Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir.
İİK m.50 uyarınca para veya teminat borcu için yapılacak takipte yetki, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümlerinin kıyasen uygulanmasıyla belirlenir; ayrıca takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. Bu hüküm, İİK m.258 yollamasıyla ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesinde de esas alınır.
Detaylı özeti gör
Karşılıksız çıkan çeke dayanarak ihtiyati haciz kararı alan alacaklıya karşı, hakkında karar verilen taraf yetki yönünden itiraz etmiş ve ilk derece mahkemesi ek kararla itirazı kabul etmiştir. Alacaklı vekili istinafa başvurmuştur. Daire, muhatap bankaya ibraz edilip karşılıksız kalan çeke dayalı borcun aranma aşamasının tükendiğini, bu andan sonra götürülecek borç niteliği kazandığını ve dolayısıyla alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili hale geldiğini belirlemiştir. Alacaklının yerleşim yeri karar veren mahkemenin bulunduğu yerde olduğundan itirazın reddi gerektiğini kabul ederek ek kararı kaldırmış ve yeniden hüküm kurarak itirazı reddetmiştir.
Kararı incele →
İİK m.50'nin HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine yaptığı atıf gereğince, taraflar arasında akdi ilişki bulunması halinde HMK m.10 ve TBK m.89 uyarınca alacaklının yerleşim yerindeki icra dairesi ve mahkeme de yetkilidir.
Detaylı özeti gör
Seracılık ekipmanı satan şirket, bakiye fatura bedeli için alıcı şirket aleyhine ilamsız takip başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Alıcı, arabuluculuğun usulsüz olduğunu, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını ve araçlarda gizli ayıp bulunduğunu savunmuş, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Daire, arabuluculuk yetkisindeki eksikliğin sonradan tamamlandığını, para borcunun ifa yeri kuralı gereği alacaklının yerleşim yerindeki icra dairesi ve mahkemenin de yetkili olduğunu, tacir alıcının teslimden bir yıl sonra çektiği ihtarname ile ayıp ihbar süresine uymadığını belirleyerek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Kararı incele →
Çeke dayalı takip, borçlunun yerleşim yerindeki genel yetkili icra dairesinde (HMK m.6), ödeme yeri sayılan muhatap bankanın bulunduğu yer icra dairesinde (HMK m.10) ve İİK m.50/1 uyarınca çekin düzenlendiği yer icra dairesinde yapılabilir. Kambiyo senedinden doğan borç aranılacak borç niteliğinde olduğundan alacaklı kendi yerleşim yerinde bu yolla takip yapamaz.
Detaylı özeti gör
Çeke dayanılarak alınan ihtiyati haciz kararı, borçlunun yetkisizlik itirazı üzerine ilk derece mahkemesince kaldırılmış; ihtiyati haciz isteyen alacaklı bu karara karşı istinafa başvurmuştur. Daire, kambiyo senedine bağlı alacağın aranılacak borç niteliğinde olduğunu, çeke karşılıksızdır şerhi vurulmasının borca götürülecek borç niteliği kazandırmadığını, bu nedenle götürülecek borçlar için öngörülen TBK m.89/1’in uygulanamayacağını ve alacaklının kendi yerleşim yerinde takip yapamayacağını belirtmiş; çekin düzenleme yeri, muhatap banka şubesi ve borçlunun adresinin aynı ilde bulunmasını da gözeterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Kararı incele →
İİK m.50/2 uyarınca icra dairesinin yetkisine itiraz, ödeme emrine itiraz süresi içinde ve esas hakkındaki itirazla birlikte yapılmalıdır. Borçlu süresinde ödeme emrine itiraz ederken yetki itirazını bildirmemişse icra dairesinin yetkisini kabul etmiş sayılır.
Detaylı özeti gör
Cari hesap ve faturaya dayalı alacağın tahsili için Mersin'de başlatılan takibe borçlunun yetkiye ve borca itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi, takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı gerekçesiyle davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmiştir. Daire, itirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra dairesinde geçerli bir takip bulunmasının ön şart olduğunu, para borcunun alacaklının yerleşim yerinde ifasına ilişkin kuralın ancak akdi ilişkinin kabulü halinde işletilebileceğini, borçlunun yerleşim yeri ile taşımada teslim yerinin İstanbul olduğunu ve şubece yapılmış bir işlem bulunmadığını belirterek alacaklının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Kararı incele →
Akdi ilişkiden doğan para alacaklarında İİK m.50 atfıyla uygulanan HMK m.10 ve TBK m.89 hükümleri gereğince, alacaklının yerleşim yerindeki icra dairesi ve mahkeme de yetkili sayılır.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, uluslararası karayolu taşıma sözleşmesinden doğan bekleme bedeli faturasının ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, taşıma sözleşmesinde bekleme müddetine ilişkin süre kararlaştırılmadığı ve gecikmenin taşıyıcının sorumluluk alanında kaldığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, borçlunun icra dairesi ve mahkeme yetkisine itirazının reddini ifa yeri kuralı bakımından yerinde bulmuş; gecikmenin olumsuz kış şartlarından kaynaklandığını ve mücbir sebep niteliğindeki bu durumda gönderici konumundaki tarafa kusur yüklenemeyeceğini belirterek taşıyıcının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Kararı incele →
Diğer kararlar (4)
Eser sözleşmesinden doğan alacağın takibinde İİK m.50 uyarınca HMK'nın yetki kuralları kıyasen uygulanır; takip kural olarak davalının yerleşim yeri icra dairesinde başlatılır, sözleşmenin ifa yeri icra dairesi de yetkilidir. İcra dairesinin yetkisine de itiraz edilmişse önce bu yetki incelenir ve itiraz yerindeyse itirazın iptali davası esasa girilmeden usulden reddedilir.
Detaylı özeti gör
Ticari mal satışı ve eser sözleşmesine dayanan fatura alacağının tahsili için Adana'da başlatılan takibe borçlunun borca ve yetkiye itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi, defter kayıtlarına dayanarak davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, arabuluculuk davetinin elektronik postayla gönderilmesinde usulsüzlük bulunmadığını, ancak eser sözleşmesinden doğan para alacağında yetkinin borçlunun yerleşim yeri ile akdin ifa yerine göre belirleneceğini, işin İstanbul'da yapıldığını ve borçlunun yerleşim yerinin de başka ilde olduğunu belirterek takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını saptamış; istinaf başvurusunu kısmen kabul ederek kararı kaldırmış, düzelterek davanın usulden reddine hükmetmiştir.
Kararı incele →
İİK m.50/1 uyarınca para veya teminat borcu için yapılan takiplerde yetkiye dair hükümler kıyas yoluyla uygulanır; ayrıca takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. İcra dairesinin yetkisine yönelik itirazlarda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri uygulanır.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, alt yüklenici yapım sözleşmesinden doğan fatura alacağı için başlatılan takibe itirazın iptali istemi ile mahkemenin yetkisine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, sözleşmeyi davalı şirket adına imzalayan kişinin temsile yetkili olmadığı gerekçesiyle sözleşmedeki yetki kaydını şirketi bağlamaz sayarak yetkisizlik kararı vermiştir. Daire, yetkisiz temsilcinin yaptığı işlemin sonradan onanabileceğini, davalının sözleşmeye açık ya da örtülü icazet verip vermediğinin defter kayıtları, ödemeler ve imza sahibinin şirketle ilişkisi araştırılarak, gerekirse imza sahibi tanık olarak dinlenerek belirlenmesi gerektiğini belirtmiş; eksik inceleme nedeniyle istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırmış ve dosyayı mahkemesine göndermiştir.
Kararı incele →
İİK m.50/1 uyarınca para veya teminat borcu için yapılacak takipte HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır; ayrıca takibe esas olan akdin yapıldığı yer icra dairesi de takip için yetkilidir.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, konut kredisi borçlusunun ölümü üzerine banka tarafından mirasçılar ve kefil hakkında istenen ihtiyati haciz kararına kefilin itirazının reddedilmesine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, kefilin müteselsil kefil olduğu ve kendi borcu için verilmiş rehin bulunmadığı gerekçesiyle itirazı reddetmiştir. Kefil istinafında, tüketici işlemi olduğundan kefaletin adi kefalet sayılacağını ileri sürmüştür. Daire, takibin tüketici kredisine dayandığını; asıl borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yürütülen takipte satış bedelinin borcu karşılayıp karşılamayacağının ve hayat sigortasından tahsil bulunup bulunmadığının belirsiz olduğunu saptayarak ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını kabul etmiş; istinaf başvurusunu kabul edip itirazın reddine dair ek kararı ve ihtiyati haciz kararını kaldırmıştır.
Kararı incele →
İİK m.50/1 uyarınca para veya teminat borcu için yapılacak takipte HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır; ayrıca takibe esas olan akdin yapıldığı yer icra dairesi de takip için yetkilidir.
Detaylı özeti gör
Trafik kazasından doğan tazminat davasını takip ederken azledilen avukatın, müvekkilinden olan ücret alacağı için açtığı davada, borçlunun üçüncü kişi sigorta şirketinden olan tazminat alacağı üzerine ihtiyati haciz ya da ihtiyati tedbir konulması talep edilmiştir. İlk derece mahkemesi alacağın ihtilaflı olduğunu ve yaklaşık ispat koşullarının bulunmadığını belirterek talebi reddetmiştir. Daire, azlin haklı olup olmadığı ile istenebilecek vekalet ücretinin ancak yargılamayla belirlenebileceğini, sunulan belgelerin alacağın varlığı bakımından yaklaşık ispat ölçüsünü karşılamadığını ve borçlunun mal kaçırmaya hazırlandığına dair delil bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Kararı incele →
Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Tam karar metni esas alınmalıdır.