İİK Madde 89 - Mahcuz malları muhafaza tedbirleri: Alacaklar ve üçüncü şahıs elindeki mallar
Hazırlayan: Av. Saim İncekaş · Adana Barosu · Güncelleme: 31.10.2026
Özet10 fıkra · ~3 dk okuma
İİK m.89, hamiline ait olmayan veya cirosu kabil senede müstenit olmayan alacak, sair talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıstaki taşınır malın haczinde haciz ihbarnamesi gönderilmesini düzenler. Üçüncü şahıs tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır; ikinci ihbarnameye de yedi gün içinde itiraz edilmezse onbeş gün içinde ödeme, teslim veya menfi tespit davası istenir.
2 – Alacaklar ve üçüncü şahıs elinde haczedilen mallar hakkında
Madde 89-(1) Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir.
(2) Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur.
(3) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.
(4) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahküm edilmesini istiyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.
(5) Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir.
(6) Malın teslimi mümkün olmazsa, alacaklı icra mahkemesine müracaatla değerini üçüncü şahsa ödetmek hakkını haizdir.
(7) Haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür.
(8) Üçüncü şahsın beyanı hiçbir harc ve resme tabi değildir.
(9) Bu madde hükmü, memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar hakkında da uygulanır.
(10) Bu madde uyarınca haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve bu ihbarnamelere verilecek cevaplar, güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri üzerinden de yapılabilir. Bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine geçer.
Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik(ler) aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.
Değişiklikmadde tamamı 538 s.K. m.49
Değişiklik3. fıkra 4949 s.K. m.22
Değişiklikson cümle 4949 s.K. m.22
Değişiklik7. fıkra 6352 s.K. m.18
Ekfıkra 7155 s.K. m.12
Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.
Avukat Yorumu
Menfi tespit davasını açmak, kendisine ödeme, teslim ya da dava açma bildirimi yapılan üçüncü şahıs bakımından tek başına yeterli değildir. Cebrî icra işlemlerinin durması için, davanın icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde açıldığına dair belgenin, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim edilmesi gerekir. Yükümlülük iki adımlıdır; ikinci adım atlanırsa dava görülüyor olsa bile durma sonucu doğmaz, işlemler yürümeye devam eder.
İlgili Yargıtay Kararları - İİK m.89 uygulaması
Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.
Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu•E. 2019/466 K. 2022/1325•Bozma
Borçlunun üçüncü kişilerde bulunan alacakları, İİK m.89 uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilerek haczedilebileceği gibi üçüncü kişiye haciz müzekkeresi gönderilerek de haczedilebilir; ancak müzekkere hâlinde m.89'da yazılı sonuçlar doğmaz.
Detaylı özeti gör
Kambiyo senedine dayalı kişisel borcu nedeniyle hakkında haciz yolu ile takip yapılan borçlu şirketin ortağı bulunduğu adi ortaklığın (ortak girişimin) üçüncü kişilerdeki hakediş/ihale alacağı üzerine haciz konulmuştur. Borçlu, ortağın kâr ve tasfiye payı belirlenmeden ortaklık hakedişinin haczedilemeyeceğini ileri sürerek haczin kaldırılması için şikâyette bulunmuş; icra mahkemesi şikâyeti yedi günlük süreden reddetmiş, Özel Daire ise bu kararı bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, borçlu ortağın kişisel borcundan dolayı elbirliği mülkiyetindeki ortaklık alacağına haciz konulmasının kamu düzenine ilişkin emredici hükümlere aykırılık oluşturduğunu, bu nedenle haczedilmezlik şikâyetinin süreye tabi olmadığını ve işin esasına girilmesi gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, borçlu belediye aleyhine yürütülen icra takibinde üçüncü kişi nezdindeki paraya konulan haciz nedeniyle ileri sürülen haczedilmezlik şikâyetine ve tahsil edilen paranın iadesi istemine ilişkindir; İİK m.89 takipte gönderilen haciz ihbarnamesi bakımından bu çerçeve içinde anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Haczedilmezlik şikâyetine konu, Defterdarlık emanet hesabından haciz nedeniyle icra dosyasına şikâyet tarihinden önce gönderilip alacaklıya ödenen belediye payı paranın iadesi istenmiştir. HGK, üçüncü kişinin haciz ihbarnamesi üzerine yatırdığı paranın alacaklıya ödenmesinin iradi ödeme sayılamayacağını, bunun haczedilmezlik şikâyetinin esasının incelenmesine engel olmadığını ve borçlunun iade talebinde hukukî yararı bulunduğunu belirterek direnme kararını bozmuştur. Sonuç: Direnme kararı Özel Daire bozma kararı doğrultusunda oy birliği ile BOZULMUŞTUR.
