HMK Madde 326 Yargılama giderlerinden sorumluluk

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

HMK 326, kanunda yazılı hâller dışında yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen taraftan alınır; iki taraf da kısmen haklı çıkarsa giderler haklılık oranına göre paylaştırılır, aleyhine hüküm verilenler birden fazlaysa müteselsil sorumluluğa da hükmedilebilir.

Resmi Metin

Yargılama giderlerinden sorumluluk

Madde 326- (1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.

(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.

(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Norm Durumu ve Değişiklikler

Bu madde yürürlüktedir; ancak aşağıdaki fıkra/ibare(ler) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir:

  1. AYM iptali 2. fıkra (kamulaştırmasız el atma davaları yönünden) AYM E.2023/101 K.2023/207 AYM'nin 30/11/2023 tarihli E.2023/101 K.2023/207 sayılı kararıyla, ikinci fıkra "kamulaştırmasız el atma sebebine dayalı tazminat davaları yönünden" iptal edilmiştir. (İptal hükmünün yürürlük tarihi doğrulanamamıştır; karar 18/1/2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış olup bugün itibarıyla aktiftir.)
  2. AYM iptali 2. fıkra (manevi tazminat davaları yönünden) AYM E.2024/29 K.2024/226 AYM'nin 25/12/2024 tarihli E.2024/29 K.2024/226 sayılı kararıyla, ikinci fıkra "manevi tazminat davaları yönünden" iptal edilmiştir. İptal hükmü 14 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Karar metinleri için AYM Norm Kararları Bilgi Bankası ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Bu madde, bir davada yargılama giderlerinin hangi tarafa yükleneceğini ve bu yükün nasıl dağıtılacağını düzenler. Kural olarak, kanunda yazılı haller dışında yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen, yani davayı kaybeden taraftan alınır. İkinci fıkra, tarafların her birinin kısmen haklı çıkması ihtimalini ele alır; bu durumda mahkeme giderleri tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Üçüncü fıkra ise aleyhine hüküm verilenlerin birden fazla olduğu halleri kapsar ve giderlerin bu kişiler arasında bölüştürülmesine ya da müteselsilen sorumlu tutulmalarına imkan tanır.

Gider sorumluluğu kural olarak davanın sonucuna, yani tarafların kazanma veya kaybetme durumuna bağlıdır; bu yönüyle giderler esas hükmün doğal bir uzantısı olarak karara bağlanır. Kısmen kabul-kısmen ret hallerinde paylaştırmanın ölçütü haklılık oranıdır, dolayısıyla taleple sonuç arasındaki örtüşme miktarı belirleyici olur. Birden fazla kişinin aleyhine hüküm kurulduğunda, giderlerin aralarında paylaştırılması ile müteselsil sorumluluk arasında tercih mahkemeye bırakılmıştır. Maddenin başında yer alan kanunda yazılı haller saklı tutulduğundan, özel gider hükümleri öngören durumlarda bu genel kural yerine ilgili özel düzenlemenin uygulanacağı gözden kaçırılmamalıdır.

Gerekçe

Maddenin birinci ve ikinci fıkraları 1086 sayılı Kanunun 417 nci, üçüncü fıkrası da 419 uncu maddesinin günümüz Türkçesine uyarlanmış şeklidir.

1086 sayılı Kanunun 416 ncı maddesinin düzenlenmesine ihtiyaç duyulmamıştır. Çünkü, istisnai haller hariç olmak üzere yargılama giderlerinin haksız çıkan taraftan alınacağı, bu düzenlemenin birinci fıkrasında belirtilmiştir.

Birinci fıkra hukuki korunma isteğinde haklı çıkmanın doğal bir sonucudur. Haksız dava açan veya haksız olarak aleyhine dava açılmasına sebebiyet veren kişi bütün dava masraflarıyla sorumlu olacaktır.

Maddenin ikinci fıkrasında, davanın kısmen kabul kısmen reddi halinde yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranlarına göre paylaştırılacağı, hüküm altına alınmıştır. 1086 sayılı Kanunun, bu fıkranın karşılığı olan 417 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde, davanın kısmen kabul kısmen reddi durumunda yargılama giderlerinin paylaştırılması hususunda hakime takdir yetkisi tanınmıştır. Yapılan yeni düzenlemede ise tarafların haklılık oranları dikkate alınarak masrafların paylaştırılması esası benimsenmiştir. Yani bu hüküm gereğince hakim, tarafların haklılık oranları dışında başka bir kritere göre takdir hakkı kullanamayacaktır.

Aleyhine karar verilen tarafta birden fazla kişi var ise yargılama giderlerinden ne şekilde sorumlu tutulabilecekleri üçüncü fıkrada açık şekilde düzenlenmiştir.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

Tasarının 330, 331, 332 ve 333 üncü maddeleri, teselsül nedeniyle 332, 333, 334 ve 335 inci maddeler olarak aynen kabul edilmiştir.

TBMM GENEL KURULU

TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - HMK m.326 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2023/1549 K. 2025/2650 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Anayasa Mahkemesinin HMK m.326/2 hükmünün manevi tazminat davaları yönünden uygulanmasını iptal etmesi nedeniyle, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü hâlinde haklılık oranına göre yargılama gideri paylaştırması yapılarak davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilemez (HMK m.326).

Detaylı özeti gör

Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi (destekten yoksun kalma) ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davalılar arasında işleten ... Gıda Sanayi A.Ş ve ...Sigorta A.Ş yer almaktadır. İlk derece mahkemesi maddi tazminat davasını kısmen kabul etmiş, manevi tazminat davasını kısmen kabul kısmen reddetmiş; karara karşı davacılar vekili ile davalı sigorta şirketi ve davalı işleten istinafa başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, poliçe teminat limiti ve müterafik kusur indirimi gibi hususları gözeterek, yeniden yargılamaya gerek olmadığından ilk derece kararını HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırıp düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurmuştur. Manevi tazminat talebinin kısmen kabul edildiği gözetildiğinde, Anayasa Mahkemesinin 14/03/2025 günlü Resmî Gazete'de yayımlanan 2024/29 E., 2024/226 K. (25.12.2024 günlü) kararı ile 6100 sayılı HMK'nın 326/2. maddesinin "Manevi Tazminat Davaları" yönünden uygulanmasının iptal edilmiş olması dikkate alınarak, davalılar lehine manevi tazminat yönünden vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!