HMK Madde 248 Kişisel nedenlerle tanıklıktan çekinme
HMK 248, tarafların nişanlısı, evlilik sona ermiş olsa bile eşi, kendisinin veya eşinin altsoy-üstsoyu, evlatlık bağı bulunanlar, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile koruyucu aile ve koruma altındaki çocuk tanıklıktan çekinebilir.
Resmi Metin
Kişisel nedenlerle tanıklıktan çekinme
Madde 248- (1) Aşağıdaki kimseler tanıklıktan çekinebilirler:
- a) İki taraftan birinin nişanlısı.
- b) Evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi iki taraftan birinin eşi.
- c) Kendisi veya eşinin altsoy veya üstsoyu.
- ç) Taraflardan biri ile arasında evlatlık bağı bulunanlar.
- d) Üçüncü derece de dâhil olmak üzere kan veya kendisini oluşturan evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi kayın hısımları.
- e) Koruyucu aile ve onların çocukları ile koruma altına alınan çocuk.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu madde, kişisel nedenlerle tanıklıktan çekinebilecek kimseleri tek bir fıkra altında sayar. Buna göre tarafların yakın çevresinde yer alan belirli kişiler, mahkemede tanık olarak dinlenmeye çağrılsalar dahi tanıklık etmekten kaçınma imkânına sahiptir. Madde bu kişileri aile ve hısımlık bağı esas alınarak gruplandırır: taraflardan birinin nişanlısı; evlilik bağı ortadan kalkmış olsa bile eşi; kendisinin veya eşinin altsoy ya da üstsoyu; taraflardan biriyle arasında evlatlık bağı bulunanlar; üçüncü derece dâhil olmak üzere kan veya kayın hısımları ile koruyucu aile, onların çocukları ve koruma altına alınan çocuk. Kayın hısımlığında, bu hısımlığı doğuran evlilik bağı sona ermiş olsa dahi çekinme hakkı korunur.
Maddenin emredici değil ihtiyari nitelik taşıdığına dikkat etmek gerekir; metin “çekinebilirler” diyerek bu kişilere bir hak tanımakta, mutlak bir tanıklık yasağı getirmemektedir. Dolayısıyla sayılan yakınlık ilişkisi içindeki kişi dilerse tanıklıktan çekinebilir, dilerse tanıklık yapabilir. Çekinme hakkı kişiyle taraflar arasındaki belirli ilişkiden kaynaklandığından, bu ilişki dışında kalan kişiler bakımından maddedeki çekinme nedenleri uygulanmaz. Çekinmenin usulü, çekinme sebebinin bildirilmesi ve buna ilişkin karar gibi hususlar ise tanıklığa ilişkin diğer hükümler çerçevesinde değerlendirilir.
Gerekçe
Bu maddede “kişisel nedenlerle tanıklıktan çekinme” halleri altı bent halinde düzenlenmiştir. Esas itibarıyla 1086 sayılı Kanunun 245 inci maddesinin günümüz Türkçesiyle ifadesini yansıtmaktadır.
Maddenin (d) bendinde kayın hısımları arasındaki sıkı bağ dikkate alınarak tanıklıktan çekinme hakkı, 1086 sayılı Kanunda ikinci dereceye kadar tanınmışken bu maddede üçüncü dereceye kadar çekinmenin uygun olacağı düşünülmüş ve bent buna göre düzenlenmiştir.
Maddenin (e) bendi yeni bir hüküm olup, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununda tanımlanan koruyucu aile ve onların çocukları ile koruma altına alınan çocuk arasında, evlatlık bağına benzer, sıkı kişisel ilişkilerin varlığı kabul edilerek tanıklıktan çekinme hakkı öngörülmüştür.
ADALET KOMİSYONU RAPORU
Tasarının 247, 248, 249, 250 ve 251 inci maddeleri, teselsül nedeniyle 250, 251, 252, 253 ve 254 üncü maddeler olarak aynen kabul edilmiştir.
TBMM GENEL KURULU
TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe