TK Madde 28 İlanen tebligat

Özet 4 fıkra · ~2 dk okuma

TK 28, adresi meçhul olanlara tebligatın ilanen yapılacağını, adresin hangi hallerde meçhul sayılacağını ve tebliği çıkaran mercinin adres araştırmasını düzenler; yabancı memlekette oturanlara ilanen tebligatta evrakın ayrıca iadeli taahhütlü mektupla gönderilmesini öngörür.

Resmi Metin

İlanen tebligat

(1) Madde 28 – Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır.

(2) Yukarıki maddeler mucibince tebligat yapılamıyan ve ikametgahı, meskeni veya iş yeri de bulunamıyan kimsenin adresi meçhul sayılır.

(3) Adresin meçhul olması halinde keyfiyet tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tesbit edilir. Bununla beraber tebliği çıkaran merci, muhatabın adresini resmî veya hususi müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine sorar ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirir.

Değişiklik (2. cümle): · 4829 s.K. m.9

(4) Yabancı memleketlerde oturanlara ilanen tebligat yapılmasını icabettiren ahvalde tebliği çıkaran merci, tebliğ olunacak evrak ile ilan suretlerini yabancı memlekette bulunan kimsenin malüm adresine ayrıca iadeli taahhütlü mektupla gönderir ve posta makbuzunu dosyasına koyar.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

İlan, sıradaki yol değil son yoldur. İkinci fıkra “adresi meçhul” saymayı iki koşula birden bağlar: önceki maddelerdeki usullerle tebligat yapılamamış olacak, ayrıca kişinin ikametgahı, meskeni veya iş yeri de bulunamamış olacak. Bu koşullar seçimlik değil kümülatiftir; tek bir adrese çıkarılıp iade dönen bir tebligat, ikinci koşulu tek başına karşılamaz.

Üçüncü fıkra da tek bir işlem öngörmez, iki halkası vardır:

  • tebliğ memurunun keyfiyeti mahalle veya köy muhtarına şerh verdirmesi;
  • “bununla beraber” ibaresiyle eklenen ve tebliği çıkaran mercie ait olan araştırma: adresin resmî veya hususi müessese ve dairelerden gerekli görülenlere sorulması, zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirilmesi.

Uygulamadaki en sık hata, memurun “adresi meçhul” şerhini tek başına yeterli sayıp mercinin kendi araştırmasını hiç yapmadan ilana geçilmesidir. Hangi kurumlara sorulduğu ve zabıta tahkikinin sonucu dosyadan okunamıyorsa ilanın dayanağı da okunamıyor demektir; itiraz tam bu boşluk üzerine kurulur.

Yurt dışında oturanlar için dördüncü fıkra ek yük getirir: ilan tek başına yetmez, tebliğ olunacak evrak ile ilan suretleri kimsenin malüm adresine ayrıca iadeli taahhütlü mektupla gönderilir ve posta makbuzu dosyaya konur. Malüm adres varsa makbuzun dosyada bulunmaması doğrudan görülen bir eksikliktir.

İlandan önce iki komşu kontrol: iş vekil vasıtasıyla takip ediliyorsa tebligat vekile yapılır (TK m.11); ancak aynı fıkra, ceza yargılamasında kararların sanıklara tebliğine ilişkin hükümleri saklı tutar. Bu çekince dışında asıl hakkındaki meçhullük tespiti tek başına ilan yolunu açmaz; müdafii bulunan sanığa gerekçeli kararın tebliği ise çekince kapsamındadır. Kendisine veya adresine usulüne göre tebliğ yapılmış olup adresini değiştiren kimse bakımından ise TK m.35 ayrı bir rejim kurar: yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır, asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.

Araştırmasız ilanın sonucunu TK m.32 tayin eder: tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır, muhatabın beyan ettiği tarih de tebliğ tarihi addolunur. İki sınırı gözden kaçırma: beyan bir vakıa açıklamasıdır, uygulamada dosyadaki belgelerle çelişemez; ve TK m.32 mevcut fakat sakat bir tebliği onarır, hiç yapılmamış bir tebligatı geçerli kılmaz.

İlgili Yargıtay Kararları - TK m.28 uygulaması

Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Yargıtay 3.CD E. 2022/20208 K. 2022/5494

Tebligat Kanunu m.28 ilanen tebligatı adresin meçhul olması koşuluna bağlar: “Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. Yukarıki maddeler mucibince tebligat yapılamıyan ve ikametgahı, meskeni veya iş yeri de bulunamayan kimsenin adresi meçhul sayılır. Adresin meçhul olması halinde keyfiyet tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tesbit edilir.” Kararda ayrıca Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.48 aktarılarak “Tebligatı çıkaran merci, muhatabın adresini öncelikle resmi veya özel kurum ve dairelerden, bunlardan sonuç alınamadığı takdirde kolluk vasıtasıyla araştırabilir ve tespit ettirebilir.” denildiği vurgulanmıştır.

Yargıtay CGK E. 2018/108 K. 2021/561

İlanen tebligata gidilmeden önce Tebligat Kanunu m.28'in aradığı adres araştırmasının tamamlanması gerekir; kararda, 4829 sayılı Kanun ile “lüzum görürse” ibaresinin madde metninden çıkarılıp “ettirebilir” kelimesinin “ettirir” olarak değiştirilmesine dayanılarak “muhatabın adresinin resmî veya özel müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine sorulmasının yanı sıra kolluk vasıtasıyla araştırılmasının da zorunlu olduğu, bu araştırmalar yapıldıktan sonra Tebligat Kanunu’nun 28. maddesinde düzenlenen ilanen tebliğ yoluna gidilmesi gerektiği” belirtilmiştir. Aynı maddenin son fıkrası uyarınca ayrıca “tebliği çıkaran merci, tebliğ olunacak evrak ile ilan suretlerini yabancı ülkede bulunan kişinin varsa bilinen en son adresine ayrıca iadeli taahhütlü mektupla göndereceği ve posta makbuzunu dosyasında saklayacağı” hüküm altına alınmıştır.

Kararın genel özetini gör

Yargı görevi yapanı etkileme suçuna ilişkin dosyada Ceza Genel Kurulu, temyiz talebinin reddi kararını kaldırarak mahkûmiyet hükmünü incelemiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması sürecinin dava zamanaşımına etkisini değerlendiren Kurul, somut dosyada zamanaşımının dolduğunu belirlemiş; hükmü bozarak kamu davasının düşmesine karar vermiştir. Tebligata ilişkin açıklamalar, bu kanun yolu incelemesinin tarihsel usul bağlamındadır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!