HMK Madde 62 Davanın ihbarı: İhbarın şekli
HMK 62, dava ihbarı yazılı yapılır; ihbarın gerekçeleri ve yargılamanın hangi aşamada olduğu belirtilir. İhbar nedeniyle duruşma başka güne bırakılamaz ve ihbarın zincirleme sürmesi gibi zorunlu hâller dışında süre verilemez.
Resmi Metin
İhbarın şekli
Madde 62- (1) İhbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir.
(2) Davanın ihbarı sebebiyle yargılama bir başka güne bırakılamaz ve ihbarın tevali etmesi gibi zorunlu olan durumlar dışında süre verilemez.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu madde, dava ihbarının nasıl yapılacağına ilişkin şekil kuralını düzenler. İlk fıkraya göre ihbar yazılı olarak yapılır; bu yazılı bildirimde ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir. İkinci fıkra ise ihbarın yargılamanın akışına etkisini sınırlandırır: davanın ihbarı sebebiyle yargılama bir başka güne bırakılamaz ve ihbarın tevali etmesi gibi zorunlu olan durumlar dışında süre verilemez.
Usul bakımından ihbar, sözlü beyanla değil, içeriği belirli bir yazılı dilekçeyle gerçekleştirilir; gerekçe ve aşama bilgisinin yer alması, ihbarın geçerliliği için aranan unsurlardır. İhbarın amacı yargılamayı geciktirmek olmadığından, kural olarak bu sebeple duruşma ertelenemez ve ek süre tanınmaz. Buna karşın ihbarın tevali etmesi, yani ihbar edilen kişinin durumu bir başkasına ihbar etmesiyle zincirleme devam etmesi gibi zorunlu hâllerde süre verilebilmesi istisna olarak kabul edilmiştir. Böylece madde, ihbar kurumuyla usul ekonomisi arasındaki dengeyi kurar.
Gerekçe
Bu maddede ihbarın şekli ve nasıl yapılacağı düzenlenmiştir.
Birinci fıkrada, ihbarın yazılı olarak yapılacağı öngörülmüş, bunun dışında bir sınırlama getirilmemiştir. İhbar yapılırken, gerek kötüniyetli davranışların önüne geçmek gerekse ihbar edilen üçüncü kişinin doğru ve sağlıklı karar vermesini sağlayabilmek için, ihbar sebebinin ve yargılamanın bulunduğu aşamanın açıkça belirtilmesi aranmıştır.
İkinci fıkrada, davanın ihbarı ile yargılamanın başka bir güne bırakılamayacağı açıkça öngörülerek, yargılamanın gereksiz uzaması ve kötüniyetli ihbarda bulunulmasının da önüne geçilmeye çalışılmıştır. Ancak, ihbarın tevalisi gibi, zorunlu hallerde bir süre verilerek yargılamanın başka güne bırakılması kabul edilmiştir. Böylece, zorunluluğu hakim takdir ederek süre verebilecek, ancak ihbar sebebiyle yargılamanın uzamasının da önüne geçilmiş olacaktır. 1086 sayılı Kanunda ihbarın tevali etmesi halinde hakimin mutlaka süre vereceği, ancak teminat alabileceği öngörülmüştür. Hakime tanınan yetki ve konulan kural sebebiyle teminat alınması gerekli değildir. Zira hukuki dinlenilmenin bir uzantısı olan ihbar için, teminat alınması uygun olmadığı gibi, uygulamada da ortaya çıkan güçlükler sebebiyle süre verilmesi durumunda, teminat alınmasından vazgeçilmiştir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe