HMK Madde 206 Senette: İmza atamayanların durumu
HMK 206, okuma yazma bilmeyenlerin mühür, parmak izi veya alet kullanarak yaptığı işlemleri içeren belgeler ancak noterce düzenlenirse senet sayılır; okuryazar olup imza atamayanlarda noter onayı yeterlidir, kart usulü işlemlerde ise her seferinde onay aranmaz.
Resmi Metin
İmza atamayanların durumu
Madde 206- (1) Okuma ve yazma bilmediği için imza atamayanların mühür veya bir alet ya da parmak izi kullanmak suretiyle yapacakları hukuki işlemleri içeren belgelerin senet niteliğini taşıyabilmesi, noterler tarafından düzenleme biçiminde oluşturulmasına bağlıdır.
(2) Okuma ve yazma bildiği hâlde imza atamayanların mühür veya bir alet ya da parmak izi kullanmak suretiyle yapacakları hukuki işlemleri içeren belgelerin senet niteliğini taşıyabilmesi, noterler tarafından onaylanmasına veya düzenlenmesine bağlıdır.
(3) İmza atamayan kimselerin, cüzdanla iş yapmayı usul edinmiş kuruluşlarla olan işlemlerde kullanacakları mühür, kazınmış imza, işaret veya parmak izinin, işlemin başlangıcında hesap defterine veya cüzdanına basılmış olması veya önceden noterde bir örneği saklanmak üzere onanmış bulunması yeterli olup, her işlemde ayrıca onamaya bağlı değildir.
(4) Yukarıda belirtilen hükümler dairesinde noterlerce onaylanacak veya düzenlenecek olan senetler için ilgilisinden harç, vergi ve değerli kâğıt bedeli alınmaz.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Değişiklik Bilgisi
Bu maddenin metni aşağıdaki değişiklik ile güncel hâline gelmiştir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.
- Ek 7251 s.K. m.21
Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.
Avukat Yorumu
Bu madde, imza atamayan kişilerin mühür, bir alet ya da parmak izi kullanarak yaptıkları hukuki işlemleri içeren belgelerin hangi koşulda senet niteliği taşıyacağını düzenler. İlk fıkra okuma yazma bilmediği için imza atamayanlar yönünden belgenin noterlerce düzenleme biçiminde oluşturulmasını arar; ikinci fıkra ise okuma yazma bildiği hâlde imza atamayanlar bakımından noterce onaylanma veya düzenlenmeyi yeterli görerek daha esnek bir rejim öngörür. Üçüncü fıkra cüzdanla iş yapmayı usul edinmiş kuruluşlarla yapılan işlemlere, dördüncü fıkra ise bu senetlerden alınacak mali yükümlülüklere ilişkindir.
Mekanik olarak, ilk iki fıkrada belge ancak belirtilen noter şekline uyularak senet değeri kazanır; bu şart sağlanmadan oluşturulan belge senet sayılmaz. Üçüncü fıkrada, kullanılacak mühür, kazınmış imza, işaret veya parmak izi işlemin başlangıcında hesap defterine ya da cüzdana basılmış veya noterde önceden onanmış örneği saklanmışsa, her işlemde ayrıca onama aranmaz. Dördüncü fıkraya göre, bu hükümler dairesinde noterlerce onaylanacak veya düzenlenecek senetler için ilgilisinden harç, vergi ve değerli kâğıt bedeli alınmaz.
Gerekçe
Bu gerekçe 6100 sayılı Kanunun ilk kabul metnine aittir; sayfadaki hüküm daha sonra düzenleme görmüştür.
Madde 1086 sayılı Kanundaki muadil hükümden hem sistematik hem de içerik olarak farklı düzenlenmiştir. Öncelikle, imza atamayanların senet düzenlerken durumunu belirleyen genel bir hüküm haline getirilmiştir.
Birinci fıkrada, imza atamayan veya imza atmaya muktedir olmayan kimselerin, mühür veya bir alet ya da parmak izi kullanmak suretiyle işlem yapabilecekleri kabul edilmiştir. Ancak, bu şekilde mühür, alet ya da parmak izi kullanarak yapacakları hukuki işlemleri içeren belgelerin senet niteliğini taşıyabilmesi, noterler tarafından düzenleme biçiminde oluşturulmasına bağlı kılınmıştır. 1086 sayılı Kanundaki ihtiyar heyeti ve iki tanık huzurunda işlemin yapılması usulü kaldırılmıştır. İmza atamayanların, hukuki işlemlerinin sonuçları konusunda aydınlatılmalarını ve bu şekilde işlemlerini daha güvenli bir şekilde yapmalarını sağlamak amacıyla, belgenin, noterde düzenleme biçiminde oluşturulması kabul edilmiştir. Özellikle, noterlerin hukukçu olmaları sebebiyle, hukuki işlem yapma konusundaki bilgi ve tecrübeleri ile imza atamayan kimseleri de gereği gibi bilgilendirmeleri sonucu hukuki işlemler daha güvenli bir şekilde yapılmış olacaktır. Noterlerin, hemen hemen ülkenin her yerinde bulunduğu ve onlara ulaşmanın bugün çok kolaylaştığı düşünüldüğünde, işlem yapacak kimseler bakımından, bu yeni düzenleme, ayrıca bir zorluk yaratmayacaktır.
İkinci fıkrada, imza atamayan kimselerin cüzdanla iş yapmayı usul edinmiş kuruluşlarla(Örneğin: Bankalar) olan işlemleri düzenlenmiştir. Bu işlemlerde kolaylık sağlamak amacıyla birinci fıkradaki işlemin her seferinde tekrarlanmaması için bu fıkra kabul edilmiştir. Bu tür kuruluşlarla olan işlemlerde, kullanacakları mühür, imza, işaret veya parmak izinin, işlemin başlangıcında hesap defterine veya cüzdanına basılmış olması veya önceden noterde bir örneği saklanmak üzere onanmış bulunması yeterli kabul edilmiştir.
Maddenin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemeyle, noter tarafından düzenlenecek belgeler dolayısıyla, ilgilinin sıkıntıya düşmemesini temin ve onu zora koşmamak için, noterin, harç, vergi ve değerli kağıt bedeli adı altında herhangi bir ödeme yapılmasını talep edemeyeceği hususu hüküm altına alınmıştır.
ADALET KOMİSYONU RAPORU
Tasarının 209, 210 ve 211 inci maddeleri, teselsül nedeniyle 211, 212 ve 213 üncü maddeler olarak aynen kabul edilmiştir.
TBMM GENEL KURULU
TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe