HMK Madde 12 Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

HMK 12, taşınmazın ayni hakkına, zilyetliğine veya alıkoyma hakkına ilişkin davalarda kesin yetkili mahkemenin taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olduğunu; birden çok taşınmaz varsa birinin bulunduğu yerde diğerleri için de dava açılabileceğini gösterir.

Resmi Metin

Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki

Madde 12- (1) Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

(2) İrtifak haklarına ilişkin davalar, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.

(3) Bu davalar, birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri hakkında da açılabilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, taşınmazın aynından doğan davalarda yetkiyi düzenler ve üç fıkradan oluşur. İlk fıkra, taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğunu belirtir. İkinci fıkra, irtifak haklarına ilişkin davaların, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılacağını öngörür. Üçüncü fıkra ise bu davalar birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde diğerleri hakkında da dava açılabileceğini düzenler.

Yetki kuralının kesin nitelikte olması, bu davaların yalnızca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülebileceği, tarafların anlaşmayla başka bir mahkemeyi yetkili kılamayacağı ve yetkinin mahkemece kendiliğinden gözetildiği anlamına gelir. Hangi mahkemenin yetkili olduğu, dava konusu hakkın ayni hak, zilyetlik, alıkoyma hakkı yahut irtifak hakkı olmasına göre belirlenir; irtifak davalarında ölçüt, üzerinde hakkın kurulduğu taşınmazın bulunduğu yerdir. Davanın birden fazla taşınmazı kapsadığı hâllerde, birinin bulunduğu yer mahkemesinde açılan dava, diğer taşınmazlar yönünden de o mahkemenin yetkisini doğurur ve böylece ilgili uyuşmazlıkların tek bir mahkemede toplanmasına imkân tanır.

Gerekçe

1086 sayılı Kanunun 13. maddesinde yer alan taşınmazlara ilişkin yetki kuralı, günümüz Türkçesine uyarlanıp, kısaltılarak yeniden düzenlenmiştir. Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin dava ve işlerle, taşınmazın zilyetliğine veya Türk Medeni Kanununda düzenlenen hapis hakkından farklı olarak, taşınmazın her türlü alıkoyma hakkına ilişkin dava ve işler, taşınmazın bulunduğu yerde açılacaktır. Hükümde, bu tür dava ve işler için, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisinin kesin olduğu açıkça belirtilmiştir. Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin dava, doğrudan doğruya taşınmaz üzerindeki bir ayni hakka, örneğin istihkak davasında olduğu gibi, mülkiyet hakkına ilişkin olabileceği gibi; şahsi bir talep hakkı doğuran sözleşmeye dayanarak taşınmaz üzerinde bir ayni hak değişikliği veya ayni hak sahipliğinde bir değişiklik ortaya çıkaran bir dava açılıyorsa, böyle bir talep hakkına ilişkin dava da, taşınmazın aynına ilişkin dava olarak kabul edilip, madde kapsamında değerlendirilecektir. Buna karşılık, taşınmaza ilişkin olmakla birlikte, taşınmaz üzerinde ayni hakka değil de, şahsi bir hakka ilişkin dava, örneğin kiralanan taşınmazın tahliyesi davası için, bu hüküm uygulama alanı bulamayacaktır. Zira dava, taşınmaz üzerinde şahsi bir hakka ilişkindir. Şüphesiz böyle bir durumda, bir başka yetki kuralına göre, örneğin tahliye davası için, sözleşmenin ifa edileceği yer kuralına göre, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yine yetkili olabilir. Ancak, böyle bir durumda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi, bu maddede belirtildiği şekilde kesin yetkili olmayacaktır.

Bir taşınmaz üzerindeki irtifak hakkına ilişkin davalar ise üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yerde açılacaktır. Bu halde de şüphesiz, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi, kesin yetkidir.

Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin davalar, birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğeri için de dava açılabilecektir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - HMK m.12 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/591 K. 2020/1321

Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin ya da ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kamu düzeniyle ilgili olarak kesin yetkili olup, muris muvazaasından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davaları da bu kapsamda olduğundan, dava birden fazla taşınmaza ilişkinse taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde diğerleri hakkında da açılabilir (HMK m.12). Aynı sözleşmeye dayanan ve farklı yerlerdeki taşınmazlara ilişkin davalarda çelişkili kararları önlemek için birleştirme şartlarının bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

Detaylı özeti gör

Karar, muris K4 ile davacı arasında Adana 17. Noterliği'nin 16/01/2015 tarih, 2333 yevmiye sayılı ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı, muris muvazaası iddiasını da içeren tapu iptali ve tescil davasına ilişkindir; esas uyuşmazlık miras hukuku kaynaklı olup HMK m.12 yönünden ele alınan nokta, taşınmazın aynına ilişkin davalardaki kesin yetkidir. Somut olayda, aynı sözleşme konusu taşınmazların bir kısmı (Karaisalı A1 Köyü 193, 207, 261, 51, 262, 153, 68 ve A2 Köyü 1193 parsel) için Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nde, diğer iki taşınmaz (Adana Seyhan Döşeme Mahallesi 1882 ada 448 ve 10945 ada 1 parsel) için Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ayrı davalar açılmış, iki ilk derece mahkemesince çelişen kararlar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, HMK m.12/1 uyarınca taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yerin kamu düzeniyle ilgili kesin yetkili olduğunu, m.12/3 gereği birden fazla taşınmaza ilişkin davanın taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde diğerleri için de açılabileceğini ve muris muvazaasından kaynaklanan tapu iptali-tescil davalarının da bu kapsamda olduğunu belirtmiştir. Aynı sözleşmeden doğan ve farklı yerlerdeki taşınmazlara ilişkin çelişen kararları önlemek için her iki mahkemece birleştirme şartlarının incelenmesi gerektiği gözetilerek, eksik inceleme nedeniyle HMK m.353/1-a-6 uyarınca istinaf başvuruları kabul edilmiş, ilk derece kararı kaldırılarak dosya yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İlgili Hizmet

Adana’da gayrimenkul ve taşınmaz davalarında hukuki destek

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!