TBK Madde 623 Adi ortaklık: Kazanç ve zarara katılma

Özet 3 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 623, adi ortaklıkta sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değer ve niteliğine bakılmaksızın eşittir ve sözleşmede yalnızca kazanç veya yalnızca zarara katılım paylarından biri belirlenmişse bu belirleme diğerindeki payı da ifade eder. Bir ortağın zarara katılmaksızın yalnızca kazanca katılacağına ilişkin anlaşma (societas leonina) ancak katılma payı olarak yalnızca emeğini koymuş olan ortak bakımından geçerlidir.

Resmi Metin

Kazanç ve zarara katılma

Madde 623- (1) Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir.

(2) Sözleşmede ortakların kazanç veya zarara katılım paylarından biri belirlenmişse bu belirleme, diğerindeki payı da ifade eder.

(3) Bir ortağın zarara katılmaksızın yalnız kazanca katılacağına ilişkin anlaşma, ancak katılma payı olarak yalnızca emeğini koymuş olan ortak için geçerlidir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Adi ortaklıkta kazanç ve zarara katılma, aksi kararlaştırılmadıkça katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir; yani ağır sermaye koyan ortak, emek koyan ortakla kural olarak kişi başı aynı oranda pay alır, sermaye oranıyla orantılı bölüşme kendiliğinden geçerli olmaz. Sık yapılan bir hata, sözleşmeye yalnız kazanç veya yalnız zarar oranını yazıp diğerini boş bırakmaktır; TBK burada tek belirlemenin ötekini de kapsadığını söyler, dolayısıyla farklı bir zarar dağılımı isteniyorsa onu ayrıca ve açıkça yazmak gerekir. Bir ortağın zarara hiç katılmadan yalnız kazanca ortak olması ise ancak katılma payı olarak yalnızca emeğini koyan ortak için mümkündür; para veya mal getiren ortak sözleşmeyle zarardan tümüyle muaf tutulamaz (aslan ortaklığı yasağı). Bu kural iç ilişkiye aittir; yönetim yetkisi (TBK m.625) ve tasfiyedeki paylaşım ayrı değerlendirilir. Vergisel ve icraî sonuçlar bakımından payların sözleşmede net yazılması sonradan doğacak ortak-içi uyuşmazlığı büyük ölçüde önler.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 623. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 523 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 623 üncü maddesinde, adi ortaklıkta, ortakların kazanç ve zarara katılması düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 523 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Kar ve zarara iştirak” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Kazanç ve zarara katılma” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 523 üncü maddesi iki fıkradan oluştuğu halde, bu maddenin ikinci fıkrasının her iki cümlesi, ayrı konulara ilişkin oldukları göz önünde tutularak, Tasarının 623 üncü maddesinde iki fıkra halinde kaleme alınmıştır.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.623 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2023/975 K. 2025/324 Bozma

TBK m.623/3 gereğince zarara katılmaksızın yalnız kazanca katılma anlaşması, ancak katılma payı olarak salt emeğini koyan ortak için geçerlidir; hükmün karşıt anlamından, sermaye koyan diğer hiçbir ortağın zarardan muaf tutulamayacağı çıkar.

Detaylı özeti gör

Davacı yüklenici ile davalı arasındaki 29.12.2014 tarihli sözleşmeye göre davacı, davalı adına arsa sahipleriyle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri düzenleyecek; davalı ise yapım bedeli ile %10 taşeronluk ücretini ödeyip müteahhitlik payının sahibi olacaktı. Davacı noter sözleşmelerini yapıp önceki yükleniciden işi devir sözleşmesiyle devralmış, ruhsat alıp kat irtifakı kurmuş; açtığı alacak (birleşen davada itirazın iptali) davasında uyuşmazlık sözleşmenin geçerliliğinde toplanmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi sözleşmeyi taşınmaz devir borcu içeren sonuca katılmalı ödünç sözleşmesi sayıp resmî şekle uyulmadığından geçersiz kabul ederek direnmiş; Hukuk Genel Kurulu ise sözleşmeyi alacağın temliki niteliğinde ve adi yazılı şekille geçerli görerek direnme kararını değişik gerekçeyle oy çokluğuyla bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.623 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2025/2612 K. 2025/2297 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Adi ortaklıktan doğan alacak için ihtiyati haciz isteminde daire, TBK m.623 uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça ortakların kazanç ve zarar payının eşit olduğunu belirtmiş; kazanç taksim edilmeden ve tasfiye payı saptanmadan ortaklık mal ve alacaklarına haciz konulamayacağına karar vermiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, adi ortaklıktan kaynaklanan katılma payı ve kar payı alacağı için başlatılan takibe itirazın iptali davasında, davacı ortağın diğer ortak adına kayıtlı araç üzerine ihtiyati haciz konulması talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesi ihtiyati haciz talebini reddetmiştir. Daire, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığını, ortaklık geliri taksim edilmeden bu gelir üzerinde bütün ortakların iştirak halinde mülkiyeti olduğunu, kazancın taksim edilmediği veya tasfiyede ortağa isabet edecek payın belirlenmediği aşamada ortaklık mal ve alacakları üzerine haciz uygulanamayacağını belirtmiş; davanın bulunduğu aşamada iddia edilen ortaklığın varlığı ile davacı ortağa isabet edecek payın belirlenmemiş olması nedeniyle ret kararını usul ve yasaya uygun bularak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2019/413 K. 2020/720 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Adi ortaklığın feshine dayalı alacak davasında daire, kazanç ve zarara katılmayı düzenleyen TBK m.623'ü de anarak, tasfiyenin sözleşme hükümleri yoksa tasfiye memuru eliyle üç aşamada yapılması gerektiği gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Adi ortaklık sözleşmesinin feshine dayanan alacak davasında davacı ortak, işletme için yaptığı masrafların ödenmesini ve kâr payını istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek alacağa hükmetmiştir. Daire, sözleşmenin içeriğine göre taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu ve ortaklığın fiilen sona erdiğini, bir ortağın ortaklık için yaptığı masrafları istemesinin ortaklığın feshi ve tasfiyesini de kapsadığını belirtmiştir. Buna göre tasfiye görevlisi atanarak ortaklığın malvarlığının belirlenmesi, nakde çevrilmesi ve borçlar ile katılım payları geri verildikten sonra artan kazanç ya da zararın paylaştırılacağı son bilançoya göre hüküm kurulması gerektiğini saptayarak, eksik inceleme nedeniyle her iki tarafın istinaf başvurusunu kabul edip kararı kaldırmış ve dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!