HMK Madde 37 Hâkimin bizzat çekilmemesi hâli
HMK 37, reddini gerektiren bir sebep bulunmasına rağmen kendiliğinden çekilmeyen hâkimin, taraflardan biri ret talebinde bulununcaya kadar davaya bakmaya devam edebileceğini anlatır.
Resmi Metin
Hâkimin bizzat çekilmemesi hâli
Madde 37- (1) Hâkim, reddini gerektiren sebeplerden biri varken bizzat çekilmezse, iki taraftan biri ret talebinde bulununcaya kadar davaya bakabilir.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu madde, hakkında reddi gerektiren bir sebep bulunduğu hâlde kendiliğinden çekilmeyen hâkimin durumunu düzenler. Tek fıkradan oluşan hüküm, reddini gerektiren sebeplerden biri varken bizzat çekilmeyen hâkimin, iki taraftan biri ret talebinde bulununcaya kadar davaya bakabileceğini öngörür. Böylece madde, çekinme yükümlülüğü ile tarafların ret hakkı arasındaki ara dönemde davanın yürümeye devam edip etmeyeceği sorusuna cevap vermekte ve hâkimin görevini sürdürebileceğini açıkça kabul etmektedir.
Hükmün işleyişi bakımından, ret sebebinin varlığı tek başına hâkimi otomatik olarak davadan uzaklaştırmaz; gerekli olan, taraflardan birinin ret talebinde bulunmasıdır. Bu talep yapılana kadar hâkimin davaya bakmaya devam etmesi usulen geçerli sayılır. Madde, hâkimin kendiliğinden çekilmesinin beklendiği durumda çekilmemesi hâlinde yargılamanın boşa düşmesini önlemek üzere kaleme alınmış olup, davaya bakma yetkisinin sona ermesini tarafların ret iradesini ortaya koymasına bağlamaktadır.
Gerekçe
Maddede yer alan düzenleme, 1086 sayılı Kanunun 31. maddesinin birinci fıkrasının dili sadeleştirilerek aynen tekrarından ibarettir. 1086 sayılı Kanunun 31. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kural ise bu düzenlemeye alınmamıştır. Ret sebepleri hakimin şahsında gerçekleşmişse, hakim bu inancı taşıyorsa, tarafların her ikisi de muvafakat etsin yahut etmesin, hakim, yine kendi kendisini reddedebilir. Çünkü kendi kendini ret yetkisi hakime tanınmış olan yetkilerden birisi konumundadır. Öte yandan, ret kurumu hakimin tarafsızlığıyla ilişkili bir kurum konumundadır ve tarafsızlık, hukukumuz bakımından da yargılamaya ilişkin temel bir hak olan adil yargılanma hakkının unsurları arasında yer alan, kanuni bağımsız ve tarafsız bir mahkeme önünde yargılanma unsuruyla yakından ilişki içerisindedir. Bu sebeple, tarafların muvafakat göstermesi halinde hakimin kendi kendisini ret yetkisini kullanamayacağını kabul etmek, bir anlamda tarafların bu bağlamdaki tasarrufuyla bağlı tutmak, ne hakimin işleviyle ne de yargı bağımsızlığı kurumu ile bağdaştırılabilir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe