TMK Madde 244 Paylaşmalı mal ayrılığı: Genel olarak

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 244, paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde eşlerin kendi malvarlıkları üzerindeki yönetim, yararlanma ve tasarruf yetkilerini tek fıkra hâlinde düzenleyen temel bir yetki normudur.

Resmi Metin

Genel olarak

Madde 244- Eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde eşlerin kendi malvarlıkları üzerindeki yönetim, yararlanma ve tasarruf yetkilerini tek fıkra hâlinde düzenleyen temel bir yetki normudur. Düzenlemeye göre eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur.

Maddenin gerekçesinde hükmün İsviçre Medeni Kanununun 247 nci maddesini karşıladığı; yeni düzenlenen "paylaşmalı mal ayrılığı" rejiminde ilke olarak eşlerin kendi malvarlıkları üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını koruduğu vurgulanmıştır. Düzenleme, paylaşmalı mal ayrılığında her eşin malvarlığı bağımsızlığını esas alan rejim mantığını ortaya koymakta; ancak bu rejimin diğer hükümlerinde aile lehine paylaşıma tabi tutulan mallar bakımından özel sınırların uygulanacağını ima etmektedir.

Gerekçe

İsviçre Medeni Kanununun 247 nci maddesini karşılamaktadır.

Yeni düzenlenen “paylaşmalı mal ayrılığı” rejimine ilişkin bu hükümle, eşlerin ilke olarak kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını koruduğu kabul edilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2007/5877 K. 2008/5526 Bozma

Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle yasal mal rejimi yerine, kanunda yazılı sınırlar içinde başka bir mal rejimini seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirler (TMK m. 203).

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, davalı adına kayıtlı taşınmaza yapılan katkı (mahkemece katılma, karşı oyda değer artış payı olarak nitelenen) alacağı davasının, davalının ileri sürdüğü zamanaşımı def'i karşısında hangi süreye tabi olduğunda toplanmakta; yerel mahkeme TMK m.178'deki bir yıllık süreyi uygulayarak davayı zamanaşımından reddetmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi oyçokluğuyla hükmün BOZULMASINA karar vermiş; katılma alacağının zamanaşımı konusunda TMK'da hüküm bulunmadığını, BK m.125 uyarınca kural olarak alacakların on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, "her dava" ifadesinin "bütün alacaklar" biçiminde anlaşılması gerektiğini, başlangıcın mal rejiminin sona erdiği tarih (TMK m.225) olduğunu ve TMK m.5 gereği BK'nın zamanaşımı hükümlerinin uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanacağını belirterek on yıllık süreyi benimsemiştir. Karara yazılan karşı oyda, eşlerin mal rejimi sözleşmesiyle başka bir rejime geçmeleri (TMK m.203) veya dönüştürme davasıyla (TMK m.206) mal ayrılığına geçilmesi hâlinde değer artış payı alacağının evlilik sırasında da doğabileceği vurgulanmış; zamanaşımının sözleşme bulunup bulunmamasına göre ayrı değerlendirilmesi (sözleşme varsa BK m.125 gereği on yıl; yoksa öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde on yıl) gerektiği savunularak çoğunluğun ayrım yapmaksızın doğrudan on yılı benimsemesinin Kanunun sistematiğine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Hizmet

TMK 244, eşler arası mal rejimi, edinilmiş mallara katılma ve tasfiye süreçleri bakımından genel olarak alanında uygulanır.

mal rejimi ve tasfiye davalarında hukuki destek

Bize WhatsApp'tan ulaşın!