TK Madde 55 Tebligat: Yalan beyan

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TK 55, daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde tebliğ memuruna kendisi, muhatap ya da hüviyet ve sıfatı hakkında yalan beyanda bulunma hallerini üç bent halinde sayıp bir yıla kadar hapis cezasına bağlar ve gecikme veya zarar doğarsa ayrıca hapis cezası öngörür.

Resmi Metin

Yalan beyan

(1) Madde 55 – Daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde;

Değişiklik (1. fıkra): · 5728 s.K. m.254

  1. a) Kendisi hakkında tebliğ memuruna yalan beyanda bulunan muhatap,
  2. b) Muhatap namına kendisine tebligat yapılabilecek olup da, bu Kanunun tatbiki dolayısıyla tebliğ memuruna muhatap hakkında yalan beyanda bulunan kişi,
  3. c) Muhatap olmadığı veya muhatap namına tebellüğ etmeye yetkisi bulunmadığı halde tebliğ memuruna hüviyet ve sıfatı hakkında yalan beyanda bulunarak tebliğ evrakını alan kimse,

her bir bentte tanımlanan fiil dolayısıyla bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

(2) Yukarıki bentlerde yazılı hallerde bir gecikme veya umumi veyahut hususi bir zarar husule gelirse fail hakkında ayrıca (a) ve (b) bentlerindeki fiiller için üç aydan bir yıla ve (c) bendindeki fiil için bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası hükmolunur.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, Kanunun cezai hükümler babındadır ve tebliğ memuruna söylenen yalanı cezalandırır. Birinci fıkranın başındaki “daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde” kaydı hükmü ikincil kılar: fiil başka bir hükme göre daha ağır bir cezayı gerektiriyorsa buradaki ceza uygulanmaz.

Üç ayrı fail tipi tanımlanmıştır:

  • Kendisi hakkında tebliğ memuruna yalan beyanda bulunan muhatap.
  • Muhatap namına kendisine tebligat yapılabilecek olup da, bu Kanunun tatbiki dolayısıyla tebliğ memuruna muhatap hakkında yalan beyanda bulunan kişi.
  • Muhatap olmadığı veya muhatap namına tebellüğ etmeye yetkisi bulunmadığı halde, tebliğ memuruna hüviyet ve sıfatı hakkında yalan beyanda bulunarak tebliğ evrakını alan kimse.

Üçüncü bendin farkı, yalan beyanın tek başına yetmemesidir; fail ayrıca tebliğ evrakını almış olmalıdır. Her üç bentte de beyanın muhatabı tebliğ memurudur; başkasına söylenen bir söz bu maddenin kapsamında değildir.

Birinci fıkradaki ceza bir yıla kadar hapistir; metin bu cezayı bentlerin ortak bir tanımına değil, “her bir bentte tanımlanan fiil” dolayısıyla bağlar. Fıkra yalnız üst sınırı gösterir, alt sınır bu maddede yazılı değildir.

İkinci fıkra, gecikme veya umumi yahut hususi zarar doğduğunda, birinci fıkradaki cezanın yerine geçen bir ağırlaştırma değil, ona eklenen ayrıca bir hapis cezası öngörür. Bentlerdeki hallerde bir gecikme veya umumi veyahut hususi bir zarar husule gelirse, fail hakkında ayrıca (a) ve (b) bentlerindeki fiiller için üç aydan bir yıla ve (c) bendindeki fiil için bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası hükmolunur. Zarar şart değildir; salt gecikmenin doğması bu fıkrayı işletmeye yeter. Birinci fıkradaki ceza ayrıca yerini korur.

Maddenin sustuğu yer de dikkate değer: burada düzenlenen yalnız cezai sonuçtur, yalan beyanla alınan tebligatın geçerli sayılıp sayılmayacağı bu maddeden çıkarılamaz. Değişiklik künyesi de dar okunmalıdır; 5728 sayılı Kanunla yeniden yazılan yalnız birinci fıkradır.

İlgili Yargıtay Kararları - TK m.55 uygulaması

Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E. 2020/6867 K. 2024/5686

Daire, TK 55/1-b kapsamındaki eylemin ceza sınırından hareketle bu dosyada sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı uygulamıştır. Son kesen işlem olan 16 Haziran 2015 tarihli sorgudan inceleme gününe kadar sürenin geçtiğini belirleyerek beraat hükmünü bozmuş ve davayı düşürmüştür; yalan beyanın sübutunu karara bağlamamıştır.

