HMK Madde 53 Dava takip yetkisi

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

HMK 53, Dava takip yetkisi talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisidir ve maddi hukuktaki tasarruf yetkisine göre belirlenir.

Resmi Metin

Dava takip yetkisi

Madde 53- (1) Dava takip yetkisi, talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisidir. Bu yetki, kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, maddi hukuktaki tasarruf yetkisine göre tayin edilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, dava takip yetkisini tanımlayarak bu yetkinin neye göre belirleneceğini tek bir fıkra hâlinde düzenler. Hükme göre dava takip yetkisi, talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisi olarak ifade edilir; yani bir uyuşmazlıkta talep sonucuna yönelik olarak mahkemeden esasa ilişkin bir karar elde edebilme konumunu anlatır. Maddenin ikinci cümlesi bu yetkinin kaynağını gösterir: dava takip yetkisi, kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, maddi hukuktaki tasarruf yetkisine göre tayin edilir. Böylece kural olarak yetki, ilgili maddi hukuk ilişkisinde tasarrufta bulunabilen kişiye bağlanır.

Maddenin işleyişi, dava takip yetkisini taraf ve dava ehliyetinden ayrı, talep sonucuyla ilişkilendirilmiş bir kavram olarak ele almasıyla anlaşılır. Düzenleme, kimin talep sonucu hakkında hüküm alabileceğini doğrudan saymak yerine bunu maddi hukuktaki tasarruf yetkisine bağlayan bir atıf kuralı kurar; dolayısıyla yetkinin varlığı, somut ilişkide tasarruf yetkisinin kime ait olduğuna göre belirlenir. Metin, bu bağlama kuralının mutlak olmadığını da açıkça belirtir: kanunda belirtilen istisnai durumlar saklı tutulmuştur ve bu hâllerde yetki, tasarruf yetkisinden bağımsız biçimde kanunun gösterdiği esasa göre tayin edilebilir. Maddede istisnaların içeriği sayılmamış, yalnızca kanunda öngörülmüş olmaları koşulu aranmıştır.

Gerekçe

Madde ile davayı takip yetkisi kurumu düzenlenmiştir. Davayı takip yetkisi, maddi hukuktaki tasarruf yetkisinin usul hukukuna yansımasıdır. Dolayısıyla, kanunla aksi belirtilmedikçe, bu yetki kural olarak maddi hukuktaki tasarruf yetkisine göre tayin edilir. Maddede davayı takip yetkisinin tanımına da yer verilmiş bulunmaktadır. Bu tanım, esas itibarıyla davayı takibi de kapsamaktadır. Davayı takip yetkisi tamamen şekli taraf kavramının bir sonucudur. Kural olarak dava ehliyeti bulunan kimsenin davayı takip yetkisi de mevcuttur; ancak, bazı durumlarda tarafın dava ehliyeti olmakla birlikte davayı takip yetkisi kendisi dışında üçüncü bir kişi tarafından kullanılabilir ya da kanun gereği kullanılması zorunlu olabilir. Bu yetkiyi kullanan kişinin gerçekte hukuki ilişkinin tarafı olmasına gerek yoktur. Davayı takip yetkisi bir dava şartı olup, mahkeme bunu kendiliğinden göz önüne alır.

Buna göre, davayı takip yetkisi, talep sonucunda belirtilen hakkın ya da hukuki ilişkinin esası hakkında hüküm alabilme yetkisini ifade etmekte olup, kanunda belirtilen istisnai durumlar (örneğin, İİK. m. 94/II’ye göre, borçlunun henüz tapuya tescil ettirmediği bir taşınmazını borçlu adına tescil ettirmek için alacaklının icra dairesinden dava açma yetkisini istemesi, iflas masasına karşı açılacak davalarda veya iflas masasının açacağı davalarda iflas idaresi tarafından temsil edilmesinde olduğu gibi) dışında, maddi hukuktaki tasarruf yetkisine göre belirlenir. Bu örneklerde de görüleceği üzere, İcra ve İflas Kanununda düzenlenen durumda, aslında borçlunun normal olarak dava ehliyeti mevcuttur. Fakat alacaklı, borçlunun alacağını tahsil için icra dairesinden davayı takip yetkisini alarak, borçlu adına davayı takip eder. Bu durumda, borçlunun ne taraf ehliyeti ne de dava ehliyeti kaldırılmamış olup, sadece alacaklıya borçlunun alacağını tahsil için bir yetki verilmiştir. Benzer durum iflasta da söz konusudur. Müflisin taraf ehliyeti ve dava ehliyeti mevcut olmakla birlikte iflas masasına giren mal ve haklar bakımından takip yetkisi iflas idaresi tarafından kullanılacaktır.

HMK Madde 53 - Dava takip yetkisi

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!