TK Madde 52 Kanunu tatbik ile mükellef olanların işliyecekleri suçlar

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TK 52, bu Kanunun uygulanmasında görevli memur ve hizmetliler ile mahalle ve köy muhtarları ve ihtiyar heyeti üyelerinin işledikleri ya da kendilerine karşı işlenen suçlarda Türk Ceza Kanununun kamu görevlisine ilişkin hükümlerinin uygulanacağını ve bu takibatın disiplin cezasına engel olmadığını düzenler.

Resmi Metin

Kanunu tatbik ile mükellef olanların işliyecekleri suçlar

(1) Madde 52 – Bu Kanunun tatbikinde vazifeli bulunan memur ve hizmetliler ile mahalle, köy muhtar ve ihtiyar heyeti ve meclisi azaları işledikleri suçlar ile kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı, Türk Ceza Kanununun kamu görevlisine ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.

Değişiklik (1. fıkra): · 5728 s.K. m.251

(2) Yukardaki fıkra hükmüne göre yapılacak takibat inzıbati ceza tatbikına mani değildir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, Kanunun cezai hükümler bölümünde yer alır; ancak kendisi bir suç tanımlamaz ve bağımsız bir ceza öngörmez. Yaptığı iş, belirli kişileri Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) kamu görevlisine ilişkin hükümlerine bağlamaktır. Ceza türü ile alt ve üst sınır bu maddeden değil, olayda uygulanacak ceza hükmünden okunur.

Metnin saydığı iki grup şudur:

  • bu Kanunun tatbikinde vazifeli bulunan memur ve hizmetliler,
  • mahalle ve köy muhtarları ile ihtiyar heyeti ve meclisi azaları.

Vazifeli olma ölçütü metinde birinci grubun yanında durur; ikinci grup ayrıca sayılmıştır.

Yollama iki yönlüdür. Hüküm yalnız bu kişilerin işledikleri suçları değil, kendilerine karşı işlenen suçları da kapsar; sıfat, kişi fail konumundayken de mağdur konumundayken de sonuç doğurur.

İkinci fıkra iki yolu birbirinden ayırır: birinci fıkra hükmüne göre yapılacak takibat, inzıbati ceza uygulanmasına engel değildir. Metin, disiplin işlemi için ceza takibatının sonucunun beklenmesini şart koşmaz; yalnız takibatın disiplin yolunu kapatmadığını söyler.

Sınırını da not etmek gerekir: bu madde tebligatın geçerliliğini düzenlemez. Bir tebliğin geçerli sayılıp sayılmayacağı sonucu bu maddeye dayandırılamaz; hüküm yalnız cezai sorumluluğun hangi rejime göre belirleneceğini gösterir.

Maddenin birinci fıkrası 23/1/2008 tarihli 5728 sayılı Kanunun 251 inci maddesiyle değiştirilmiştir. Değişiklik yalnız birinci fıkrayı kapsar; ikinci fıkra ayrı bir değişiklik künyesi taşımaz.

İlgili Yargıtay Kararları - TK m.52 uygulaması

Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E. 2024/6874 K. 2025/2304

Tebligat görevlisinin gerçekte varlığı tespit edilemeyen bir komşuya haber verilmiş gibi işlem yaptığı iddiasında, TK 52 de gözetilerek eylemin kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliğini oluşturup oluşturmadığını değerlendirme görevi ağır ceza mahkemesine bırakılmıştır. Daire görevsizlik kararı verilmeden hüküm kurulmasını bozmuştur; eylemin sabit olduğuna karar vermemiştir.

Kararın genel özetini gör

Tebligat görevlisi hakkında, bir hukuk davasındaki bildirimde varlığı belirlenemeyen komşuya haber verilmiş gibi şerh düşerek zarara neden olduğu iddiasıyla dava açılmış ve beraat kararı verilmiştir. Daire, suç sabit görülürse TCK 204/2 kapsamındaki değerlendirmeyi ağır ceza mahkemesinin yapması gerektiğini belirterek asliye cezanın görevsizlik kararı vermemesini bozma nedeni saymıştır. Bozma, mahkûmiyet sonucu içermemektedir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E. 2023/3751 K. 2024/4584

Daire, tebligat görevlisinin kamu görevlisi gibi cezalandırılmasına ilişkin TK 52 kuralını, soruşturma izni şartından ayırmıştır. Adli makamdan çıkarılan evrakı teslim etmediği hâlde teslim etmiş gibi şerh ve imza düzenleme iddiasında izin alınması gerekmediğini kabul ederek bu gerekçeli iddianame iadesine itirazın reddini kanun yararına bozmuştur.