Kararın genel özetini gör

Tebligat Kanununa muhalefet ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından verilen beraatler temyiz edilmiştir. Yargıtay, tebligat suçuna ilişkin davayı zamanaşımı nedeniyle düşürmüştür. Diğer sanığın öldüğüne dair nüfus kaydı yönünden ise ölümün araştırılması ve buna bağlı düşme koşullarının değerlendirilmesi için hükmü bozmuştur.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E. 2021/7650 K. 2023/10079

Daire, TK 55/1-c kapsamında yargılanan eylem için öngörülen cezanın üst sınırına göre sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı hesabı yapmıştır. 3 Eylül 2015 tarihli sorgudan incelemeye kadar sürenin geçmesi nedeniyle dava düşürülmüştür. Karar, suçun maddi unsurlarının kanıtlandığına ilişkin bir mahkûmiyet değildir.

Kararın genel özetini gör

Görevi kötüye kullanma ve Tebligat Kanununa muhalefet suçlarından verilen beraatler katılan tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, son sorgudan itibaren sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçtiğini belirlemiştir. Beraat hükümlerini bozarak kamu davalarının ayrı ayrı düşmesine karar vermiştir.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E. 2021/15545 K. 2023/4167

Daire, muhatapla aynı konutta yaşamayan kişinin kendisini kuzen olarak tanıtıp onun adına evrakı almasını, TK 55'teki yalan kimlik veya sıfatla tebellüğ unsuru yönünden değerlendirmiştir. Tebliğin usulsüz olmasının suçun unsurlarını ortadan kaldırdığı görüşüne katılmamıştır. Hüküm ise basit yargılama değerlendirmesi ve ceza indirimindeki çelişki nedeniyle bozulmuştur.

Kararın genel özetini gör

Sanık, muhatapla aynı konutta yaşamamasına rağmen kendisini kuzen olarak tanıtıp onun tebligatlarını aldığı gerekçesiyle mahkûm edilmiştir. Yargıtay, tebliğin usulsüzlüğünün bu olayda suçun unsurlarını ortadan kaldırmadığını belirtmiştir. Bununla birlikte basit yargılama usulünün değerlendirilmesi gerektiği ve ceza indiriminde çelişki bulunduğu için hükmü bozmuştur.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E. 2021/13711 K. 2023/3576

Daire, TK 53/1 kapsamında mahkûmiyete konu edilen eylemi TK 55/1-c ve 55/2'nin son cümlesi çerçevesinde nitelendirmiştir. Bu nitelendirmeye bağlı on iki yıllık olağanüstü zamanaşımının dolması nedeniyle hükmü bozup davayı düşürmüştür. Somut yalan beyanın ve zararın nasıl kanıtlandığı kararda açıklanmamıştır.

Kararın genel özetini gör

Tebligat Kanununa muhalefetten verilen mahkûmiyet temyiz edilmiştir. Yargıtay, fiilin TK 53 yerine TK 55'in belirtilen hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini açıklamıştır. 2010 tarihli fiil bakımından on iki yıllık olağanüstü zamanaşımı dolduğundan mahkûmiyeti bozarak kamu davasını düşürmüştür.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E. 2021/20336 K. 2021/13672

Şirket çalışanının aldığı tebligatlara sonradan yetkisizlik itirazı yapılması üzerine gelen şikâyette, Daire konunun yalnız hukuki ihtilaf sayılmasını yeterli bulmamıştır. TK 55 yönünden icra dosyaları ve ilgili kişilerin anlatımları araştırılmadan verilen kovuşturmama kararına itirazın reddini bozmuştur; suçun işlendiğine kesin olarak hükmetmemiştir.

Kararın genel özetini gör

Şirket adına alınan icra tebligatlarının yetkisiz kişi tarafından teslim alındığı ileri sürülmüş ve ilgili kişiler hakkında şikâyet yapılmıştır. Savcılık hukuki ihtilaf bulunduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, itiraz da reddedilmiştir. Yargıtay, icra dosyaları ve kişi anlatımları araştırılarak TK 55 yönünden etkin soruşturma yapılması gerektiği gerekçesiyle itirazın reddini kanun yararına bozmuştur.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!