TMK Madde 148 Geçici ayırt etme gücü yokluğunda evlenmenin iptali

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 148, nisbî butlan sebeplerinden ayırt etme gücünden geçici yoksunluğu düzenlemektedir.

Resmi Metin

Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk

Madde 148- Evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş, evlenmenin iptalini dava edebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, nisbî butlan sebeplerinden ayırt etme gücünden geçici yoksunluğu düzenlemektedir. Evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş, evlenmenin iptalini dava edebilir. Bu düzenleme, evlenme iradesinin geçici bir sebeple sağlıklı biçimde oluşturulamamasını iptal sebebi olarak kabul etmektedir.

4721 sayılı Kanun’un gerekçesinde, kenar başlığın “Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk” olarak değiştirildiği ve bu maddenin ayırt etme gücünden her yoksunluk hâlini değil, yalnızca geçici yoksunluk hâlini kapsadığının vurgulandığı belirtilmiştir. Sürekli ayırt etme gücü yoksunluğu mutlak butlan sebebi iken, geçici yoksunluk nisbî butlan sebebi olarak düzenlenmiştir.

Gerekçe

Maddenin konu başlığı “B.Nisbi butlan” şeklinde korunmuş bunu takip eden birinci kenar başlık “1.Eşlerin dava hakkı” şeklinde değiştirilmiştir. Burada eşlerin dava hakkından birincisi olarak, maddenin kenar başlığında “1.Temyiz kudretinden mahrumiyet” ifadesi yerine “Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk” ifadesi kullanılmıştır. Bu yolla bu maddenin temyiz kudretinden her yoksunluk halini kapsamadığı buraya sadece geçici yoksunluk hallerinin girdiği ifade edilmek istenmiştir.

Maddede yanlış olarak kullanılan “fesih” sözcüğü yerine doğru olarak “iptal” sözcüğü kullanılmıştır. Zira fesih, geçerli olan bir hukuki ilişkinin sona erdirilmesi olduğu halde, iptal geçerli olmayan bir hukuki ilişkinin ortadan kaldırılmasını ifade eder ki, maddede söz konusu olan durum budur.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2020/1267 K. 2020/3754 Bozma

Dava, evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olma (TMK m.148) hukuki sebebine dayalı olarak açıldığında, mahkemece bu maddeye özgü iptal (nispi butlan) sebebinin koşulları çerçevesinde inceleme yapılması gerekir.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, mirasçı (davacı erkek) tarafından, mirasbırakanı ile davalı arasındaki evliliğin öncelikle yokluğunun tespiti, kabul edilmezse mutlak butlan (TMK m.145) sebebiyle iptali istemine ilişkindir; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi ise uyuşmazlığı evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olma (TMK m.148) kapsamında nitelendirerek, mirasçıların bu sebebe dayalı dava açma hakkı bulunmadığı ve hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle gerekçeyi düzeltip istinaf talebini reddetmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesinin ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığı TMK m.145 mutlak butlan sebebiyle iptal olarak nitelendirdiğini ve tarafların bu nitelendirmeye itiraz etmediğini vurgulayarak; bölge adliye mahkemesinin istinaf itirazlarını ve delilleri TMK m.145 kapsamında değerlendirmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle TMK m.148 kapsamında inceleme yapmasını usul ve yasaya aykırı bulmuş ve hükmü oyçokluğuyla BOZMUŞ, bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermiştir. Karşı oyda ise, ölen eşin evlilik sonrasında ayırt etme gücüne sahip olduğu dikkate alındığında durumun TMK m.147/2 uyarınca mutlak butlanın nispi butlana dönüşmesi niteliğinde olduğu, gerek mutlak gerek nispi butlan açısından dava açma hakkı olmayan mirasçı tarafından açılan davanın her hâlde reddi gerektiği ve bölge adliye mahkemesinin uyuşmazlığı hem m.145 hem m.148 yönünden tartışarak verdiği kararın hukuka uygun olduğu, dolayısıyla hükmün onanması gerektiği görüşü savunulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2023/10103 K. 2024/6856 Onama

TMK m.148, kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı ya da namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlikeyle korkutularak (ikrah) evlenmeye razı edilen eşe, evlenmenin iptalini dava etme hakkı tanır (nispi butlan sebebi).

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık; davacı davalı erkeğin nispi butlan (evliliğin iptali) talebinin kabulü şartlarının bulunup bulunmadığı, tarafların boşanmalarını gerektirir nitelikte bir geçimsizliğin mevcut olup olmadığı ve kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası ile miktarı noktasında toplanmıştır; erkek, kadının daha önce evlendiğini ve çocuğu olduğunu gizlediğini, kendisini dolandırdığını ileri sürerek TMK m.148 uyarınca iptal, olmazsa m.166 uyarınca boşanma ve tazminat istemiş, kadın ise birleşen davada m.162 uyarınca boşanma talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, dinlenen tanık beyanlarının bir kısmının soyut ve inandırıcılıktan uzak, bir kısmının görgü ve bilgiye dayalı olmadığı, iddiaların ispat edilemediği gerekçesiyle hem asıl hem birleşen davanın reddine karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi de erkeğin iddialarını ispat edemediği ve kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının miktarının uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine hükmetmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, temyizen incelenen kararın usul ve kanuna uygun bulunduğunu ve davacı davalı erkek vekilince ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmediğini belirterek HMK m.370/1 uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA karar vermiştir. Kararın TMK m.148 ile bağı, erkeğin iptal yönündeki iddialarını kanıtlayamaması nedeniyle nispi butlan talebinin reddedilmesi ve bu sonucun denetim aşamasında onanmasıdır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2023/2859 K. 2024/7606 Onama

TMK m.148, evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eşe evlenmenin iptalini (nispi butlan) dava etme hakkı tanır.

