Boşanma Davalarında Kullanılacak Etkili Hukuki Sözler

Boşanma Davalarında Kullanılacak Etkili Hukuki Sözler

  • Medeni Yasa 174/1. maddesi mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Tarafların sosyal ve ekonomik durumu, hakkaniyet gereği davacı tarafın boşanma ile koca desteğini kaybetmesi evlenme şansı ve gelecek haklarının zedelenmesi dikkate alınarak 7.000,00 YTL maddi tazminatın karar kesinleştikten sonra davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiştir.

  • Davacı tarafın talebi üzerine davalıya ait telefon kayıtları celp edilmiş, davalının F.İ. isimli bayanla normalin üzerinde sürekli bir irtibat halinde olduğu gelen telefon kayıtlarından anlaşılmıştır. 
  • Davalının bu evliliğin çekilmez hale gelmesinde asli kusurlu olduğu anlaşılmıştır. 
  • Bu evliliğin devamında toplumsal ve kişisel anlamda fayda kalmadığı 
  • yaşı itibariyle de yeniden evlenme ihtimalinin çok düşük olduğu anlaşıldığından 
  • tazminatın zenginlik ve yoksulluğa sebep olmama özelliği
  • Davacı kadının boşanmadan dolayı yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmış 
  • en azından yaşı itibari ile boşanmak ile evlenme şansının azalması 
  • Davacı kadının boşanmadan dolayı yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmış olmakla yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir. 
  • davalının kusurunun ağırlığı ve yoğunluğu 
  • davacının boşanmaya neden olan olaylarda çekmiş olduğu elem ve ıstırabın bir nebzede olsa giderilmesi 
  • manevi tazminatın zenginleşmeye ve yoksulluğa sebebiyet veremeyeceği ilkesi ve hakkaniyet 
  • hakaretamiz sözler ve davranışlar (hakaret içeren)
  • Müvekkil maddi ve manevi anlamda eşi ve çocuğu ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirdiği için davacının iddiaları kabule şayan değildir.
  • Nitekim
  • Soyut ve ispattan yoksun, iftira niteliğinde iddialarda bulunmuştur
  • İspattan yoksun, suç bastırma mantığı ile hazırlanan, somut gerçeklikten uzak, genel geçer ifadeler ile hazırlanmış dava dilekçesindeki iddiaların hiçbirini kabul etmek mümkün değildir.
  • İşbu davaya delil üretme çabasından ibarettir
  • Davacının iddiaları tamamen asılsızdır
  • Bu iftiralar bu şahısları da ziyadesiyle üzmüştür
  • Yargıtay aşırı kıskançlığı duygusal şiddete yönelik bir davranış olarak kabul etmiştir.
  • Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma
  • Taraflar evliliklerinin ilk zamanlarında mutlu bir birliktelik sürdürmüş olsa da evliliklerinin ilerleyen zamanlarında davalının müvekkilimize karşı olan tutum ve davranışlarından kaynaklı olarak tartışmalar yaşanmaya başlamıştır
  • Her zaman eşinin istekleri doğrultusunda hareket etmiş, olumlu ve ılımlı tavır sergilemiştir.
  • Evlilik birliğinin devamında tarafların ve toplumun hiçbir menfaati kalmadığından
  • Davalının tavır ve davranışlarından kaynakanan bu olumsuzluk, evlilik birliğinin olmazsa olmazlarından olan güven ilişkisini tamamen ortadan kaldırdığı gibi birlikle yaşamadan beklenen toplumsal ve kişisel faydayı da yerle bir etmiştir
  • Davalının evlilik öncesi kendisi ile ilgili anlattığı birçok konunun sonradan doğru olmadığının ortaya çıkması güven duygusunu ortadan kaldırmıştır
  • Evlilik her iki tarafa da görevler ve sorumluluklar yükleyen bir toplumsal müessese olmasına rağmen davalı evlilik birliğinin bir kadına yüklediği görev ve sorumlulukları yerine getirmekten ısrarla kaçınmıştır
  • Evlilik birliğinin bir daha düzelemeyecek derecede temelinden sarsılmasına sebebiyet vermiştir
  • Bilahare bildirilecektir
  • Artık davacı bu sava dayanamaz.
  • Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır.
  • Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
  • vakıalarının davalı-davacı erkekten aktarılan duyuma dayalı beyanlar olup, bu haliyle kusur belirlemesinde dikkate alınamaz. 
  • Kusur çoğu kez kişilerin sosyal ve kültürel yapılarına, değer yargılarına ve çevrelerine göre değişen, bir ölçüde soyut, göreli bir kavramdır. O halde önceden şu yada bu eylemin ve davranışın daha ziyade kusur veya daha az kusur olarak kabulü ve bu konuda kesin, değişmez, nesnel bir ölçü konulması olanak dışıdır.
Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İLETİŞİM
Sosyal Medya
Soru Sor
WhatsApp
Telefon Görüşmesi ( Sadece Müvekkil )
tr Türkçe
X
error: Kopya İçerik Yasaklanmıştır.