HMK Madde 35 Çekinme kararının sonuçları
HMK 35, çekinme kararına karşı üst mahkemeye başvurulabileceğini; yasaklama sebebinin doğduğu tarihten sonra o hâkimle yapılan işlemlerin iptal edilebileceğini, hüküm ve kararların ise her halde iptal olunacağını anlatır.
Resmi Metin
Çekinme kararının sonuçları
Madde 35- (1) Çekinme kararına karşı üst mahkemeye başvurulabilir. Yasaklama sebebinin doğduğu tarihten itibaren, o hâkimin huzuru ile yapılan bütün işlemler, üst mahkemenin kararı ile iptal olunabilir. Hüküm ve kararlar ise herhâlde iptal olunur. Bu durumda, hâkim yargılama giderlerine mahkûm edilebilir.
(2) Çekinme kararının ilk derece mahkemesi hâkimince verildiği hâllerde, başvuru üzerine bölge adliye mahkemesinin vereceği karar kesindir.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu madde, hâkimin davaya bakmaktan yasaklılığına ilişkin çekinme kararının sonuçlarını ve bu karara karşı kanun yolunu düzenler. Birinci fıkraya göre çekinme kararına karşı üst mahkemeye başvurulabilir. Yasaklama sebebinin doğduğu tarihten itibaren o hâkimin huzuruyla yapılan bütün işlemler üst mahkemenin kararıyla iptal olunabilir; hüküm ve kararlar ise her hâlde iptal olunur. Madde ayrıca, bu durumda hâkimin yargılama giderlerine mahkûm edilebileceğini öngörür. İkinci fıkra, çekinme kararının ilk derece mahkemesi hâkimince verildiği hâllerde, başvuru üzerine bölge adliye mahkemesinin vereceği kararın kesin olduğunu belirtir.
Düzenleme, yasaklılık sebebinin doğduğu andan itibaren yapılan işlemlerin akıbeti yönünden ikili bir ayrım getirmektedir: huzurla yapılan diğer işlemler bakımından iptal üst mahkemenin takdirine bırakılmışken, hüküm ve kararlar için iptal her hâlde söz konusudur. Metin, başvurunun yöneltileceği merci ile ilk derece hâkiminin çekinmesi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararının kesinliğini açıkça belirleyerek bu konudaki usul mekanizmasını ortaya koyar.
Gerekçe
Madde, 1086 sayılı Kanunun 30. maddesine tekabül etmektedir. Dili sadeleştirilerek yeniden düzenlenmiştir. Hakimin yasaklılık sebeplerinin kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle, bu konuda tarafların anlaşmalarına imkan tanınmamasının daha uygun olacağı düşünülmüştür. Bu sebeple, 1086 sayılı Kanunda yer alan, hakkında yasaklılık sebebi bulunan hakimin, ancak iki tarafın açık ve yazılı muvafakatleri ile davaya bakabileceğine ilişkin hüküm metne alınmamıştır.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe