Taraflardan birinin vesayet altına alınması ya da kendisine yasal danışman atanması durumunda mahkemenin, bu konuda kesin bir karar verilinceye kadar yargılamayı ertelemesi gerekir; bu süreç beklenmeksizin sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir (HMK m.56).
Detaylı özeti gör
Kararda, dava tarihinde davacının sıfatının bulunmamasına karşın, dava dilekçesinde temliki yapan kişiye vasi atanmak üzere açılmış bir davanın derdest olduğunun bildirildiği vurgulanmıştır. Daire, gerek mülga 1086 sayılı Yasa'nın 42. maddesi gerekse HMK'nın 56. maddesinde, taraflardan birinin vesayet altına alınması ya da kendisine danışman atanması durumunda mahkemece duruşmanın ertelenebileceğinin öngörüldüğüne işaret etmiştir. Buna ve usul ekonomisi ilkesine göre mahkemenin yapması gereken iş, bu sürecin sonucunu beklemek; vasi atanması halinde davanın vasiye ihbarı ile husumete izin kararı alınarak yargılamanın vasi huzuruyla yürütülmesidir. Bu süreç beklenmeksizin sıfat yokluğu gerekçesiyle davanın reddi isabetli görülmemiş ve hüküm bozulmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe