TBK Madde 380 Kullanım ödüncü: Ödünç alanın kullanım hakkı
TBK 380, ödünç alan ödünç konusunu ancak sözleşmede kararlaştırılan şekilde, sözleşmede hüküm yoksa niteliğine veya özgülendiği amaca göre kullanabilir ve onu başkasına kullandıramaz. Bu hükümlere aykırı davrandığı durumlarda beklenmedik hâllerden doğan zararlardan da sorumlu olur; ancak bu hükümlere uymuş olsaydı bile zararın doğacağını ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Resmi Metin
Ödünç alanın kullanım hakkı
Madde 380- (1) Ödünç alan, ödünç konusunu ancak sözleşmede kararlaştırılan şekilde, sözleşmede hüküm yoksa niteliğine veya özgülendiği amaca göre kullanabilir.
(2) Ödünç alan, ödünç konusunu başkasına kullandıramaz.
(3) Ödünç alan, bu hükümlere aykırı davrandığı durumlarda, beklenmedik hâllerden doğan zararlardan da sorumludur. Ancak, bu hükümlere uymuş olsaydı bile zararın doğacağını ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
TBK m.380, kullanım ödüncünde (âriyet) ödünç alanın kullanma yetkisinin çerçevesini çizen bir sınırlama normudur. Bu yetki mutlak değildir; kapsamını öncelikle sözleşmede kararlaştırılan kullanım biçimi, sözleşmede hüküm yoksa şeyin niteliği veya özgülendiği amaç belirler. İlişki kişiye özgü ivazsız bir güven bağı olduğundan, ödünç alan şeyi başkasına kullandıramaz. Uygulamada sık rastlanan bir hata, bunu kira sözleşmesindeki alt kiralama veya kullanım devri iznine (TBK m.322) benzetmektir; âriyette böyle bir yetki bulunmaz ve bu kıyas yanlış sonuç doğurur. Normun asıl ağırlığı sorumluluk rejimindedir: alan bu sınırlara aykırı davranırsa, kural olarak sorumlu tutulmadığı beklenmedik hâllerden (kaza) doğan zararlardan da sorumlu olur. Bu, kusura dayanmayan ağırlaştırılmış bir sorumluluktur. Ancak alan, kurallara uysaydı bile zararın yine doğacağını ispatlayarak illiyet bağının kesildiğini gösterip sorumluluktan kurtulabilir; ispat yükü alandadır. Tüketim ödüncüyle (karz, TBK m.386) karıştırmamak gerekir: orada mülkiyet devrolur ve mislî iade esastır, burada ise aynen iade ve mülkiyetin verende kalması söz konusudur.
Gerekçe
Türk Borçlar Kanunu’nun 380. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:
818 sayılı Borçlar Kanununun 300 üncü maddesini karşılamaktadır.
Tasarının üç fıkradan oluşan 379 uncu maddesinde, ödünç alanın kullanım hakkı düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 300 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. Hükümleri / I. Ariyet alanın borçları” şeklindeki ibare, Tasarıda “B. Hükümleri / I. Ödünç alanın kullanım hakkı” şekline dönüştürülmüştür.
818 sayılı Borçlar Kanununun 300 üncü maddesinde kullanılan “tahsis olunduğu maksattan anlaşılan şekilde” ibaresi, Tasarıda “özgülendiği amaca göre” şeklinde ifade edilmiştir.
Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe