HMK Madde 309 Feragat ve kabulün şekli

Özet 4 fıkra · ~2 dk okuma

HMK 309, feragat ve kabul dilekçeyle ya da yargılama sırasında sözlü yapılır ve hüküm ifade etmesi karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir; kısmî feragat veya kabulde vazgeçilen kısım açıkça gösterilmeli, beyan kayıtsız ve şartsız olmalıdır.

Resmi Metin

Feragat ve kabulün şekli

Madde 309- (1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.

(2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.

(3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.

(4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, davadan feragat ile davayı kabulün hangi biçimde yapılacağını ve geçerlilik koşullarını düzenler. Buna göre feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilir. Maddenin ikinci fıkrası, bu beyanların hüküm ifade etmesini karşı tarafın ya da mahkemenin muvafakatine bağlamamış; böylece feragat ve kabulü, tek taraflı irade açıklamasıyla sonuç doğuran usul işlemleri olarak konumlandırmıştır. Son iki fıkra ise beyanın içeriğine ilişkindir: kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen ya da kabul edilen kısmın dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir; ayrıca feragat ve kabul kayıtsız ve şartsız olmalıdır.

Usul bakımından bu kurallar, beyanın yapıldığı an ve şekil üzerinde yoğunlaşır. Sözlü beyan duruşmada ileri sürülüp tutanağa geçirilirken, dilekçeyle yapılan beyan dosyaya sunulur; her iki yolda da beyanın kapsamı belirgin olmalıdır. Kısmî beyanlarda hangi talep yönünden vazgeçildiğinin veya kabul edildiğinin tutanakta yahut dilekçede tek tek belirtilmesi, hükmün hangi kısmı bakımından sonuç doğuracağını saptamaya yarar. Beyana koşul veya kayıt eklenmesi metince dışlandığından, şarta bağlı yahut belirsiz bir feragat ya da kabulün maddenin aradığı kayıtsız ve şartsız nitelikte sayılmayacağı anlaşılmaktadır. Karşı tarafın veya mahkemenin onayı aranmadığından, beyan usulüne uygun yapıldığı anda sonuçlarını doğurur.

Gerekçe

Maddenin birinci fıkrası, 1086 sayılı Kanunun 93 üncü maddesinin karşılığıdır. Bu fıkrada feragat ve kabul işleminin belli bir geçerlilik şekline tabi olmadığı, mahkemeye yöneltilmiş bir irade beyanı olarak yapılmasının yeterli olduğu vurgulanmıştır.

İkinci fıkra ile feragat ve kabulün, karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı, böylece tek taraflı irade açıklamasıyla sonuç doğuracağı belirtilmiştir. Yargılama sırasında taraf usul işlemi olarak ortaya çıkan feragat ve kabulün, davaya son veren işlem olarak hüküm ifade edebilmesi için, irade beyanlarında hiçbir tereddüdün bulunmaması gerekir.

Maddenin son fıkrasında açıklanan kurala göre, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız yapılmış olması gerekir. Zira, kayıt ve şarta bağlı beyanlarda, kısmen de olsa ihtilaf devam ettirilmekte ve böylece davaya son veren işlem tamamlanmamaktadır.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

Tasarının 311, 312, 313, 314 üncü maddeleri teselsül nedeniyle 313, 314, 315 ve 316 ncı maddeler olarak aynen kabul edilmiştir.

TBMM GENEL KURULU

TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - HMK m.309 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2023/857 K. 2023/1093 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Feragat kayıtsız ve şartsız olmak zorunda olduğundan, davacının yetkili mahkemeye başvurmak üzere ilk davadan vazgeçtiğine ilişkin beyanı geçerli bir feragat niteliği taşımaz ve bu nedenle kesin hüküm sonucu doğurmaz (HMK m.309).

Detaylı özeti gör

Karar, HMK'nın 309. maddesindeki feragatin "kayıtsız ve şartsız" olması zorunluluğunun, bir önceki davadan vazgeçme beyanının kesin hüküm doğurup doğurmayacağı yönünden uygulanmasına ilişkindir. Somut olayda davacı, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmış; davalı, aynı taşınmaza ilişkin daha önce yetkisiz Kırıkhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde (2022/227 E., 2022/161 K.) açılan davadan feragat edildiğini ve bu kararın 12/05/2022'de kesinleşerek kesin hüküm sonucu doğurduğunu ileri sürerek davanın usulden reddini istemiştir. Reyhanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, HMK m.114/1-i uyarınca dava şartı yokluğu (kesin hüküm) nedeniyle davayı reddetmiştir. İstinaf incelemesinde Daire, UYAP üzerinden ilk dosyayı inceleyerek davacının feragat dilekçesinde "yetkili mahkemeye başvurmak üzere" davadan vazgeçtiğini beyan ettiğini saptamış; HMK m.307 ve m.309 birlikte değerlendirildiğinde bu beyanın kayıtsız ve şartsız bir feragat niteliği taşımadığını, dolayısıyla kesin hüküm bulunmadığını belirlemiştir. Bu nedenle davacının istinaf başvurusu kabul edilerek karar HMK m.353/1-a-4 uyarınca kaldırılmış ve dosya, delillerin toplanıp esasın incelenmesi için mahkemesine iade edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!