TBK Madde 211 Taşınır satışı: Devir ve taşıma giderleri

Özet 3 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 211, aksine sözleşme veya âdet yoksa ölçme ve tartma gibi devir giderleri satıcıya; satılanı devralmak için yapılan giderler ile satılanın ifa yerinden başka yere taşınması gerektiğinde taşıma giderleri alıcıya aittir. Gidersiz devir kararlaştırılmışsa satıcı taşıma giderlerini, liman ve gümrük giderleri olmaksızın devir kararlaştırılmışsa dış satım, transit ve dış alım vergilerini üstlenmiş sayılır; ancak satılanın alıcı tarafından devralındığı sırada ödenmiş tüketim vergilerini üstlenmiş sayılmaz.

Resmi Metin

Devir ve taşıma giderleri

Madde 211- (1) Aksine sözleşme veya âdet yoksa, ölçme ve tartma gibi devir giderleri satıcıya, satılanı devralmak üzere yapılan giderler ve satılanın ifa yerinden başka yere taşınması gerektiğinde, taşıma giderleri alıcıya aittir.

(2) Gidersiz devir kararlaştırılmışsa, satıcı taşıma giderlerini üstlenmiş sayılır.

(3) Liman ve gümrük giderleri olmaksızın devir kararlaştırılmışsa satıcı, dış satım, transit ve dış alım vergilerini üstlenmiş sayılır; ancak satılanın alıcı tarafından devralındığı sırada ödenmiş olan tüketim vergilerini üstlenmiş sayılmaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, satış giderlerinin taraflar arasında dağılımını düzenleyen tamamlayıcı (yedek) hukuk kuralıdır; yalnızca aksine sözleşme veya yerleşik âdet bulunmadığında devreye girer. Bu nedenle uygulamada asıl belirleyici, sözleşmedeki masraf klozudur: ölçme-tartma gibi devir giderleri satıcıya, devralma ve ifa yeri dışına taşıma giderleri alıcıya ait sayılır. ‘Gidersiz devir’ ve ‘liman/gümrük giderleri olmaksızın devir’ ifadeleri birer yorum karinesi olup, satıcının taşıma ile dış satım/transit/dış alım vergilerini üstlendiği sonucunu doğurur; buna karşılık devir anında ödenmiş tüketim vergileri satıcıya yüklenemez.

Pratikte sık hata, uluslararası satışta bu maddeye güvenmektir: Incoterms klozları (FOB, CIF, DAP) fiilen bu dağılımı bertaraf eder ve sözleşmeye açıkça yazılmalıdır. Aksine anlaşma veya âdet iddiasında bulunan taraf bunu ispatla yükümlüdür (HMK m.190). İfa yeri tereddüdünde TBK m.89, yarar ve hasarın geçişi için TBK m.208 birlikte değerlendirilmelidir. Tüketici satışında teslim/masraf rejiminde TKHK (6502) öncelikli uygulanır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 211. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 185 ve 186 ncı maddelerini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 210 uncu maddesinde, devir ve taşıma giderlerinin hangi tarafa ait olacağı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 186 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Nakil masrafları” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Devir ve taşıma giderleri” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.211 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2020/4005 K. 2021/3363 Onama

Satış sözleşmesinde aksine sözleşme veya âdet bulunmadıkça, satılanın ifa yerinden başka bir yere taşınması gerektiğinde taşıma giderleri alıcıya aittir; alıcının ödediği nakliye ücretinin satıcının cari hesabından düşüleceğine ilişkin belgenin satıcıyı bağlamadığı hâllerde bu ücret satım bedelinden mahsup edilemez.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıya güneş enerji sistemi malzemeleri satıp faturaları ilettiğini, ancak bedelin ödenmediğini ileri sürerek İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün 2013/5183 esas sayılı dosyasından başlattığı takibe vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı, cari hesaptan doğan borcu bulunmadığını, satın alınan malzemelerin Merzifon'a taşınmasına ilişkin nakliye ücretinin davacıya ait olduğunu, bu ücreti davacının talimatıyla kendisinin ödediğini ve karşılıklı mahsup edildiğini savunmuştur. Mahkeme, nakliye ücretinin davacının cari hesabından düşüleceğine ilişkin belgedeki imzaların dava dışı kişilere ait olduğunu ve davacıyı bağlamadığını saptamış; TBK'nın 211 inci maddesi uyarınca taşıma gideri alıcıya ait olduğundan bu ücretin satım bedelinden mahsup edilemeyeceği gerekçesiyle itirazın 20.256,00 TL yönünden iptaline, tarafların icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar vermiştir. Daire, delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığını belirterek hükmü onamıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!