TK Madde 26/A Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde konuşlu askeri birlik, karargâh ve kurumlardan Türkiye Cumhuriyeti’nde bulunan kişi veya kurumlara yapılacak tebligat usulü

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TK 26/A, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde konuşlu askeri birlik, karargâh ve kurumlardan Türkiye Cumhuriyeti'nde bulunan kişi veya kurumlara yapılacak tebligatların Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin çalıştırdığı personel veya memur vasıtasıyla yapılacağını düzenler.

Resmi Metin

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde konuşlu askeri birlik, karargâh ve kurumlardan Türkiye Cumhuriyeti’nde bulunan kişi veya kurumlara yapılacak tebligat usulü

Madde 26/A-

Ek hüküm: · 7517 s.K. m.3

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde konuşlu askeri birlik, karargâh ve kurumlardan Türkiye Cumhuriyeti’nde bulunan kişi veya kurumlara yapılacak tebligatlar, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin istihdam ettiği ya da hizmet alımı suretiyle çalıştırdığı personel veya memur vasıtasıyla yapılır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Hüküm yeni bir tebligat türü kurmaz; kapsama giren tebligatı kimin yapacağını gösterir. Kapsam koşulları kümülatiftir:

  • gönderen birim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde konuşlu bir askeri birlik, karargâh veya kurum olacak;
  • muhatap Türkiye Cumhuriyeti’nde bulunan kişi veya kurum olacak.

Biri eksikse madde uygulanmaz; ters yön, yani Türkiye’den KKTC’ye çıkarılan tebligat bu maddenin konusu değildir. Tebliği yapacak kişi bakımından ise seçimlik düzen vardır: PTT AŞ’nin istihdam ettiği personel ile hizmet alımı suretiyle çalıştırdığı personel veya memur eşdeğerdir. Bu yüzden “tebliğ eden kadrolu değildi” itirazı metne aykırıdır.

Madde tebligatın “bu Kanun hükümlerine göre” yapılacağını söylediğinden Tebligat Esasları faslının genel kuralları işler: iş vekille takip ediliyorsa tebligat TK m.11 uyarınca vekile yapılır; ancak aynı fıkra, ceza yargılamasında kararların sanıklara tebliğine ilişkin hükümleri saklı tutar. Numara komşuluğu nedeniyle hüküm TK m.26 ile karıştırılabiliyor; o madde yabancı bir memleketin elçilik veya konsolosluğundan Dışişleri Bakanlığına tevdi olunan evrakın yolunu düzenler, TK m.26/A ise diplomatik kanal değil PTT personeli veya memur eliyle tebliğ öngörür.

Usul aykırılığı bulunsa bile sonuç, tebligatın kendiliğinden yok sayılması değildir: TK m.32’ye göre muhatap tebliğe muttali olmuşsa tebligat muteber sayılır ve muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi addolunur. Bu hüküm mevcut ama sakat tebliği onarır; hiç yapılmamış tebligatı geçerli kılmaz.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!