HMK Madde 11 Mirastan doğan davalarda yetki

Özet 3 fıkra · ~3 dk okuma

HMK 11, terekenin paylaşımı, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve miras sebebiyle istihkak gibi davalarda kesin yetkili mahkemenin, ölen kişinin son yerleşim yeri mahkemesi olduğunu gösterir.

Resmi Metin

Mirastan doğan davalarda yetki

Madde 11- (1) Aşağıdaki davalarda, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir:

  1. a) Terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar.
  2. b) Terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar.

(2) Terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası, terekenin yazımı ve tespiti zamanında mal nerede bulunuyorsa, orada da açılabilir.

(3) Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, mirastan doğan davalarda yetkili mahkemeyi belirleyerek ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesini bu davaların önemli bir bölümünde kesin yetkili kılar. Birinci fıkraya göre terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ve mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalarla, terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalarda bu mahkeme kesin yetkilidir. İkinci ve üçüncü fıkralar ise belirli davalar bakımından ek yetkili yer öngörür.

Yetkinin kesin olması, tarafların yetki sözleşmesiyle başka bir mahkemeyi yetkili kılamayacağı ve yetki itirazının yargılamanın her aşamasında ileri sürülüp mahkemece resen gözetildiği anlamına gelir; bu nedenle davanın açılacağı yer, ölenin son yerleşim yerine göre belirlenir. Maddede iki istisnai durum daha düzenlenmiştir: terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası, terekenin yazımı ve tespiti zamanında mal nerede bulunuyorsa orada da açılabilir; mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda ise mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

Gerekçe

1086 sayılı Kanunun 11. maddesinde yer alan, ölen kimsenin, ölümünden önceki son yerleşim yeri mahkemesinin yetkisini düzenleyen yetki kuralı esas olarak aynen kabul edilmiştir.

Ancak, birinci fıkrada, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinin yetkisinin, burada belirtilen davalar için kesin yetkili olduğu açıkça belirtilmiştir.

Birinci fıkranın (a) bendine, 1086 sayılı Kanunun 11. maddesinin (1) numaralı bendinde yer almamakla beraber, bu kapsamda yer alması gereken ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisi ile miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar da eklenmiştir.

1086 sayılı Kanunun 11. maddesinin (2) numaralı bendinde “terekenin taksimi katisine kadar tereke aleyhine ikame olunan davalar” ifadesine yer verilmişse de, Tasarıda bu ifade, “terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar” şeklinde değiştirilmiştir. Zira bilindiği gibi, terekenin tüzel kişiliği bulunmamaktadır. O nedenle de, davada taraf ehliyeti yoktur. Buna bağlı olarak tereke aleyhine dava açılamaz. Bu halde de, davanın yine mirasçılara karşı açılması gereklidir. O nedenle, “tereke aleyhine ikame olunan davalar” ifadesinin, “mirasçılara karşı açılacak tüm davalar” şeklinde değiştirilmesi uygun görülmüştür. Belirtmek gerekir ki, bu durum, mirasçıların iştirak halinde mülkiyet kuralları gereğince birlikte hareket etmek zorunda oldukları haller için geçerli olacaktır. Buna karşılık, mirasçıların, müteselsilen sorumlu oldukları bir borç söz konusu ise bu takdirde, mirasçılardan birinin bulunduğu yer mahkemesinde de dava açılabilecektir.

Maddenin üçüncü fıkrasında ise 1086 sayılı Kanunun 11. maddesinin üçüncü fıkrasından farklı olarak “mirasçıların her birinin bulunduğu mahal” ifadesi değiştirilmiş, “mirasçılardan her birinin oturduğu yer” ifadesine yer verilmiştir. Bu değişiklik yapılırken, fıkrada belirtilen işlemler için mirasçılardan birinin tesadüfen bulunduğu geçici bir yer mahkemesinin yetkisi kabul edilmemiş, daha uzun süre kaldığı, yerleşim yerinin bulunduğu yahut yerleşme niyeti olmaksızın oturduğu yer mahkemesinin de yetkili olması kabul edilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - HMK m.11 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 1.HD E. 2016/18561 K. 2020/2249

Terekenin paylaşılmasına, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine ve miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalarda ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.11). Bu nedenle vasiyetnamenin iptali ve tenkis istemli davaya, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesince işin esası incelenerek bakılması gerekir.

Detaylı özeti gör

Karar, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine ilişkin davalarda yetkinin, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesinde kesin olarak bulunduğu (HMK m.11/1-a) noktasını somutlaştırmaktadır. Somut olayda davacı, mirasbırakanın İzmir 2. Noterliğinin 26.03.1992 tarihli vasiyetnamesiyle bir taşınmazı davalılara bıraktığını, bu temlikin saklı payını zedelediğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptali ile tenkis istemiştir; davalılar davanın reddini savunmuştur. Yargılama sürecinde art arda bozma kararları verilmiş, son aşamada yerel mahkeme HMK'nın 12/1. maddesi gereği İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi ise TMK m.576 ve HMK m.11/1-a hükümlerini hatırlatarak, dosyadaki 22.12.2002 tarihli ilmuhaber ve tanık beyanlarına göre mirasbırakanın ikinci eşiyle evlendikten sonra Şuhut'a yerleştiğini ve burada öldüğünü, dolayısıyla son yerleşim yerinin Şuhut olduğunu ve davaya bakma yetkisinin Şuhut Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğunu belirlemiştir. İşin esası incelenmeden yetkisizlik kararı verilmesini isabetsiz bularak hükmü bozmuştur.

Yargıtay 1.HD E. 2013/8154 K. 2013/11323

Tenkis istemine ilişkin dava, ölüme bağlı tasarruflara dayanan miras kaynaklı bir uyuşmazlık olduğundan, bu davada ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.11). Son yerleşim yeri, nüfus kayıt örneğindeki adres esas alınarak belirlenmeli ve davaya bu yere göre yetkili mahkemece bakılmalıdır.

Detaylı özeti gör

Somut olayda yerel mahkeme, miras bırakanın son yerleşim yerini Ortaköy kabul ederek Ortaköy Asliye Hukuk Mahkemesini yetkili görmüş ve yetkisizlik kararı vermiştir. Oysa getirtilen nüfus kayıt örneğine göre miras bırakanın yerleşim yeri adresi Şereflikoçhisar/Ankara olarak belirtilmiştir. Daire, ölüme bağlı tasarruflara dayanan tenkis isteminde HMK m.11 uyarınca davaya bakma yetkisinin, nüfus kayıt örneğindeki adres esas alınmak suretiyle Şereflikoçhisar Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğunu vurgulamıştır. Bu nedenle işin esası incelenmek yerine yetkisizlik kararı verilmesi usule aykırı bulunarak hüküm bozulmuştur. Karar, son yerleşim yeri kaynaklı kesin yetkinin somut delille (nüfus kaydı) saptanması gerektiğini göstermektedir.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Hizmet

Adana’da miras davalarında hukuki destek

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!