İçeriğe geç

İİK Madde 103 Haciz tutanağını inceleme: Davet

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

İİK m.103, tutanak tutulurken alacaklı, borçlu veya namlarına Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse bulunmazsa, bulunmayan alacaklı veya borçlunun üç gün içinde tutanağı tetkik ve diyeceği varsa söylemesi için icra dairesine davet olunacağını belirler. Haciz sırasında tebellüğe yetkili kimse bulunduğu takdirde haciz tutanağının bir örneği bulunan şahsa verilir.

Yürürlükte Değişiklik var Son değişiklik: · 3494 s.K. m.12
İçindekiler

Sayfa içeriğiİİK Madde 103 - Haciz tutanağını inceleme: Davet

Resmi Metin

Davet

Madde 103- Tutanak tutulurken alacaklı, borçlu veya namlarına Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse bulunmazsa, bulunmayan alacaklı veya borçlu üç gün içinde tutanağı tetkik ve diyeceği varsa söylemesi için icra dairesine davet olunur. Kanunen ilavesi gereken müddetler mahfuzdur. Haciz sırasında borçlu veya alacaklı adına Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse bulunduğu takdirde haciz tutanağının bir örneği bulunan şahsa verilir. Borçluya veya alacaklıya ayrıca haber verilmez.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Değişiklik Bilgisi

Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.

  1. Değişiklik madde tamamı 3494 s.K. m.12

Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Haciz sırasında borçlu veya alacaklı adına Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebellüğe yetkili biri hazırsa, haciz tutanağının bir örneği ona verilir ve borçluya veya alacaklıya ayrıca haber verilmez. Bildirim o anda tamamlanır ve beklenecek ikinci bir tebligat ya da davetiye yoktur; tutanağa karşı diyeceği olanın kendiliğinden harekete geçmesi gerekir.

Tutanak tutulurken alacaklı, borçlu ya da onlar adına Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse bulunmazsa durum farklıdır. Bulunmayan alacaklı veya borçlu, üç gün içinde tutanağı tetkik etmesi ve diyeceği varsa söylemesi için icra dairesine davet olunur. Böylece tutanak tutulurken hazır bulunmayan taraf, tutanağı icra dairesinde görme ve diyeceğini bildirme imkânı bulur. Kanunen ilavesi gereken müddetler de saklıdır.

İlgili Yargıtay Kararları - İİK m.103 uygulaması

Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu E. 2019/466 K. 2022/1325 Bozma

Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, ortak girişimin hakediş alacağı üzerine ortaklardan birinin kişisel borcu için konulan hacze yönelik şikâyetin süresinde yapılıp yapılmadığına ilişkindir; İİK m.103, bu maddeye göre düzenlenen davetiyenin borçlu vekiline tebliğ edildiği belirtilirken Hukuk Genel Kurulunun olay anlatımında ve şikâyet süresinin bu tebliğle geçtiğini savunan alacaklı cevabında anılmıştır.

Detaylı özeti gör

Kambiyo senedine dayalı kişisel borcu nedeniyle hakkında haciz yolu ile takip yapılan borçlu şirketin ortağı bulunduğu adi ortaklığın (ortak girişimin) üçüncü kişilerdeki hakediş/ihale alacağı üzerine haciz konulmuştur. Borçlu, ortağın kâr ve tasfiye payı belirlenmeden ortaklık hakedişinin haczedilemeyeceğini ileri sürerek haczin kaldırılması için şikâyette bulunmuş; icra mahkemesi şikâyeti yedi günlük süreden reddetmiş, Özel Daire ise bu kararı bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, borçlu ortağın kişisel borcundan dolayı elbirliği mülkiyetindeki ortaklık alacağına haciz konulmasının kamu düzenine ilişkin emredici hükümlere aykırılık oluşturduğunu, bu nedenle haczedilmezlik şikâyetinin süreye tabi olmadığını ve işin esasına girilmesi gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay · HGK E. 2018/672 K. 2022/588 Bozma

Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, borçlu belediyenin maliki olduğu taşınmazlar üzerine konulan hacizlerin kaldırılması istemli haczedilmezlik şikâyetine ilişkindir; İİK m.103, bu maddeye göre düzenlenen davetiyenin tebliği bakımından borçlu isteminde, şikâyeti süreden reddeden ilk derece kararında ve Kurul çoğunluğunca benimsenmeyen görüşte anılmıştır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Belediyenin kamu hizmetine tahsisli taşınmazlarına ilişkin haczedilmezlik şikâyetinin süreye tabi olup olmadığı ve mahkemece esasının incelenmesi gerekip gerekmediği. Değerlendirme: Kamu düzenine ilişkin haczedilmezlik şikâyeti İİK m.16/2 uyarınca süresiz olup şikâyetin süreden reddi yerinde değildir; gerekçede maddî hukuka göre devri yasak münhasıran şahsa bağlı haklar (TMK m.23) gibi malların haczedilemeyeceği belirtilmiştir. Sonuç: Direnme kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar verilmiştir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - İİK m.103 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/2587 K. 2020/242 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, usulsüz tebligatlarla kesinleştirildiği ileri sürülen takipte haczedilen aracın ihalesinin feshi istemine ilişkindir; İİK m.103, borçlu şirketin istinaf dilekçesinde, haciz sonrasında kendisine bu madde uyarınca davetiye gönderilmediği ve kanunun düzenlemesinde taşınır ile taşınmaz haczi arasında ayrım bulunmadığı ileri sürülürken anılmıştır.

Detaylı özeti gör

Genel haciz yoluyla takipte haczedilen aracın satışına ilişkin ihalenin feshi istenmiş; borçlu şirket ödeme emri, kıymet takdiri ve satış ilanı tebliğlerinin usulsüz olduğunu, ayrıca 103 davetiyesi gönderilmediğini ileri sürmüştür. İcra hukuk mahkemesi istemi reddetmiştir. Daire, ödeme emri ve kıymet takdiri tebliğine yönelik şikayetin süresinde olmadığını, taşınırlarda kıymet takdirinin borçluya tebliği zorunluluğunun bulunmadığını, 103 davetiyesinin tebliğ edilmemesinin fesih sebebi sayılamayacağını ve satış kararında ilanın satışa etki etmeyeceği belirtildiğinden ilan tebliğine dayalı fesih isteminin dinlenemeyeceğini belirterek başvuruyu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Tam karar metni esas alınmalıdır.