TBK Madde 383 Kullanım ödüncünün sona ermesi: Amacı belirlenmiş kullanmada
TBK 383, kullanma için belirli bir süre öngörülmemişse kullanım ödüncü sözleşmesi, ödünç alanın ödünç konusunu sözleşme uyarınca kullanmasıyla veya kullanabilecek kadar bir zaman geçmesiyle sona erer. Ödünç alan, ödünç konusunu sözleşmeye aykırı olarak kullanır, onu bozar veya kullanmak için başka bir kimseye verirse ya da önceden bilinmeyen bir durum yüzünden ödünç verenin ivedi gereksinimi ortaya çıkarsa, ödünç veren o şeyi daha önce geri isteyebilir.
Resmi Metin
Amacı belirlenmiş kullanmada
Madde 383- (1) Kullanma için belirli bir süre öngörülmemişse, ödünç alanın, ödünç konusunu sözleşme uyarınca kullanmış olmasıyla veya kullanabilecek kadar bir zaman geçmesiyle sözleşme sona erer.
(2) Ödünç alan, ödünç konusunu sözleşmeye aykırı olarak kullanır, onu bozar veya kullanmak için başka bir kimseye verirse ya da önceden bilinmeyen bir durum yüzünden ödünç verenin ivedi gereksinimi ortaya çıkarsa, ödünç veren o şeyi daha önce geri isteyebilir.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Kullanım ödüncünde (âriyet) tarafların bitiş tarihi kararlaştırmadığı, ancak ödünç konusunun hangi amaçla verildiğinin belli olduğu hâlleri düzenleyen bu kural, sözleşmenin sona ermesini iki olguya bağlar: konunun amaca uygun biçimde fiilen kullanılmış olması veya böyle bir kullanıma yetecek makul sürenin geçmesi. Her iki durumda da sözleşme kendiliğinden biter, ayrı bir fesih beyanına gerek kalmaz. Ödünç verenin bu süreden önce şeyi geri isteyebilmesi ise istisnadır ve yalnızca sınırlı sebeplere dayanır: alanın konuyu sözleşmeye aykırı kullanması, bozması, başkasına kullandırması ya da önceden öngörülemeyen ivedi bir gereksinimin doğması. Uygulamada zaman zaman görülen bir yanılgı, bu maddeyi amacın ve sürenin hiç belirlenmediği TBK m.384 ile karıştırmaktır; orada ödünç veren dilediği an geri isteyebilirken, burada erken istem yalnız sayılı hâllerle mümkündür. İkinci ölçülü uyarı, âriyeti tüketim ödüncüyle (karz) karıştırmamaktır: bu maddede mülkiyet geçmez, aynen iade söz konusudur; para ve tüketilebilen şeyin mülkiyet devriyle verildiği karz için TBK m.386 ve devamı ile TBK m.389 zamanaşımı rejimi işler. Erken geri isteme, dayanılan sebebi ileri süren tarafça ispatı gerektirir; özellikle önceden öngörülemeyen ivedi gereksinime dayanılıyorsa hem gereksinimin ivediliği hem de önceden öngörülemezliği somut delille ortaya konmalıdır.
Gerekçe
Türk Borçlar Kanunu’nun 383. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:
818 sayılı Borçlar Kanununun 303 üncü maddesini karşılamaktadır.
Tasarının iki fıkradan oluşan 382 nci maddesinde, amacı belirlenmiş kullanmada ödünç sözleşmesinin sona ermesi düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 303 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “C. Hitamı / I. Muayyen bir kullanmada” şeklindeki ibareler, Tasarıda “C. Sona ermesi / I. Amacı belirlenmiş kullanmada” şekline dönüştürülmüştür.
818 sayılı Borçlar Kanununun 303 üncü maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “acele muhtaç bulunduğu takdirde” şeklindeki ibare, Tasarıda “ivedi gereksinimi ortaya çıkarsa” şeklinde değiştirilmiştir.
Maddenin birinci fıkrasında, kullanma için belirli bir süre öngörülmemesi durumunda, ödünç alanın, ödünç konusunu sözleşme uyarınca kullanmış olmasıyla veya kullanabilecek kadar bir zaman geçmesiyle sözleşmenin sona ereceği belirtilmiştir.
Maddenin ikinci fıkrasında, ödünç alanın, ödünç konusunu sözleşmeye aykırı olarak kullanması, onu bozması veya kullanmak için başka bir kimseye vermesi ya da önceden bilinmeyen bir durum yüzünden ödünç verenin ivedi gereksiniminin ortaya çıkması durumlarında, ödünç verenin o şeyi daha önce geri isteyebileceği öngörülmektedir.
Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe