Madde iki seçimlik halde devreye girer: kendisine tebliğ yapılacak kimsenin imza edecek kadar yazı bilmemesi ya da imza edemiyecek durumda bulunması. İkincisi kalıcı engel gerektirmez; elin sargılı olması gibi o anki fiilî imkânsızlık da yeter. Sonraki işlemler ise seçimlik değil kümülatiftir: komşulardan bir kişinin huzurunda parmak bastırılması, keyfiyetin tebliğ mazbatasında tasrihi ve mazbatanın hazır bulunan şahsa imzalatılması birlikte aranır.
Parmak bakımından kanun kapalı bir kademe kurar; sıra atlanamaz, ancak bir üst kademe fiilen mevcut değilse alttakine geçilir. İki el de yoksa parmak izi hiç aranmaz ve evrak doğrudan kendisine verilir; bu halde de dördüncü fıkra gereği keyfiyet mazbatada tasrih edilir ve hazır bulunan şahsa imza ettirilir.
Beşinci fıkradaki o mahalle veya köyün muhtarı, ihtiyar heyeti azası veya zabıta memuru bir ikame çözümdür, eşdeğer bir seçenek değildir; bunlara ancak okur yazar bir komşu bulunamaması ya da bulunan komşunun imzadan imtina etmesi hâlinde geçilebilir. “Okur yazar” nitelemesi dördüncü fıkradaki imza yükümlülüğüyle birlikte okunduğunda, huzurdaki komşunun mazbatayı imzalayabilecek durumda olması aranır.
Mazbatada şunları arayın:
- hangi parmağın bastırıldığı ve önceki kademenin niçin kullanılamadığı,
- huzurda bulunan kişinin kimliği ve sıfatı,
- ikame kişiye geçilmişse komşu bulunamaması veya imtina şartının gerçekleştiği,
- hazır bulunan şahsın mazbatayı imzaladığı.
Tipik kusur, komşu araştırması gösterilmeden doğrudan zabıta memuruna geçilmesi ve mazbatada yalnız parmak izinin bulunmasıdır. Maddenin kendi metninde yaptırım yoktur; sonuç TK m.32 üzerinden kurulur: tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır ve muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi addolunur. Sınırı vardır: TK m.32 mevcut fakat sakat bir tebliği onarır, hiç yapılmamış bir tebligatı geçerli kılmaz; beyan edilen tarih ise ispata açık bir vakıa iddiasıdır.
TK m.11 uyarınca vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır; madde çoğunlukla tebligatın asile çıkarıldığı dosyalarda gündeme gelir. Ancak aynı fıkra, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümlerini saklı tutar; müdafii bulunan sanıkta gerekçeli kararın sanığa tebliği bu çekince kapsamındadır. Vekilin varlığı asile tebligat ihtimalini tümüyle kapatmaz; kanun yolu süresini hesaplarken bu ayrımı gözetin.