HMK Madde 32 Yargılamanın sevk ve idaresi
HMK 32, yargılamayı hâkimin sevk ve idare ettiğini; okunamayan ya da ilgisiz bir dilekçenin yeniden düzenlenmesi için süre verileceğini, bu sürede düzenlenmezse yeniden süre verilemeyeceğini gösterir.
Resmi Metin
Yargılamanın sevk ve idaresi
Madde 32- (1) Yargılamayı, hâkim sevk ve idare eder; yargılama düzeninin bozulmaması için gerekli her türlü tedbiri alır.
(2) Okunamayan veya uygunsuz yahut ilgisiz olan dilekçenin yeniden düzenlenmesi için uygun bir süre verilir ve bu dilekçe dosyada kalır. Verilen süre içinde yeni bir dilekçe düzenlenmezse, tekrar süre verilemez.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu madde, yargılamanın yürütülmesinde hâkime tanınan sevk ve idare yetkisini iki fıkra hâlinde düzenler. Birinci fıkraya göre yargılamayı hâkim sevk ve idare eder; yargılama düzeninin bozulmaması için gerekli her türlü tedbiri alma yetkisi de ona aittir. İkinci fıkra ise tarafların verdiği dilekçenin biçimsel sorunlarına ilişkin olup, okunamayan ya da uygunsuz yahut uyuşmazlıkla ilgisiz olan bir dilekçenin yeniden düzenlenmesi rejimini belirler.
Usul mekaniği bakımından, ikinci fıkra kapsamına giren bir dilekçe söz konusu olduğunda hâkim, dilekçenin yeniden düzenlenmesi için uygun bir süre verir; bu sırada mevcut dilekçe dosyada kalmaya devam eder. Buradaki süre, hâkimin belirleyeceği “uygun” bir süredir; metin sabit bir gün sayısı öngörmez. Verilen süre içinde yeni bir dilekçe düzenlenmezse, hüküm bu durumda tekrar süre verilemeyeceğini açıkça belirtir; yani ek bir mehil tanınması bu fıkra uyarınca mümkün değildir. Düzeni koruma yetkisinin sınırları ve aykırılığa bağlanacak diğer sonuçlar bu maddede ayrıca düzenlenmemiştir.
Gerekçe
Yargılamaya hakim olan ilkelere ilişkin olan bu madde, 1086 sayılı Kanunun 78. maddesini kısmen karşılamaktadır. Ancak maddenin başlığı ve birinci fıkrasında yer verilen “sevk ve idare” terimi yenidir. Dava, vakıaların getirilmesi yönünden, tarafların davası olmakla birlikte, yargılama kamu hukuku ile ilgilidir ve dava açılmakla taraflar ve mahkeme arasında “usulü bir ilişki” doğar. Bununla birlikte yargılamayı hakim yürütür. Yargılama terimi kendi içinde duruşmayı ve oturumları içerir. Mukayeseli hukukta sevk yetkisi şekli anlamda ve maddi anlamda olmak üzere iki şekilde anlaşılmaktadır. Duruşma günü tayini, tebligatların yapılmasına karar verilmesi gibi işlemler yargılamanın şekli anlamda yürütülmesine ilişkindir. Maddi anlamda sevk yetkisinden vakıaların aydınlatılmasına yönelik işlemler anlaşılmaktadır. Yargılamanın sevk ve idaresinin Türk hukukundaki kapsamı “Hakimin davayı aydınlatma ödevi” başlıklı 36. madde ile sınırlıdır.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe