HMK Madde 192 Kanunda düzenlenmemiş deliller
HMK 192, Kanun belirli bir delille ispat zorunluluğu öngörmediğinde düzenlenmemiş diğer delillere başvurulabilir.
Resmi Metin
Kanunda düzenlenmemiş deliller
Madde 192- (1) Kanunun belirli bir delille ispat zorunluluğunu öngörmediği hâllerde, Kanunda düzenlenmemiş olan diğer delillere de başvurulabilir.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu madde, kanunda açıkça düzenlenmemiş olan delillerin yargılamada kullanılıp kullanılamayacağını tek bir fıkrayla düzenler. Hükme göre, kanunun belirli bir vakıanın yalnızca belirli bir delille ispatını zorunlu kıldığı hâller dışında, tarafların ispat faaliyetinde kanunda ismen sayılmamış, yani düzenlenmemiş diğer delillere de başvurmasına imkân tanınır. Böylece delil türleri kanunda tek tek sayılanlarla sınırlı tutulmamış, atipik delillerin de yargılamaya dâhil edilebilmesinin yolu açılmıştır.
Usuli açıdan bu hükmün uygulanabilmesi, ön bir şarta bağlıdır: ilgili vakıa bakımından kanunun belirli bir delille ispat zorunluluğu öngörmemiş olması gerekir. Kanun bir vakıanın yalnızca belirli bir delille ispatını emrettiğinde, düzenlenmemiş delillere bu kapı kapanır. Bu koşul gerçekleştiğinde ise düzenlenmemiş delillere başvurulması mümkün hâle gelir. Madde, hangi delilin somut olayda dikkate alınacağına veya değerlendirileceğine ilişkin ayrıca bir usul, süre ya da makam belirlememekte; yalnızca düzenlenmemiş delillere başvurulabilmesinin genel çerçevesini ve sınırını ortaya koymaktadır.
Gerekçe
1086 sayılı Kanunun 367 nci maddesine karşılık gelen bu maddeyle, kanunda düzenlenmemiş olan delillerin hukuki çerçevesi çizilmiştir. Bu düzenleme, 1086 sayılı Kanundaki anlayışı muhafaza etmekte ve delilleri tek tek sayarak sınırlamamaktadır. Her ne kadar tanık beyanı, bilirkişi görüşü, senet ve yemin ayrı ayrı düzenlenmişse de amaç, sadece düzenlenmiş olan bu unsurların delil olabilmesi değildir. Maddeyle, kanunun belirli bir delille ispat zorunluluğunu öngörmediği hallerde, kanunda düzenlenmemiş olan diğer delillere de başvurulabileceği açıkça düzenlenmiş; böylece, senetsiz ispatı caiz olan davalarda akli, mantıki ve hukuka uygun yollardan elde edilmiş olmak koşuluyla davayı aydınlatabilecek ve davanın dayanağı olan vakıaları ispatlayabilecek her türlü unsurun delil olarak değerlendirilebileceği esası tereddüde yer vermeyecek bir biçimde düzenlenmiştir. Böylece, aslında 1086 sayılı Kanunun mehazında da bulunmayan ve uygulanmasında daima tereddütle karşılaşılan özel hüküm sebepleri kavramı da terkedilmiştir.
ADALET KOMİSYONU RAPORU
Tasarının 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205 ve 206 ncı maddeleri, teselsül nedeniyle 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207 ve 208 inci maddeler olarak aynen kabul edilmiştir.
TBMM GENEL KURULU
TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe