TBK Madde 194 Alacağın devri: Özel hükümlerin saklılığı
TBK 194, bazı hakların devrine özgü olarak kanunla konulmuş bulunan özel hükümler saklıdır; alacağın devrine (temlike) ilişkin genel kurallar, belirli hakların devri için ayrı kanun hükümleri öngörülmüş olan hâllerde bu özel hükümlerin uygulanmasına engel olmaz.
Resmi Metin
Özel hükümlerin saklılığı
Madde 194- Bazı hakların devrine özgü olarak kanunla konulmuş bulunan hükümler saklıdır.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu madde, alacağın devri hükümlerini (TBK m.183-193) tamamlayan bir öncelik kuralı getirir: belirli hakların devri için kanunla özel bir rejim öngörülmüşse, o özel hüküm genel temlik hükümlerine üstün gelir ve genel kurallar bu rejime halel getirmez. Uygulamada sık yapılan hata, her alacak devrini yalnız genel yazılı şekil kuralına (TBK m.184) göre değerlendirip özel devir usulünü atlamaktır. Oysa kıymetli evraka bağlı hak TTK uyarınca ciro ve teslimle, ipotekli ya da taşınmaz rehniyle güvenceli alacak TMK gereği tapu siciline tescille, marka ve patent gibi sınai haklar SMK uyarınca sicil kaydıyla, sigorta ve iş ilişkisinden doğan bazı haklar da kendi özel kurallarıyla devredilir. Devir sözleşmesi yapılırken önce devredilen hakkın özel bir rejime tabi olup olmadığı belirlenmeli; aksi halde şeklen geçerli görünen temlik, özel usule uyulmadığı için devralana beklediği hukuki sonucu sağlamaz.
Gerekçe
Türk Borçlar Kanunu’nun 194. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:
818 sayılı Borçlar Kanununun 172 nci maddesini karşılamaktadır.
Tasarının tek fıkradan oluşan 193 üncü maddesinde, özel hükümlerin saklılığı düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 172 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. Hususi kaidelerin mahfuziyeti” şeklindeki ibare, Tasarıda “C. Özel hükümlerin saklılığı” şeklinde değiştirilmiştir.
Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe