Davanın açılıp yürütülmesinin belli bir makamın iznine bağlı olduğu hâllerde, kanuni temsilcinin bu izin belgesini sunmamış olması tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı eksikliği olup, mahkeme kesin süre tanıyarak bu usule ilişkin eksikliğin giderilmesini sağlayabileceğinden, söz konusu eksiklik tek başına davanın reddini gerektirmez (HMK m.54).
Detaylı özeti gör
Somut olayda davacılar, ehliyetsizlik ve hile hukuksal nedenlerine dayanarak babalarına ait 17 adet taşınmazın davalılara temliki hukuka aykırı olduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açmış; Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesi davanın usulden reddine karar vermiş, bu karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesince bozulmuş, mahkeme direnmiştir. Esasa ilişkin uyuşmazlık, ehliyetsiz olduğu ileri sürülen baba adına dava açılması ve kanuni temsilcinin (vasi) henüz bulunmaması olmakla birlikte, HMK'nın 54. maddesi yönünden Hukuk Genel Kurulu, davanın açılıp yürütülmesinin belli bir makamın iznine bağlı olduğu hâllerde kanuni temsilcinin temsil belgesini sunmamasının davanın reddini gerektirmeyeceğini açıklamıştır. Buna göre vasi atandıktan sonra, dava açmak için TMK'nın 462/8. maddesi uyarınca vesayet makamından alınması gereken izin belgesi (HMK m.65), usule ilişkin tamamlanabilir bir eksiklik olup mahkemece kesin süre tanınarak giderilebileceğinden, tek başına davanın reddi sonucunu doğurmaz. Ancak Kurul, direnme kararından sonra kısıtlanması istenen kişinin 01.10.2017'de ölmesiyle dava şartı eksikliğinin tamamlanması imkânının ortadan kalktığını gözeterek, sonucu itibarıyla mevcut hukuki duruma uygun hâle gelen direnme kararının değişik gerekçeyle onanmasına karar vermiştir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe