HMK Madde 190 İspat yükü

Özet 2 fıkra · ~3 dk okuma

HMK 190, ispat yükü kanunda özel bir düzenleme olmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir; kanuni karineye dayanan taraf yalnızca karinenin temelindeki vakıayı ispatla yükümlüdür, karşı taraf aksini ispatlayabilir.

Resmi Metin

İspat yükü

Madde 190- (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Hüküm, yargılamada ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü ve kanuni karinelerin bu yük üzerindeki etkisini düzenler. Birinci fıkra, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça ispat yükünün, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu yönünde genel kuralı koyar; böylece ispat yükünün kural olarak vakıayı ileri süren değil, o vakıadan lehine hukuki sonuç çıkaran tarafça taşınacağı belirlenir. İkinci fıkra ise kanuni karineye dayanan tarafın yalnızca karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında olduğunu, kanunda öngörülen istisnalar dışında karşı tarafın kanuni karinenin aksini ispat edebileceğini öngörerek karine hâlinde ispat yükünün yer değiştirmesini açıklar.

Maddenin getirdiği ölçüt, mahkemenin uyuşmazlığı çözerken hangi tarafın hangi vakıayı ispatla yükümlü olduğunu belirlemesinde başvurulan temel kuraldır ve ispatlanamayan vakıanın sonucuna kimin katlanacağını gösterir. Birinci fıkradaki “kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça” kaydı, ispat yükünü farklı dağıtan özel hükümlerin saklı tutulduğunu ifade ettiğinden, genel kuraldan ayrılan düzenlemeler önceliklidir. İkinci fıkrada kanuni karineye dayanan tarafın ispat konusu yalnızca karinenin dayanağı olan vakıayla sınırlandığından, karineden yararlanan taraf karine konusu sonucu ayrıca ispat etmek zorunda kalmaz; karşı tarafın aksini ispat imkânı ise kanunda istisna öngörülen hâllerle sınırlıdır. Karşı tarafın aynı vakıanın doğru olmadığına dair delil sunmasına ilişkin karşı ispat ise bu Kanunun 191 inci maddesinde ayrıca düzenlenmiştir.

Gerekçe

İspat yüküne ilişkin kural daha önce Türk Medeni Kanununda düzenlenmiş olmasına rağmen ispat yükü kurallarının maddi hukuk temelli olmakla birlikte bir usul hukuku müessesesi olması sebebiyle, bu Kanun içerisinde yeniden düzenlenmiştir. Ayrıca bu durum, ispat hukukuna ilişkin tüm genel hükümlerin birlikte düzenlenmesinin de bir sonucudur. İspat yükü kuralı, Türk Medeni Kanunundaki düzenleniş tarzına göre daha açık ve üzerinde uzlaşılan bir şekilde ifade edilmiştir.

Birinci fıkrada, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü taşıyacaktır. İspat yükünün belirlenebilmesi için önce ilgili maddi hukuk kuralındaki koşul vakıaların doğru bir şekilde tespit edilmiş olması ve buna uygun somut vakıaların ortaya konulmuş olması gerekir. Her bir vakıa bakımından lehine hak çıkarma çerçevesinde ispat yükü kuralları belirlenir. Ancak kanunda özel olarak ispat yükünün belirlendiği hallerde, genel kurala göre değil, kanunda belirtilen şekilde ispat yükü belirlenecektir.

İkinci fıkrada, karinelerin varlığı halinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Karine söz konusu olduğunda, karine temeli ile karine sonucunu birbirinden ayırt etmek gerekir. Karineye dayanan taraf, sadece karine sonucunu ispat yükünden kurtulmuş olur, ancak karine temelini ispat etmek yükü altındadır. Bu durumu vurgulamak için, fıkrada açık düzenleme yapılmıştır. Kesin kanuni karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Fıkrada, özellikle aksini ispat kavramına yer verilmiştir. Zira, aksini ispat ve karşı ispat farklı kavramlardır. Karine söz konusu olduğunda, karşı ispat faaliyetinden değil, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

Tasarının 194 üncü maddesinin görüşülmesi esnasında verilen önerge ile Medeni Kanunun 6 ncı maddesinde ispat yüküne ilişkin genel düzenlemenin varlığı sebebiyle, maddenin Tasarı metninden çıkarılması önerilmiş, görüşmeler neticesinde çifte yürürlüğün kanunu uygulayacaklar açısından bir sorun teşkil etmeyeceği kanaatine varıldığından önerge reddedilmiş ve madde teselsül nedeniyle 196 ncı madde olarak aynen kabul edilmiştir.

TBMM GENEL KURULU

TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.

HMK Madde 190 - İspat yükü

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!