Medenî hakları kullanma ehliyetine sahip olmayan kişilerin davada kanuni temsilcileri tarafından temsil edilmesi taraflara ilişkin bir dava şartı olup, gerekli kanuni temsil yetkisinin bulunmaması davanın usulden reddini gerektirir (HMK m.52).
Detaylı özeti gör
Kararda, medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanlar bakımından kanuni temsilci eliyle, tüzel kişiler bakımından ise yetkili organları aracılığıyla davanın yürütülmesinin taraflara ilişkin dava şartı olduğu vurgulanmıştır. Daire, bu durumun 6100 sayılı HMK'nin 52. maddesinde "davada kanuni temsil" yetkisi olarak ifade edildiğini belirtmiştir. Somut olayda, yasal danışman olan davacının HMK'nin 114/1-d maddesine göre dava şartı niteliğindeki "davada kanuni temsil" yetkisi bulunmadığından, davanın reddedilmesi bu gerekçelerle doğru bulunarak hüküm onanmıştır. Karar ayrıca, gerek 1086 sayılı Kanunda gerekse 6100 sayılı HMK'de "aktif husumet ehliyeti" diye bir kurum ya da kavram bulunmadığını, bu kavramın uygulamada birçok kurumun yerine yanlış biçimde kullanıldığını saptamaktadır.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe