HMK Madde 56 Kanuni temsilci atanması sebebiyle yargılamanın ertelenmesi

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

HMK 56, taraflardan birinin vesayet altına alınması ya da yasal danışman atanması talebi varsa, kesin karara kadar yargılama ertelenebilir; taraf tedavi veya koruma altına alınıp mahkemeye gelemiyorsa kayyım atanıncaya kadar da ertelenebilir.

Resmi Metin

Kanuni temsilci atanması sebebiyle yargılamanın ertelenmesi

Madde 56- (1) Taraflardan birinin vesayet altına alınması veya kendisine yasal danışman atanması talebi mahkemece uygun bulunur ya da mahkemece gerekli görülürse, bu konuda kesin bir karar verilinceye kadar yargılama ertelenebilir.

(2) Taraflardan biri kanun gereğince tedavi, gözlem veya koruma altına alınmış yahut başkalarıyla görüşmekten yasaklanmış olup da kendisi veya vekilinin mahkemede bulunması mümkün değilse, o kimse hakkında davayı takip için kayyım atanıncaya kadar yargılama ertelenebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, taraflardan birinin ehliyetine veya mahkemede fiilen bulunabilmesine ilişkin bir engel doğduğunda yargılamanın ertelenebilmesini iki hâlde düzenler. Birinci fıkra, taraflardan biri için vesayet altına alınma veya yasal danışman atanması talebinin mahkemece uygun bulunması ya da gerekli görülmesi hâlinde, bu konuda kesin karar verilinceye kadar ertelemeyi öngörür. İkinci fıkra ise tarafın kanun gereğince tedavi, gözlem veya koruma altına alınması yahut başkalarıyla görüşmekten yasaklanması nedeniyle kendisinin veya vekilinin mahkemede bulunamaması hâlinde, davayı takip için kayyım atanıncaya kadar ertelemeyi düzenler.

Her iki fıkrada da ifade ertelenebilir biçiminde olduğundan, erteleme kendiliğinden değil mahkemenin takdirine bağlı bir sonuçtur. Birinci fıkradaki erteleme ehliyete ilişkin kesin kararın verilmesiyle, ikinci fıkradaki erteleme ise kayyımın atanmasıyla sona erecek geçici bir bekletme niteliği taşır; düzenleme, tarafın yargılamada usulünce temsil edilmesini güvence altına almaya yöneliktir. Vesayet, yasal danışmanlık ve kayyımlığın esasına ilişkin hükümler başka mevzuatta yer aldığından, maddenin kapsamı bu durumların yargılamaya etkisiyle sınırlıdır.

Gerekçe

Bu madde, 1086 sayılı Kanunun 42. maddesi hükmünün günümüz Türkçesine uyarlanmış şeklidir. Bu hükümle, vesayet altına alınması muhtemel kişilerle koruma altına alınmış olan kişilerin haklarının korunması amaçlanmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları - HMK m.56 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 1.HD E. 2012/3762 K. 2012/3371 Bozma

Taraflardan birinin vesayet altına alınması ya da kendisine yasal danışman atanması durumunda mahkemenin, bu konuda kesin bir karar verilinceye kadar yargılamayı ertelemesi gerekir; bu süreç beklenmeksizin sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir (HMK m.56).

Detaylı özeti gör

Kararda, dava tarihinde davacının sıfatının bulunmamasına karşın, dava dilekçesinde temliki yapan kişiye vasi atanmak üzere açılmış bir davanın derdest olduğunun bildirildiği vurgulanmıştır. Daire, gerek mülga 1086 sayılı Yasa'nın 42. maddesi gerekse HMK'nın 56. maddesinde, taraflardan birinin vesayet altına alınması ya da kendisine danışman atanması durumunda mahkemece duruşmanın ertelenebileceğinin öngörüldüğüne işaret etmiştir. Buna ve usul ekonomisi ilkesine göre mahkemenin yapması gereken iş, bu sürecin sonucunu beklemek; vasi atanması halinde davanın vasiye ihbarı ile husumete izin kararı alınarak yargılamanın vasi huzuruyla yürütülmesidir. Bu süreç beklenmeksizin sıfat yokluğu gerekçesiyle davanın reddi isabetli görülmemiş ve hüküm bozulmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - HMK m.56 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2021/281 K. 2021/1326 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Taraflardan birinin vesayet altına alınması veya kendisini temsil etmek üzere kayyım atanması talebiyle açılmış bir dava derdest ise, mahkeme davayı doğrudan reddetmek yerine, kayyım ya da vasi atanıncaya kadar yargılamayı erteleyerek bu davanın sonucunu beklemeli ve sonuca göre karar vermelidir (HMK m.56).

Detaylı özeti gör

Somut olayda davaci K1, Alzheimer hastasi ve kisitli olan babasi K5 adina, K5 ile davali K3 arasinda Anamur Noterliginde 28/06/2012 tarihinde duzenlenen ve tasinmazin davaliya devrine yonelik islemden dogan tescilin yolsuz oldugu iddiasiyla tapu iptali ve tescil davasi acmistir; uyusmazligin esasi ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayali tapu iptal ve tescil istemidir. Ilk derece mahkemesi (Anamur 1. Asliye Hukuk), davacinin ne tasinmazin eski maliki ne de eski malik K5'in vasisi oldugu, dolayisiyla davayi acma ehliyeti bulunmadigi gerekcesiyle, aktif husumet yoklugundan HMK m.114/1-d uyarinca davanin usulden reddine karar vermistir. Bolge Adliye Mahkemesi ise, davacinin K5'i temsilen temsil kayyimi atanmasi icin Anamur Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/238 esas sayili derdest dosyasi bulundugunu gozeterek; HMK'nin 52, 54 ve 56. maddeleri uyarinca, taraflardan birinin vesayet altina alinmasi ya da yasal temsilci atanmasi talebiyle acilmis bir dava derdest ise, kayyim veya vasi atanincaya kadar yargilamanin ertelenmesi ve bu davanin sonucunun beklenmesi gerektigini belirtmistir. Bu nedenle davaci vekilinin istinaf basvurusu HMK m.353/1-a-4 ve 6 uyarinca kabul edilerek ilk derece karari kaldirilmis ve dosya yeniden gorulmek uzere mahkemesine gonderilmistir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!