TMK Madde 147 Mutlak butlan davasının sınırlanması veya kalkması

Özet 3 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 147, mutlak butlan davasının özel durumlarını düzenlemektedir.

Resmi Metin

Dava hakkının sınırlanması veya kalkması

Madde 147- (1) Sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı Cumhuriyet savcısı tarafından re'sen dava edilemez; fakat her ilgili, mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir.

(2) Ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya akıl hastalığının iyileşmiş olması durumlarında mutlak butlan davasını yalnız ayırt etme gücünü sonradan kazanan veya akıl hastalığı iyileşen eş açabilir.

(3) Evliyken yeniden evlenen bir kimsenin önceki evliliği mutlak butlan kararı verilmeden önce sona ermişse ve ikinci evlenmede diğer eş iyiniyetli ise, bu evlenmenin butlanına karar verilemez.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, mutlak butlan davasının özel durumlarını düzenlemektedir. Sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı Cumhuriyet savcısı tarafından re’sen dava edilemez; fakat her ilgili mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir. İkinci fıkra, ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya akıl hastalığının iyileşmesi hâlinde dava hakkını yalnızca bu eşe tanımıştır. Üçüncü fıkra, önceki evliliği sona ermiş ve ikinci eşi iyiniyetli ise ikinci evlenmenin butlanına karar verilemeyeceğini düzenlemektedir.

4721 sayılı Kanun’un gerekçesinde, ikinci fıkrada dava hakkının yalnızca ayırt etme gücünü kazanan veya iyileşen eşe tanındığı belirtilmiştir. Üçüncü fıkradaki iyiniyet koruması, çifte evlilik engelinin kalkmasıyla birlikte iyiniyetli ikinci eşin evliliğinin korunmasını sağlayan istisnai bir hükümdür.

Gerekçe

Madde kenar başlığıyla birlikte Türkçeleştirilerek yeniden kaleme alınmıştır. Yürürlükteki maddenin ikinci fıkrasında dava hakkı, ayırt etme gücüne sonradan sahip olan veya akıl hastalığı iyileşmiş olan eşe de tanınmıştır. Bu düzenleme isabetli olmadığından, ikinci fıkra değiştirilmek suretiyle dava hakkı sadece ayırt etme gücüne sahip değilken ya da akıl hastası iken ayırt etme gücünü sonradan kazanan ya da akıl hastalığı iyileşen eş için tanınmıştır. Üçüncü fıkrada, evliyken yeniden evlenen bir kimsenin önceki evliliğinin mutlak butlan kararı verilmeden önce sona ermesi ve ikinci evlenmede de diğer eşin iyiniyetli olması halinde, artık mutlak butlan sebebi kalmadığından, evlenmenin butlanına karar verilemeyeceği öngörülmüştür. Maddede İsviçre Medeni Kanununun Fransızca metninde yer alan “butlan” sözcüğü kullanılmıştır. Bu sözcük hem mutlak butlan hem de nisbi butlan hallerini ifade etmektedir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2016/19266 K. 2017/12067 Bozma
Usul

Sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı Cumhuriyet savcısı tarafından re'sen dava edilemez; fakat her ilgili, mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Ölen kişinin yaptığı evliliğin mutlak butlanla iptali davasında taraf teşkilinin (husumetin) doğru yöneltilip yöneltilmediği. Değerlendirme: Sona ermiş evliliğin mutlak butlanı savcı tarafından re'sen dava edilemese de her ilgili isteyebilir (TMK m.147); dava sağ iseler her iki eşe, ölmüşlerse mirasçılarına yöneltilmeli, eksik hasımla esasa girilemez. Sonuç: Eksik taraf teşkili nedeniyle hüküm bozulmuştur.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!