TMK Madde 23 Kişilik hakkı: Vazgeçme ve aşırı sınırlama yasağı

Özet 3 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 23, kişiliğin korunmasına ilişkin genel ilkeyi düzenlemektedir.

Resmi Metin

Vazgeçme ve aşırı sınırlamaya karşı

Madde 23- (1) Kimse, hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez.

(2) Kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlâka aykırı olarak sınırlayamaz.

(3) Yazılı rıza üzerine insan kökenli biyolojik maddelerin alınması, aşılanması ve nakli mümkündür. Ancak, biyolojik madde verme borcu altına girmiş olandan edimini yerine getirmesi istenemez; maddî ve manevî tazminat isteminde bulunulamaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, kişiliğin korunmasına ilişkin genel ilkeyi düzenlemektedir. Hukuka aykırı olarak kişilik hakkı saldırıya uğrayan kimse, hâkimden saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı, kişinin fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü, onurunu, adını, resmini, özel yaşamını ve ekonomik değerlerini kapsayan geniş bir haklar bütünüdür.

Bu madde, kişiliğin korunması konusundaki genel çerçeveyi çizerek izleyen maddelerdeki özel koruma araçlarının hukuki temelini oluşturmaktadır. Kişilik hakkının zedelenmesine karşı hukuki koruma talep edebilme yetkisi, temel bir sübjektif hak olarak kabul edilmektedir. Madde, kişiliğe yönelen her türlü hukuka aykırı saldırıyı kapsamakta olup saldırının kaynağı, biçimi veya ağırlığı bakımından herhangi bir sınırlama öngörmemektedir.

Gerekçe

Yürürlükteki Kanunun 23. maddesini karşılamaktadır.

Maddenin konu başlığında arı bir Türkçe olarak “Kişiliğin korunması” deyimi kullanılmıştır. Yürürlükteki metin esas alınmakla beraber doktrindeki açıklamalar dikkate alınarak ve kaynak İsviçre Medeni Kanununun 27. maddesinin Almanca metnine uygun olarak, kişilerin vazgeçemeyecekleri hususların “hak ve fiil ehliyetleri olduğu” açıklığa kavuşturulmuştur.

Yürürlükteki maddenin üçüncü fıkrasına 3678 sayılı Kanunla eklenen hükmün, Ülkemizde bu konu ile ilgili özel bir kanun olan 2238 sayılı “Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun” varken, aynen korunmasının isabetli olup olmadığı tartışılabilirse de kişi haklarının korunması açısından madde metninde yer alması uygun görülmüştür.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş HGK içtihatları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2018/672 K. 2022/588 Bozma
Usul

Devri yasak, münhasıran şahsa bağlı haklar (TMK m.23) gibi mallar haczedilemez; maddî hukuka göre devri mümkün olmayan bu nitelikteki haklar üzerine haciz konulamaz.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Belediyenin kamu hizmetine tahsisli taşınmazlarına ilişkin haczedilmezlik şikâyetinin süreye tabi olup olmadığı ve mahkemece esasının incelenmesi gerekip gerekmediği. Değerlendirme: Kamu düzenine ilişkin haczedilmezlik şikâyeti İİK m.16/2 uyarınca süresiz olup şikâyetin süreden reddi yerinde değildir; gerekçede maddî hukuka göre devri yasak münhasıran şahsa bağlı haklar (TMK m.23) gibi malların haczedilemeyeceği belirtilmiştir. Sonuç: Direnme kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar verilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2014/213 K. 2016/70 Bozma

Tüzel kişiler de kişilik haklarının korunmasından yararlanır; kişilik haklarına yönelik saldırı (örneğin yayınla itibarın zedelenmesi) haksız fiil niteliğindedir ve tüzel kişi de bu saldırı nedeniyle manevi tazminat isteyebilir.

Detaylı özeti gör

Tüzel kişi şirketin TV yayınıyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle açtığı manevi tazminat davasında yetkili mahkeme uyuşmazlığı incelenmiştir. HGK, tüzel kişilerin de manevi tazminat isteyebileceğini, kişilik hakkına saldırının haksız fiil niteliğinde olduğunu ve internet yayınına şubenin bulunduğu yerden erişilebildiğinden haksız fiilin orada da gerçekleştiğini benimsemiştir. Sonuç: Yerel mahkeme direnme kararı değişik gerekçeyle BOZULMUŞTUR (mahkeme yetkili olduğundan esasın incelenmesi gerekir).

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!