TMK Madde 121 Nişanın bozulmasında manevî tazminat

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TMK 121, nişanın bozulması hâlinde manevî tazminat hakkını düzenlemektedir.

Resmi Metin

Manevî tazminat

Madde 121- Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, nişanın bozulması hâlinde manevî tazminat hakkını düzenlemektedir. Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. Bu düzenleme, nişanın bozulmasının kişilik hakkına zarar vermesi hâlinde manevî tazminat talep edilebildiğini hükme bağlamaktadır.

4721 sayılı Kanun’un gerekçesinde, eski metindeki manevî tazminat koşullarının Borçlar Kanununun değişiklik öncesi hükmüne paralel olarak kaleme alındığı belirtilmiştir. Yeni düzenlemede Borçlar Kanunundaki değişikliğe uyum sağlanarak tazminat koşulları güncellenmiş ve kişilik hakkına saldırı ölçütü esas alınmıştır. Manevî tazminat talebi için kişilik hakkının zedelenmesi ve karşı tarafın kusuru aranmaktadır.

Gerekçe

Yürürlükteki maddede manevi tazminatın koşulları Borçlar Kanunumuzun 3444 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki hükmüne paralel olarak kaleme alındığından, manevi tazminat “şahsen fahiş bir surette mutazarrır olma” koşuluna bağlanmıştır. Oysa Borçlar Kanununun 49 uncu maddesinde 3444 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle manevi tazminatta “zararın ve kusurun ağırlığı” koşulu kaldırılmıştır. Bu değişikliğe rağmen niteliği ve amacı aynı olan bu maddedeki manevi tazminatın ağır zarar koşuluna bağlı tutulması haklı ve yerinde görülmemiştir. Öte yandan maddede hükmedilecek manevi tazminatın bir miktar paranın ödenmesi şeklindeki bir tazminat olduğu açıkça vurgulanmış, burada manevi tazminatın diğer şekillerine yer verilmediği ifade edilmek istenmiştir.

Yürürlükteki Kanunun 85 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen manevi tazminatın mirasçılara intikal edip etmeyeceği sorunu. 25 inci maddenin dördüncü fıkrasında hükme bağlanmış olan genel kurala bırakılmıştır. Manevi tazminatın mirasçılara intikal edip etmeyeceği, Ayrıca bunun başkalarına devir edilip edilmeyeceği 25 inci maddede hükme bağlanmış olduğundan bu maddede yeniden kaleme alınması yerinde görülmemiştir. 3444 sayılı Kanunla yürürlükteki Kanunun 24/a maddesi hükmü kabul edilmeden önce, bu sorun yürürlükteki Kanunun 85 inci maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanmış idi. Bu düzenleme karşısında buradaki özel hükmün diğer manevi tazminatlar için de geçerli olup olmadığı konusunda önemli tartışmalar yapılmaktaydı. Bu konu 25 inci maddede genel hüküm olarak düzenlendikten sonra artık manevi tazminatla ilgili özel hükümlerde aynı kuralın tekrarlanması isabetli olmayacaktır.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş HGK içtihatları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2021/383 K. 2022/1288 Onama
Tazminat

Karar, manevi tazminat verilebilecek özel olarak düzenlenmiş hâller arasında nişanın bozulmasını da (TMK m.121) sayarak bunu kişilik değerlerinin zedelenmesine ilişkin yasal dayanaklardan biri olarak göstermektedir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Bir Cumhuriyet savcısı hakkında HSYK'ya verilen şikâyet dilekçesindeki ifadelerin hak arama özgürlüğü sınırlarını aşıp aşmadığı ve kişilik haklarına saldırı oluşturup manevi tazminat gerektirip gerektirmediği. Değerlendirme: HGK, davacının "kadınlarla alem yaptığı" gibi ispatlanamayan ve şikâyet konusuyla ilgisiz isnatların küçük düşürücü olduğunu, şikâyet hakkı sınırlarını aştığını ve kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini benimsemiştir. Sonuç: Direnme kararı usul ve yasaya uygun bulunmuş, diğer temyiz itirazları için dosya Özel Daireye gönderilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2021/300 K. 2022/1224 Direnme Bozuldu
Tazminat