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, borçlu idarenin abonelerine haciz ihbarnamesi gönderilerek su faturası alacakları üzerine haciz konulmasına karşı yapılan haczedilemezlik şikâyetine ve dosyanın infazen kapanmasıyla istemin konusuz kalıp kalmadığına ilişkindir. Hacizlerin hangi usulle konulduğu aktarılırken İİK m.89 bu çerçevede anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Hukuki mesele: Haczedilmezlik şikâyetinden sonra haczedilen banka hesabından icra dosyasına para gönderilip alacaklıya ödenmesi ve hacizlerin icra dairesince kaldırılması, şikâyetin esasının incelenmesine engel olur mu. Değerlendirme: Açıkça vazgeçilmeksizin borcun cebri icra tehdidi altında ödenmesi şikâyeti konusuz kılmaz; üçüncü kişi bankaca yatırılan para iradi ödeme sayılmaz, borçlunun esasın incelenmesinde hukuki yararı vardır. Sonuç: Direnme kararının BOZULMASINA oy birliğiyle karar verilmiştir.
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, borçlu belediyenin banka hesaplarına konulan haczin kaldırılması istemiyle yapılan şikâyete ve hesabın kamu hizmetine tahsis edildiği iddiasına ilişkindir; İİK m.89 takipte gönderilen birinci haciz ihbarnamesi bakımından bu çerçeve içinde anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Belediyenin Ziraat Bankası hesaplarına konulan hacizlere karşı haczedilmezlik şikâyetidir. HGK, İİK m.82 ile 5393 sayılı Belediye Kanunu m.15/9 çerçevesinde, ...nolu hesap dışında kalan diğer hesaplar yönünden de paraların niteliğinin (vergi/resim/harç veya kamu hizmetine fiilen tahsis) ve havuz hesabı oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiğini benimsemiştir. TMK m.23'e, devri yasak münhasıran şahsa bağlı hakların haczedilemeyeceğine örnek olarak tali atıf yapılmıştır. Sonuç: Direnme kararı, Özel Daire bozma kararındaki nedenlerle BOZULMUŞTUR.
Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu•E. 2018/164 K. 2021/613•Bozma
İİK m.89 uyarınca üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnamesinin hukuki sonuç doğurabilmesi için m.89 ile İİK Yönetmeliğinin 42. maddesinde yazılı unsurları içermesi gerekir. Ortağın tek başına üçüncü kişideki alacağına ilişkin olan ve haczedilen alacağın nevini adi ortaklığın hak edişi olarak göstermeyen ihbarname ile elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait hak ediş (TBK m.638/1) üzerine haciz konulamaz.
Detaylı özeti gör
İki limited şirketin noterde onaylı sözleşmeyle kurduğu adi ortaklık, Selçuklu Belediyesi ile kongre merkezi yapımı sözleşmesi imzalamıştır. Ortaklığın işlerinden doğan borç nedeniyle alacaklı, ortaklığı oluşturan şirketler aleyhine icra takibi başlatıp ortaklığın belediyedeki hak ve alacakları üzerine haciz koydurmuştur. Borçlu vekili, tüzel kişiliği bulunmayan ortaklığın alacaklarına haciz konulamayacağını, alacaklının ancak ortağın tasfiye payına başvurabileceğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını istemiştir. İcra Mahkemesi şikâyeti reddetmiş, karar Özel Dairece bozulmuş, mahkemenin direnmesi üzerine uyuşmazlık Hukuk Genel Kuruluna gelmiş; çoğunluk direnme kararının bozulması yönünde karar vermiştir.