Kararın genel özetini gör

Posta dağıtıcısının tebligatı teslim etmeden muhatabın yerine imza attığı iddiasıyla düzenlenen iddianame, soruşturma izni bulunmadığı gerekçesiyle iade edilmiştir. Daire, somut eylem yönünden genel hükümlere göre soruşturma yapılması gerektiğini belirterek iadeye itirazı reddeden kararı kanun yararına bozmuştur. Bu inceleme sahteciliğin işlendiğini saptayan bir esas hükmü değildir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2023/192 K. 2023/374

HGK çoğunluğu, TK 52 çerçevesindeki görevli statüsünü açıklayarak tebliğ mazbatasının aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğunu kabul etmiştir. Somut dosyada bilgi amaçlı PTT internet kaydı, mazbatadaki tarihi çürütmeye yeterli bulunmamış ve temyizin süreden reddi onanmıştır. Değerlendirme ceza sorumluluğuna değil, tebliğ tarihinin ispatına ilişkindir.

Kararın genel özetini gör

Tazminat davasında verilen direnme kararına karşı temyizin süresinde olup olmadığı ön sorun olarak incelenmiştir. HGK çoğunluğu, tebliğ mazbatasındaki tarihe karşı yalnız PTT internet kaydına dayanılmasını yeterli görmemiştir. Temyiz isteminin süre yönünden reddine dair ek karar onanmış; yeterli araştırma yapılmadığı yönündeki karşı görüş benimsenmemiştir. Uyuşmazlığın esası bu kararda çözümlenmemiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2022/1035 K. 2023/272

HGK, TK 52'deki tebligat görevlisinin statüsünü mazbatanın resmî belge niteliği ve aksi ispat edilinceye kadar geçerli olmasıyla ilişkilendirmiştir. İmzanın aidiyetini belirleyemeyen bilirkişi raporları, somut olayda borçlunun imzanın kendisine ait olmadığını ispatladığı anlamına gelmemiştir. Bu, medeni usulde ispat değerlendirmesidir; bir ceza mahkûmiyeti kararı değildir.

Kararın genel özetini gör

Ödeme emri mazbatasındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri süren borçlunun şikâyeti incelenmiştir. Bilirkişi raporları basit tersimli imzanın aidiyeti hakkında kesin kanaat bildirememiştir. HGK çoğunluğu, resmî tebliğ tutanağının aksini ispat yükünün itiraz edende olduğunu ve bu yükün karşılanmadığını kabul ederek şikâyeti kabul eden direnme kararını genişletilmiş gerekçeyle bozmuştur.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E. 2019/4486 K. 2021/3505

Daire, TK 52 ile personel statüsüne ilişkin düzenlemeleri birlikte değerlendirerek somut olayda hizmet satın alınan yüklenici firmanın dağıtım çalışanını kamu görevlisi saymamıştır. Bu nedenle kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği suçunun unsurlarının oluşmadığını belirtmiştir. Sonuç, incelenen istihdam ilişkisiyle sınırlıdır; bütün posta çalışanlarına genellenemez.

Kararın genel özetini gör

Posta dağıtıcısının gerçekte bulunmayan bir komşuya sorulmuş gibi mazbataya şerh vermesi ve muhtarın aldığı evrakı daha sonra yok göstermesi nedeniyle verilen mahkûmiyetler incelenmiştir. Daire, yüklenici firma çalışanının kamu görevlisi sıfatını taşımadığını; muhtar yönünden ise sahtecilik kastı yerine görevi kötüye kullanma suçunun tartışılması gerektiğini belirterek hükümleri bozmuştur. Sanıkların statü ve eylemleri ayrı değerlendirilmiştir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!