HMK Madde 14 Şubeler ve tüzel kişilerle ilgili davalarda yetki

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

HMK 14, bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda o şubenin bulunduğu yerin de yetkili olduğunu; ortaklık veya üyelik ilişkisinden doğan belirli davalarda ise tüzel kişinin merkezinin kesin yetkili olduğunu gösterir.

Resmi Metin

Şubeler ve tüzel kişilerle ilgili davalarda yetki

Madde 14- (1) Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

(2) Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, şubeler ile özel hukuk tüzel kişilerine ilişkin uyuşmazlıklarda yetkili mahkemeyi iki ayrı fıkrayla düzenler. İlk fıkra, bir şubenin işlemlerinden doğan davalar bakımından o şubenin bulunduğu yer mahkemesini de yetkili kılar; buradaki “de” ifadesi, bu yetkinin genel yetki kurallarına ek olarak tanındığını, yani münhasır olmayan bir seçenek getirdiğini ortaya koyar. İkinci fıkra ise özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına ya da üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesini kesin yetkili sayar.

Usul bakımından iki fıkra arasındaki ayrım belirleyicidir. Şubeye ilişkin yetki, davacıya merkezdeki genel yetkili mahkeme yanında şube yerinde dava açma olanağı tanıyan tamamlayıcı bir yetkidir. Buna karşılık ortaklık veya üyelik ilişkisinden kaynaklanan ve fıkrada sayılan dava türlerinde merkezin bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesin yetkidir; kesin yetki, tarafların sözleşmeyle değiştiremeyeceği ve mahkemenin kendiliğinden gözeteceği bir kuraldır. Bu nedenle ikinci fıkra kapsamındaki davalarda yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi, davanın esasına girilmeden önce dikkate alınması gereken bir husustur.

Gerekçe

1086 sayılı Kanunun 17. maddesinde yer alan şubenin işlemlerinden dolayı merkeze karşı açılacak davalarda, merkezin bulunduğu yer dışında, şubenin bulunduğu yerde de dava açılabileceğine ilişkin kurala bu düzenlemede de yer verilmiştir. Buna göre, bir merkeze bağlı olan şube ile işlem yapan kişi, şube ile yapılan işlemden dolayı merkeze karşı dava açması gerekirse, bu davayı merkezin bulunduğu yerde açabileceği gibi, ayrıca şube ile işlem yapan kişiye kolaylık olmak üzere, şubenin bulunduğu yerde de, merkeze karşı dava açılabilecektir. Ayrıca, 1086 sayılı Kanunun 17. maddesinde şubenin yaptığı işlemden dolayı, merkeze karşı iflas davası açılmak istendiğinde, iflas davasının, şubenin bulunduğu yerde açılamayacağına ilişkin kısma burada yer verilmemiştir. Zira, iflas davasının, merkezin bulunduğu yerde açılacağı İcra ve İflas Kanununun 154. maddesinde düzenlenmiştir. O nedenle, bir başka şekilde, aynı kurala, tekrar yer verilmemiştir.

İkinci fıkraya göre, özel hukuk tüzel kişilerinin kendi iç ilişkilerine yönelik olmak üzere, örneğin bir üyenin veya ortağın diğer bir üyeye veya ortağa yahut üyenin veya ortağın merkeze karşı açacağı davalar, merkezin bulunduğu yerde açılacaktır. Bu tür davalarda, merkezin bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesindir.

HMK Madde 14 - Şubeler ve tüzel…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!