Detaylı özeti gör

Karşılıklı açılan boşanma davasında davalı-davacı erkek, kadının evlilik öncesi gizlemiş olabileceği psikolojik sorunları bulunduğu ve cinsel birlikteliğin hiç gerçekleşmediği iddiasıyla 4721 sayılı Kanun'un 148 inci ve devamı maddeleri (nispi butlan) uyarınca öncelikle evliliğin iptalini, olmazsa m.166 gereğince boşanmayı talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, nispi butlan sebeplerinden hiçbirinin ispatlanamadığını, cinsel birlikteliğin kadından kaynaklanan sebeplerle gerçekleşmediğinin kanıtlanamadığını ve bu durumun tek başına nispi butlan sebebi olmadığını belirterek erkeğin iptal davasını reddetmiş, tarafları m.166 uyarınca boşamış; doktor raporlarıyla her iki tarafta da cinsel birlikteliğe engel fizyolojik/psikolojik rahatsızlık bulunmadığı saptanmış ve erkek ağır kusurlu kabul edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi taraf istinaf başvurularını kısmen kabul ederek kusur değerlendirmesini (kadın az, erkek ağır kusurlu) ile nafaka ve tazminat yönlerini yeniden ele almıştır. Karardaki m.148 atfı, evlilik anındaki geçici ayırt etme gücü yoksunluğuna ilişkin özel bir uygulama olmayıp "148 inci ve devamı maddesi" biçiminde nispi butlan hükümlerine topluca yapılan çerçeve bir atıf niteliğindedir. Metin, davacı-davalı kadının maddî tazminat talebine ilişkin cümlede kesildiğinden Yargıtay 2. HD'nin nihai bozma/onama sonucu karar metninde yer almamaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2024/4297 K. 2024/4028 Onama

TMK m.148, evlenmenin butlanı/iptali rejiminin çerçeve maddesidir; geçici ayırt etme gücü yokluğuna dayalı iptal talebi (m.149/2) ispatlanamadığında bu talep reddedilir.

Detaylı özeti gör

Sivas 2. Aile Mahkemesi, davacı erkeğin eşinin evlenme anında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olduğunu (TMK m.149/2 nispi butlan) ispat edemediği gerekçesiyle evlenmenin iptali davasını reddetmiş, erkeğin boşanma davasını kabul ederek erkek lehine maddî ve manevî tazminata hükmetmiştir. Kayseri BAM 2. HD ise kadını ağır, erkeği hafif kusurlu kabul ederek kadının boşanma davasını da kabul etmiş ve erkek lehine 30.000 TL maddî, 35.000 TL manevî tazminata hükmetmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle bu kararı ONAMIŞTIR. Daire, erkeğin eşini kovduğu vakıasının sabit olmadığını ve bu vakıanın kusur gerekçesinden çıkarılması gerektiğini, buna karşılık evin kilidini değiştirmek suretiyle erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda az da olsa kusurlu bulunduğunu belirterek hükmü usul ve kanuna uygun görmüştür. Kararın "İlgili Hukuk" başlığında TMK m.4, 6, 148, 149, 156, 160, 166/1-2 ve 174 ile HMK ve TBK'nın ilgili maddeleri uygulanan çerçeve kapsamında anılmış; iptal talebi geçici ayırt etme gücü yoksunluğu ispat edilemediğinden reddedilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2014/22503 K. 2014/22453 Bozma

Davacı eşin ölümüyle boşanma davası konusuz kalır; mirasçıların hakkı yalnızca diğer eşin kusurunun tespitiyle (TMK m.181/2) sınırlı olduğundan, dava ıslahla TMK m.148'e dayalı evliliğin iptali davasına dönüştürülemez.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, koca tarafından açılan boşanma davasının yargılama sırasında (13.12.2012) davacının ölmesi üzerine mirasçılarının vekilinin 19.12.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle davayı TMK m.148'e dayalı "evliliğin iptali" davasına dönüştürmesinin mümkün olup olmadığına ilişkindir; yerel mahkeme davacıların sıfat yokluğundan ret kararı vermiş, Daire bu hükmü önce onamış, ardından ölen davacının mirasçılarının karar düzeltme talebini incelemiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, karar düzeltme talebini HUMK m.440/1-4 gereğince oybirliğiyle KABUL etmiş, 19.06.2014 tarihli önceki onama kararını KALDIRMIŞ ve yerel mahkeme kararını BOZMUŞTUR (12.11.2014). Gerekçede, boşanma davası sırasında taraflardan birinin ölümüyle boşanma davasının konusuz kaldığı, ölen davacının mirasçılarının davayı devam ettirme hakkının yalnızca diğer eşin kusurunun tespiti bakımından (TMK m.181/2) bulunduğu, hakları yalnızca buna münhasır olan mirasçıların ıslahla davayı bir başka davaya dönüştüremeyecekleri ve bu halde ıslahın caiz olmayıp sonuç doğurmadığı belirtilmiştir. Daire, m.148'in nispi butlan koşullarını esastan tartışmamış; ıslaha geçerlilik tanınmasını hatalı bularak davanın ıslahtan önceki haliyle, yani boşanmanın ölümle konusuz kaldığı gözetilerek ve yalnızca diğer eşin kusurunun tespiti yönünden tarafların delilleri toplanarak görülmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!