HMK Madde 30 Usul ekonomisi ilkesi
HMK 30, usul ekonomisi ilkesi gereğince hâkimin yargılamayı makul süre içinde ve düzenli biçimde yürütmek ve gereksiz gider yapılmasını önlemekle yükümlü olduğunu gösterir.
Resmi Metin
Usul ekonomisi ilkesi
Madde 30- (1) Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu madde, medeni yargılamanın temel ilkelerinden biri olan usul ekonomisi ilkesini düzenler ve bu ilkenin gereğini hâkime yüklenen bir yükümlülük biçiminde ifade eder. Tek fıkradan oluşan hükme göre hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini sağlamakla yükümlüdür; aynı şekilde gereksiz gider yapılmamasını da gözetmekle görevlidir. Böylece ilke, hem yargılamanın zamansal boyutunu (makul süre), hem işleyiş düzenini (düzenli yürütme), hem de masraf yönünü (gereksiz giderin önlenmesi) tek bir yükümlülük altında birleştirir.
Usul mekaniği bakımından bu madde, belirli bir başvuru yolu, süre veya görevli mahkeme öngören bir düzenleme değil; yargılamayı yöneten hâkime yönelik genel bir davranış kuralıdır. İlke, davanın yürütülmesinin her aşamasında hâkimin işlemleri sevk ve idare ederken esas alacağı bir ölçüt olarak işlev görür ve metnin kullandığı emredici kip uyarınca hâkim için bir takdir değil, yerine getirilmesi gereken bir görev niteliği taşır. Maddenin lafzı somut bir süre, sayı veya yaptırım belirlemediğinden, ilkenin ne ölçüde gerçekleştiği her dava bakımından makul süre ve düzenli yürütme ölçütleri çerçevesinde değerlendirilir.
Gerekçe
Madde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesindeki adil yargılanma hakkı ile doğrudan ilgilidir. 1086 sayılı Kanunun 77. maddesinin sadeleştirilmiş şekli olan bu düzenleme ile, yargılamanın gecikmeye meydan vermeden, düzenli ve en az masrafla yapılması amaçlanmıştır. Ayrıca, yargılamanın safhaları olan “tahkikat ve muhakeme” yerine “yargılama” terimi kullanılmıştır.
Yargılamanın uzaması halinde kişilerin, hukuki korunma mekanizmasının işlevini yerine getirdiğine ve hukuk düzeninin etkisine olan inancı da kaybolmaktadır. Çok geç gelen hükümlerin çoğu zaman hayatla bir ilgisi kalmamaktadır ve onların icrası çoğunlukla hakkı teslim edeceğine, bilakis madden haksızlık yaratmaktadır. Yargılamanın hızlandırılmasının sıkı şekilde uygulanması hayat olayının mükemmelleştirilmesini sınırlar ve böylece hükmün temellerinin mükemmelliği ve doğruluğunu olumsuz yönde etkiler. Bir usul kanunu, elverdiği ölçüde hem bir hayat olayının mükemmel bir şekilde tespitine hem de yargılamanın hızla yapılmasını sağlayacak bir dengeleyici sistem sunuyorsa, bu daha da önem kazanmaktadır. Bu hükmün işlevsel olabilmesi, bu Kanunun diğer hükümlerinin de uygulanmasına bağlıdır.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe