürücü süre içinde açılmalıdır; bu süre kamu yararına dayalı olup geçirilmesi halinde gecikmenin haklı bir nedene dayandığı kanıtlanmadıkça dava reddedilir.

Detaylı özeti gör

Nesebin reddi davasında yerel mahkeme bir çocuk yönünden davayı kabul etmiş, hüküm temyiz edilmiştir. Daire çoğunluğu, delillerin takdirinde yanlışlık bulunmadığından temyiz isteğini reddederek hükmü onamıştır. Karşı oy, davacının evlilikten kısa süre sonra doğan çocuk yönünden TMK m.289'da öngörülen hak düşürücü süreyi geçirdiğini ve gecikmenin haklı nedene dayandığını kanıtlayamadığını, bu nedenle davanın bu çocuk yönünden de reddi gerektiğini belirtmiştir. Sonuç: Hüküm oyçokluğuyla ONANMIŞTIR.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!