Manevi tazminat verilebilecek hâller yasalarca özel olarak düzenlenmiş olup, bunlardan biri de TMK m.121 kapsamındaki nişanın bozulması nedeniyle kişilik değerlerinin zedelenmesi hâlidir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Atatürk'ün zehirlenerek öldürüldüğüne ve davacının babası (eski Cumhurbaşkanı) ile İttihatçıların tertibine ilişkin gazete haber dizisi ve köşe yazısının davacının kişilik haklarına saldırı oluşturup manevi tazminat gerektirip gerektirmediği. Değerlendirme: Atatürk'ün ölümüne dair şüphelerin dile getirilmesi basın özgürlüğü kapsamındaysa da, davacının murisi hakkında somut olgu isnadı içeren kesin yargılı haberler bu kapsamda değerlendirilemez; özle biçim dengesi bozulmuş, hukuka aykırılık gerçekleşmiştir. Sonuç: Kişilik haklarına saldırıyı kabul eden direnme kararı usul ve yasaya uygun bulunarak diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2019/20 K. 2022/1197 Bozma
Tazminat

Manevi tazminata özel olarak izin verilen kanuni hâller arasında, kişilik değerlerinin zedelenmesi ve isme saldırının yanında nişanın bozulması (TMK m.121) da yer alır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Davalının vergi memuru davacılar hakkında yaptığı şikâyetlerin hak arama özgürlüğü sınırları içinde mi kaldığı, yoksa kişilik haklarına saldırı oluşturup manevi tazminat gerektirip gerektirmediği. Değerlendirme: Şikâyet zayıf da olsa emarelere dayandığı, salt zarar verme kastı bulunmadığı ve yasal sınırlar içinde kaldığı için kişilik haklarına saldırı sayılamaz. Sonuç: Direnme kararı, Özel Daire bozma kararına uyulması gerekçesiyle bozulmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2019/812 K. 2022/709 Onama
Tazminat

Karar, manevi tazminata yol açabilecek kanunen düzenlenmiş hâller arasında nişanın bozulmasını (TMK m.121) örnek olarak anar; somut uyuşmazlık ise kişilik haklarına saldırıya dayalı manevi tazminata ilişkindir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Davalının şikâyet ve tazminat dilekçelerinde davacı hakkında kullandığı "porno merakı/kadınlara düşkünlük" gibi ifadelerin hak arama ve savunma özgürlüğü sınırlarını aşıp kişilik haklarına saldırı oluşturup oluşturmadığı. Değerlendirme: Bu ifadeler şikâyet ve dava konusu olaylarla ilgisiz, küçük düşürücü ve davalının bunlar olmadan da savunma yapabileceği nitelikte olduğundan iddia-savunma dokunulmazlığı kapsamında değildir. Sonuç: Direnme kararının ONANMASINA, manevi tazminat sorumluluğu yerinde bulunarak oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2019/811 K. 2022/642 Direnme Bozuldu
Tazminat

TMK m.121 uyarınca nişanın bozulması, manevi tazminata hükmedilebilecek kişilik değerlerinin zedelenmesi hallerinden biri olarak yasada özel olarak düzenlenen olgular arasında sayılmaktadır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Boşanma davasında karşı eşin avukatı olan davalının davacıya duruşmada ve duruşma sonrası söylediği sözlerin iddia ve savunma dokunulmazlığı sınırlarını aşarak kişilik haklarına saldırı oluşturup manevi tazminat gerektirip gerektirmediği. Değerlendirme: HGK, sözlerin küçük düşürücü olduğunu, bu sözler söylenmeden de savunma yapılabileceğini, dolayısıyla savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilemeyeceğini ve kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini benimsemiştir. Sonuç: Direnme uygun bulunmuş, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmiştir.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/1453 K. 2020/504 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Adana BAM, davacının davalının resmen evli olduğunu bilerek nişanlandığını, gerçekte evli kişiyle yapılan akdin geçerli nişan sayılamayacağını ve davalının kusuru bulunmadığını saptayarak TMK 121 uyarınca nişanın bozulması nedeniyle manevi tazminat istenemeyeceğine hükmetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, davalının evli olduğunu gizleyerek evlenme vaadiyle kendisini kandırdığını, nişanın bozulması nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını ileri sürerek TMK 118 ve 121 uyarınca manevi tazminat istemiş; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Adana BAM, davacının davalının resmen evli olduğunu bilerek nişanlandığını, davalının evliliğini gizlemediğini ve boşanma davasının redle sonuçlanmasının davalının iradesinde olmadığını tespit etmiştir. Gerçekte evli kişiyle yapılan akdin geçerli nişan sayılamayacağı, reşit davacının evlilik dışı nişanlanmanın sonuçlarına katlanması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Bilgilendirme amaçlıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!