HMK Madde 189 İspat hakkı
HMK 189, taraflar kanundaki süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir; hukuka aykırı elde edilmiş deliller bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz, gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkeme karar verir.
Resmi Metin
İspat hakkı
Madde 189- (1) Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir.
(2) Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.
(3) Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz.
(4) Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu madde, yargılamada ispat hakkını ve bu hakkın sınırlarını dört fıkra hâlinde düzenler. Birinci fıkra, tarafların kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahip olduğunu güvence altına alır. İkinci fıkra, hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillerin bir vakıanın ispatında mahkemece dikkate alınamayacağını öngörür. Üçüncü fıkra, kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususların başka delillerle ispat olunamayacağını belirtir. Dördüncü fıkra ise, bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemenin karar vereceğini hükme bağlar.
Düzenleme, ispat hakkını tanırken bu hakkın süre, usul ve delilin hukuka uygunluğu çerçevesinde kullanılmasını öngörür; süresinde ve usulüne uygun gösterilmeyen delil ile hukuka aykırı elde edilen delil ispatta esas alınmaz. Belirli bir delille ispatın emredildiği hâllerde başka delile başvurulamayacağından, gösterilen delilin kabule değer olup olmadığının takdiri mahkemeye aittir. Bu yapı, ispat faaliyetinin sınırlarını ve delilin caiz olup olmadığına ilişkin karar yetkisinin mahkemede bulunduğunu ortaya koyar.
Gerekçe
1086 sayılı Kanunun 218 ve 287 nci maddelerindeki düzenlemelere kısmen karşılık gelen bu maddenin birinci fıkrası ile, ispat hakkı kavramı, kanuni sınırları belirtilmek suretiyle, bir davanın her iki tarafına da tanınmış olmaktadır. Böylece ispat, bu maddede taraflar bakımından sadece bir yük olmanın ötesinde aynı zamanda kanuni bir hak olarak düzenlenmiştir.
İkinci fıkra ile, ispat hakkının delillere ilişkin yönünün hukuki çerçevesi çizilmiş, bir davada ileri sürülebilecek her türlü delilin mutlaka hukuka uygun yollardan elde edilmiş deliller olması esası getirilmiştir. Fıkrada öngörülen düzenlemeye göre, hukuka aykırı olarak elde edildiği anlaşılan delillerin, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacağı düzenlenmek suretiyle, yargılama sırasında taraflarca sunulan delillerin elde ediliş biçiminin mahkeme tarafından re’sen göz önüne alınması ve delilin her ne surette olursa olsun hukuka aykırı olarak elde edildiğinin tespit edilmesi halinde, diğer tarafça bir itiraz ileri sürülmese dahi mahkemece caiz olmadığına karar verilerek, dosya kapsamında değerlendirilmemesi ilkesi benimsenmiştir. Bu hususta mahkemece re’sen karar verilebileceği hususu dördüncü fıkra ile öngörülmüştür.
Üçüncü fıkra ile, mevcut uygulama ve öğretideki görüş birliğinden hareketle, senetle ispat zorunluluğunun temel dayanağı olan kanuni delil sistemi esası muhafaza edilmiştir.
Dördüncü fıkrada, gösterilen delillerin caiz olup olmadığına mahkemece re’sen karar verileceği hususu düzenlenmiştir.
ADALET KOMİSYONU RAPORU
Tasarının 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192 ve 193 üncü maddeleri, teselsül nedeniyle 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194 ve 195 inci maddeler olarak aynen kabul edilmiştir.
TBMM GENEL KURULU
TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe