İçeriğe geç

İİK Madde 22 İcra işlemlerine karşı şikâyet: İcranın durdurulması

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

İİK m.22, şikayetin, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı durdurmayacağını düzenler.

İçindekiler

Sayfa içeriğiİİK Madde 22 - İcra işlemlerine karşı şikâyet: İcranın durdurulması

Resmi Metin

İcranın durdurulması

Madde 22- Şikayet, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı durdurmaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

İcranın durması, hükmün açık yapısı gereği icra mahkemesinin kararına bağlıdır. Şikâyetin yapılacağı merci de 16 ncı maddede icra mahkemesi olarak gösterildiğinden, şikâyeti inceleyen ve durdurma kararı verebilen merci aynıdır; ancak bu iki görev ayrı hükümlerde düzenlenmiştir.

Durdurma kararıyla şikâyetin esası hakkında verilecek sonuç birbirine karıştırılmamalıdır. 17 nci madde, şikâyet kabul edilirse muamelenin bozulmasını veya düzeltilmesini öngörür. İcranın durması ile şikâyet konusu muamelenin bozulması ya da düzeltilmesi farklı hukuki sonuçlardır.

İlgili Yargıtay Kararları - İİK m.22 uygulaması

Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Yargıtay · HGK E. 2017/723 K. 2021/1147 Direnme Bozuldu

İİK m.22 uyarınca şikâyet kendiliğinden icrayı durdurmaz; icra mahkemesi şikâyetin sonuçlanmasına kadar icranın durmasını gerekli görürse talep üzerine veya kendiliğinden icranın geri bırakılmasına karar verebilir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: TMK m.614 bakımından önce gelen (birinci zümre) mirasçıların reddi hâlinde mirasın kendiliğinden sonra gelen (ikinci zümre) mirasçılara geçip geçmeyeceği ve bunların haczin muhatabı olup olamayacağı; şikâyetin duruşmasız çözülüp çözülemeyeceği. Değerlendirme: Sonra gelen mirasçılar m.614 usulü işletilip mirası açıkça kabul etmedikçe mirasçı sayılmaz; ancak alacaklının savunma ve delil hakkı bakımından şikâyetin duruşma açılarak incelenmesi gerekir. Sonuç: Direnme kararı Özel Daire bozma kararındaki nedenlerle bozulmuştur.

Yargıtay · HGK E. 2017/1627 K. 2018/1187 Onama

Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte borçlunun icra mahkemesine yaptığı şikâyet, İİK m.22 uyarınca tedbir kararı verilmedikçe takibi durdurmaz.

Detaylı özeti gör

Davacı keşideci, icra takibine konu bonoları davalının silah zoruyla ve tehditle kendisinden aldığını belirterek bu senetlerden borçlu olmadığının tespitini istemiş; senedi ciro yoluyla devralan davalı şirket ise iyiniyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalının, örgüt kurmak ve davacıya karşı yağma suçlarından cezalandırılıp kararın kesinleşmesi karşısında yerel mahkeme, bonoların gasp ve tehditle elde edildiğini, davacının senet düzenleme iradesinin bulunmadığını ve bu definin iyiniyetli sonraki hamillere karşı da ileri sürülebileceğini kabul etmiş; haciz sırasında cebri icra baskısı altında ihtirazi kayıtla verilen ödeme taahhüdünü de borç ikrarı saymamıştır. Hukuk Genel Kurulu, yerel mahkemenin direnme kararını yerinde görerek davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarını reddedip hükmün onanmasına karar vermiştir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - İİK m.22 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2023/1638 K. 2024/302 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, dava konusu taşınmazın devir ve temlikinin önlenmesi ile satışın durdurulması amacıyla istenen ihtiyati tedbiri reddeden ilk derece kararının istinaf incelemesine ilişkindir; İİK m.22, tedbir şartları değerlendirilirken icra işlemlerinin ancak icra hukukuna ilişkin ilkeler çerçevesinde durdurulabileceği belirtilirken parantez içinde anılmıştır.

Detaylı özeti gör

Davalı kooperatif adına tapuda kayıtlı, davacının zilyedi olduğu bağımsız bölüm için açılan tapu iptali ve tescil davasında davacı, taşınmaz üzerindeki haciz ve icra satışı nedeniyle ihtiyati tedbirle satışın durdurulmasını istemiş; ilk derece mahkemesi tedbir talebini reddetmiştir. Adana BAM, HMK m.389 tedbir şartları ve m.390/3 yaklaşık ispat ölçütü çerçevesinde, genel mahkemelerde rızai temliklerin önlenmesi için tapuya şerh verilebileceğini ancak ilke olarak cebri icra satışının önlenmesine yasal olanak bulunmadığını belirtmiştir. Tarafların menfaat dengeleri gözetildiğinde tedbir talebinin reddinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna vararak davacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Tam karar metni esas alınmalıdır.